Yine her zaman olduğu gibi kulaklıklarım kulağımda şarkı dinleyerek sıkıcı bir okul gününe doğru ilerliyordum.
Her zaman ki o his yine beni sarmeye başlayınca etrafına bakınmaya başladım. Etrafta kimse yoktu. İki yıldır her gün bu hisse kapılıyordum. Biri beni izliyordu,biliyorum. Hatta emindim.
Eğer gerçekten biri beni izliyorsa artık karşıma çıksa iyi ederdi.
Neyse biraz kendimden bahsedeyim. Adım Su. 17,5 yaşındayım. İstanbul da normal bir apartman da annem Azra Sultan, babam Metin
- ona lakap takmadım nefret eder böyle şeylerden - , kız kardeşim Hatiş - aslında adı Hatice ve ondan böyle bahsettiğim için beni öldürücek - ile yaşıyorum.
Kamkim Gülcan var birde. Kanka diyorum ama kendisi halamın kızı. Yani kuzim benim. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez. Kardeş gibiyiz diyebilirim.
Notlarıma gelince İngilizce hariç fena değil. Okul benim için eğlenceli sayılır.
Müzik dinlemeyi çok severim. Hangi dil olduğu fark etmez ama mutlaka pop dinlerim. Ve en önemlisi tam bir kitap kurduyum.
Gün de yüz ikiyüz sayfadan aşağı okumam.
Ve en önemli sorunun cevabı. Erkek arkadaşım yok.
Taliplerimi bekliyorum Seda hanım. Falan. Sanki evlilik programındayım lan. Ne konuştum ama.
*****
Zil çalmadan okula gelmiştim bile. Güli çoktan gelmiş Aralık ayının soğukları yüzünden titriyordu. Yanına gidip" Günaydın aşkısı."dedim. Beni öpüp o da" Günaydın."dedi. Sonra klasik bir okul gününe başladık.
Teneffüste Güliyle kantine inip tost ve meyve suyu aldık. Sonra her zaman ki yerimize - bahçedeki çardağa - gittik. Yemeklerimizi yerken Gülcan'a " Kanka o izleniliyormuş hissi hala devam ediyor."diye sızlandım. Gözlerini devirip " Ben senin paranoyaklaştığını düşünüyorum."dedi açık açık. Yüzümü buruşturup " Bu kadar açık olmana gerek yoktu."dedim. Sonra " Ama ben dediklerimde ciddiyim."diye ekledim. Meyve suyumdan bir yudum daha aldım. Dalgaya vurup " Fıstık gibi kızsın. Belki gizli bir hayranın vardır. Acaba bizim okuldan mı ?"diye sordu. Hemen çemkirmeye başladım " Güli saçmalama çarparım ağzına görürsün gizli hayranı."dedim.
Sonra ki dersler normal geçti bu gün Güli abisiyle yani Muhammet abiyle işleri olduğu için farklı bir yoldan gitti. Bende bu yüzden eve tek gitmek zorundayım.
Of yaa.
Bunun mutsuzluğuyla yola çıkıp yürümeye başladım.
Ara sokaklardan birinden geçerken yine biri beni izliyormuş gibi geldi. Hatta emindim. Biri beni izliyordu. Aldırmayıp yoluma devam ettim.
Alışmıştım artık bu hisse.
Sokağın ortasında bir yerlerde taşa takılıp bileğimi burkulurken yere düştüm.
Kalkmaya yeltenince bileğime bir acı girdi ve tekrar yere düştüm.
Sonra benim yaşlarımda bir çocuk koşarak yanıma geldi. Üzerinde bizim okulun üniforması vardı ama onu daha önce gördüğümü hatırlamıyorum.
Yanıma çöküp nefes nefese" İyi misin ?"diye sordu. Endişesi gözlerinden okunuyordu.
Onda gizemli bir şeyler vardı. Sanki onu tanıyormuşum gibi geliyordu.
🙊🙊🙊🙊🙊🙊🙊
(Merebalar arkadaşlar bu benim ilk kitabım. Umarım beğenirsiniz. Sizi seviyorum. Yorum ve beğenilerinizi bekliyorum.)😍
