Birinci gün...
Ölemiyorum.
Her defasında vazgeçiren bir şey var bu histen. Boğazımda düğümlenen milyon tane düşünce var.
Kalbim her defasında ağzıma gelecek diye korkuyorum. Hislerime karşı koyamıyorum.
6 yıl. Evet 6 yıl oldu.
Ne buldum onda hiç bilmiyorum. Neden trilyon kişi arasından o.
Kaç kere düşündüm bunu. Herkese sordum. Her bir ağızdan farklı düşünceler.
"Seni sevmiyor."
Bunu bile dediler bana. Sevmiyor...
Her duyduğumda gözlerim dolsa da belli etmedim kimseye.
Edemedim...
Vazgeç dedim. Unut. Yok olmuyor.
Baktı, baktı ve baktı...
Bir insan bu kadar güzel bakar mı diye düşündüm. Bakınca gülümsedi. Ve güldü.
Işte o an anladım tekrardan...
Ben ölüyorum. Bu adama ölüyordum.
Ama normal hayatta ölemiyorum.
Kaç kere intihar etmeye çalıştım. Ya kendim vazgeçtim ya da vazgeçirildim.
Bir gün ne oldu bilmiyorum. Hava soğuktu. Üşüyordum ve titriyordum. Ama bu normal bir üşüme değildi.
Hava karanlıktı ve karşıda bembeyaz bir ışık vardı. Oraya gitmek istiyordum.
2 adım attım...
Kolumdan tuttu sanki birisi. Etrafa bakındım kimse yok. Kayboluyorum daha da. Etraf karanlık. Galiba ormandayım. Sadece beyaz bir ışık var karşıda.
Tekrar adım atacakken kolumda tekrar bir el hissediyorum. Koluma bakıyorum. Bir el. Kendi elimden daha büyük.
Elini tutup geriye dönüyorum. Elinin sıcaklığı içimi ısıtıyor sanki...
Ayaklarından başına kadar inceliyorum. Yüzüne bakıyorum. Gülümsüyor.
Kumral saçları var. Benim 1.60 boyum olduğundan boyunu tahmin etmek zor olmuyor.
Yaklaşık 1.80 boyunda. Gülünce gözleri kısılıyor. Gamzeleri var.
"Ölmene izin vermem!"
Kendinden emin söylemişti. Dudaklarından dökülenler benim her defasında içimi ısıtıyordu.
"Ne..neden? Kimsin...kimsin sen?"
Dudaklarımdan zorla çıkan kelimeler beni rahatlatıyor.
Tekrar gülümsüyor. İki elimi de avucuna alıp yere oturtuyor beni.
Yer havanın tersine sıcak ve yakıcı.
Beni oturtunca kendi de önüme oturuyor.
"Bu hayatta sana birşey olmasına izin veremem. Sen benim hayatımsın. Herşeyimsin. Balımsın. Daha fazlasını anlatamam. Ama ben gidince...sakın aynı şeyleri tekrarlama tamam mı?"
Gitmek? İşte bu kelime gözlerimin dolmasına neden oluyor. Herkes gibi, herşey gibi gidecek miydi?
Gözlerimin dolduğu belli olmasın diye gülümsedim. Buruk bir gülümseme.
"Ne...neden?"
Sormak istediğim çok şey vardı ona. Ama... En mantıklısı şuan buydu.
"Yine geleceğim. Sadece sabret. Ve ağlama. "
Son sözünden sonra gözümden bir damlası akmıştı bile.
Ellerini yanağıma getirdi. Sıcaktı yine elleri. Ve huzur verici.
Baş parmağı ile gözümün altını sildi.
"Geleceğim..."
"Bekleyeceğim..."
Ve o beyaz ışığa gidip kayboldu.
Ben yine karanlıkta hıçkırarak ağlamaya başladım.
Bu sefer ki çok farklıydı.
~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
YOU ARE READING
Ölümden Kalan🌹
Teen FictionBir adamın hayatını feda ettiği kadın... Yaşanan güzel ve acımasız anılar... Hayatın ona verdiği acı... Kadının ona bıraktığı kalp ağrısı... Ve hayatı boyunca unutamayacağı bir söz... "Hoşçakal sevgilim"
