1.Bölüm:Selçuk Gelmiş

85 9 15
                                        


Başladığınız tarihi ve saati yazmayı unutmayınız :)

Asena Demir

Yine hergünki gibi üvey annem in bağırtısı ile uyandım

" Asenaaa kalk çabuuk babanın yadigarısın dua et bişey yapmıyorum" diye bağırıyordu Allah tan bişey yapmıyor canım

" Kalksana Asenaa oğluşum gelicek ve sen hala uyuyormusun" diye bağırdı

" Kalkıyorum Semra teyze" dedim ve yatağımdan hemen kalktım ve pijamalarımı değiştirdim üstüme beyaz bi atlet üstünede tulum giydim saçlarımıda salık bıraktım

Çarşıya gitmemi söylediler bikaç şey alıcakmışım aman ne güzel bir de o pislik geliyor düşünceleriyle pazara varmıştım bile ne çabuk gelmiştim gelişim hızlı oldu ama çıkışım pek hızlı olmıycaktı sanırım pazar yeri çok kalabalıktı besmele çekerek p...

¡Ay! Esta imagen no sigue nuestras pautas de contenido. Para continuar la publicación, intente quitarla o subir otra.

Çarşıya gitmemi söylediler bikaç şey alıcakmışım aman ne güzel bir de o pislik geliyor düşünceleriyle pazara varmıştım bile ne çabuk gelmiştim gelişim hızlı oldu ama çıkışım pek hızlı olmıycaktı sanırım pazar yeri çok kalabalıktı besmele çekerek pazar yerine girdim alıcaklarımı aldım bana en uzak olan yer sebzelerin olduğu yer olduğu için onu en sona bırakmıştım onu almak için sebzelerin olduğu yere doğru yol aldım herşey yolundaydı fakat birisi kolumdan tuttu sonra kendine çekti kolunu çeneme dayadı ve kafama silah doğrulttu ne olduğunu anlayamamıştım içimden dua ediyordum inşallah bu adam beni öldürürde annem ve babamın yanına giderim diye artık bıkmıştım bu aileden bu hayattan beni hayata bağlaycak bi erkek arkadaş bile yok diye düşünürken gözlerimden yaş akıyordu ben hiç ses çıkarmıyordum sadece gözlerimi kapatmış kalbimin sesini dinliuordumki gözlerimde bi görüntü belirdi

(Baştaki polislerin konuştuğu sahneyi görmezden geliyoruz)

Gözümü açtığımda o adam gerçekten bize doğru koşuyordu hızlı bi şekilde koşup yanımıza geldi adamın elinden silahı alıp onu dövdü sonrada polislere teslim etti neden kurtardı ki beni neden ya neden oysaki ben ölmek istiyordum ağlayarak o adamın gözlerinin içine bakıyordum oda aynı şekilde benim gözlerime bakıyordu

" Kurtuldun işte daha neden ağlıyorsun " dedi o adam

Hiiç dercesine kafa salladım ve pazardan aldıklarımı elime alıp sebzelerin olduğu yere doğru ilerledim oda benim peşimden geliyordu

" bi cevap versen " dedi

" şey...ben....off boşver" dedim alacaklarımı aldığım için eve gitmek için ilerledim o hala benim peşimdeydi korkuyla durdum ve arkamı döndüm gözlerimin icine bakıyordu

" bi cevap vericekmisin artık " dedi

Korkarak hızlı adımlarla eve girdim kapının önündeki taşa oturdu ve bıçağı ile yeri oymaya çalışıyordu(bunu bende sopa ile yapıyorum dnsn)

Eve girdiğimde karşılaştığım manzara ile şok olmuştum Selçuk mu gelmişti ben hemen gelmez sanıyodum of istemeden gözüm pencereye doğru kaydı mahallenin çocukları ile futbol oynuyodu gülümsemesi-kahkaha atması-Sinirlenmesi çok çekiciydi beeğğhh ( benim düşüncelerim bunlar Asena böyle bişey düşünemez taammı yada düşünür neyse okumaya devam)

Ne diyorum ben aşık mı oluyo--- sus iç sesim sus öyle bişey asla olmıycak tüm sevdiklerim ölüp gidiyo acaba kendimimi sevsem ölürüm falan ( parantezleri okumadığınızı düşünür gibiyim okuyun taammı yazarınızı üzmeyin okuyun beeğh bsbsbs )

Pencereden bakarken o beni gördü ve gülümsedi " heyy camdan bakan güzellik bu gol senin için" dedi iki parmağı ile öpücük atıp topu attı neredeyse file yırtılcaktı korkarak ve hızlıca arkamı döndüm bu olay istemsizce beni güldürmüştü hepsi bana dik dik bakıyordu

" Noldu lan dışarda kim napıyoda korktun " dedi Selçuk

" h...i...ç...hiç bişey yok dışarıda" dedim selçuk sinirle saçımı tutup çekti

" bana yalan söykersin haa" dedi ve daha sert çekti gözümden yaşkar geliyordu

" Kesin vardır oğluşum yalan söylüyodur bu " dedi Semra teyze bikerede bi işlere burnunu sokmasan be Selçuk sinirle pencerenin önüne geldi ve o çocuğun bizim pencereye bakarak güldüğünü gördü " hani yoktu lan bu adammı korkuttu seni " dedi Selçuk

" g...g..gerçekten yalan söylemiyorum"

" bana yalan söylersin haa" dedi ve sinirle saçımı sertçe tutup çekti gözümden yaşlar akıyordu

" ben sana yalan söylemiyorum Selçuk nolur inaan" diye ağlıyordum saçımı çeke çeke dışarı çıkardı

" ben sana yalan söylemiyorum Selçuk nolur inaan" diye ağlıyordum saçımı çeke çeke dışarı çıkardı

" bırak beni nolur Selçuk bırak "

" Bana yalan söylememeliydin çocuk seni rahatsız ediyosa ben ona yapacaklarımı bilirim" dediginde dışarı gelmiştik bile o çocuk sinirle bize bakıyordu

" bıraksana lan kızı " dedi o çocuk

" bırakmıyorum lan sanane " dedi Selçuk ben hıçkırarak ağlamaya başlamıştım

" O kızı bırak " dedi çok yüksek bir sesle ve yumruğunu sıktı damarları bile belli oluyordu baya kaslıymış beeeğhh ( sakin ol kızığgmm o beniğmcmdm)

" Sen kimsin de bana hesap soruyosun lan"

" Onur Onur Kılıç " dedi çok yüksek ve sinirli bir sesle kafamdan itti beni selçuk ve kafami biye çarptım burnumdan kan gelmişti Onur dahada sinirlenmişti bu sefer dayanamayıp yumruk attı Selçuk ta karşılık verdi Onur a hiç bişey olmamıştı fakat Selçuk un ağız burun yer değiştirmişti ben yerde yatarken Onur yanıma geldi beni kucağına aldı

" bırak Onur ne olur şuracıkta ölüp annem ve babamın yanına gitmek istiyorum nolur bırak " hıçırarak ağlayarak

" eğer sana bişey olursa annen ve baban çok üzülür oyüzden yaşamak zorundasın " dedi ve hastaneye götürmek için bi taksiye bindik

***

Kış Güneşi Historias para obsesionarse. Descúbrelo ahora