Bu sistemde neden varım yada niçin yazıyorum hiçbir fikrim yok ama içimden bi ses buraya kendini anlat diyor. Öncelikle özür dilerim size kendimi tanıtmayı unuttum. Ben Ediz yani siz beni Ediz olarak tanıyacaksınız aşırı derecede asosyal, yanlız ve birazda sinir hastası sayılabilirim hatta haftada 1 - 2 kere sinir krizi geçirebiliyorum dışarıyla iletişim kuramıyorum bu yüzden hep sevilmeyen tip olmuşumdur İstanbul'un en si*kt*ir boktan semtlerinin tekinde yaşıyorum. Öncelikle nerden ve nasıl başlayacağımı bilmiyorum ne desem '' Ulan a*m*ına kod*uğ*umunun evladı bizene senin hayatından '' diyecekler diye korkuyorum. Sizce saçma değilmi? Bence çok normal. Resmen kendimin psikoloğu oldum kendimle dertleşiyorum çünkü çevremde beni anlayacak kimse yok. Aslında durun 2 3 dostum var. Onlar ki benim ailem, sırdaşım, yoldaşım ve en önemlisi kardeşlerim. Onlar iyiki varlar neyse benim hikayem 11.yaş günümde başlıyor. Orta okul 5. Sınıf ozamanlar okulun kralları bizdik. Ortamımız efsane kimse umurumuzda değil öğretmenler bile. Geldik 6.sınıfa ne olduysa 6.sınıftan sonra başladı. 6.sınıf daha çok kanımız kaynıyor herkese karşı bi düşmanlık başladı tabiki öğretmenlerin üstüne yürüyoruz kavga ediyoruz sonrada çok büyük marifetmiş gibi gülüyoruz. Eski zamanları özledim şimdi bunları yazarken eski dostluklar özleniyor 6.sınıfta herkes taşınmaya başladı. E doğal olarakta bizde geri çekildik artık sistemin üzerine değil sistem bizim üzerimize geliyor yavaş yavaş sinir krizleri geçirmeye Başlıyordum. Sizce sadece sistemmi üzerimize geliyor? Ben kesinlikle hayır. Baba dediğimiz insanın yara olması ne kadar acı değilmi? Ben babamdan babalık namına bişey görmedim. Sanki ben onun or*osp*usuyum hergün para verip hayatımı si*kiyordu. Hayatım tek sayfaya sığacak kadar kısa ve basit. Neyse geldik 7. Sınıfa arkadaşlarımız dağıldı herkes başka semte tabi durum böyle olunca kendine güvensizlik denilen olay başlıyor. 2 sene öyle geçti gerçi şuanda kendime dair tek bi gram güvenim yok. Lise 1 yeni arkadaşlar yeni öğretmenler yeni çevre. Hepsinden sıkılmıştım taki 14 Ocak 2017 tarihine kadar. Hayatım boyunca gördüğüm en mükemmel insanla daha önce karşılaşmadım. İlk görüşte aşk denilen kavramı hep yalanlardım taki ogüne kadar. Onu çok sevdiğimi anlamışmıydı acaba onu trene bakan öküz gibi izlediğimde? Resmen hayatım değişti 1 günde 180 derece. Kapkaranlık hayatımda bi anda gökkuşakları açmaya başladı bu normalmiydi? Bence çok normaldi öylesine güzel birisiki hayatımı ve benliğimi o kadına adadım. Birkaç dostlarımın yanına oda eklenmişti artık o benim herşeyimdi yani benim için öyleydi ya onun için öyle değilse ya beni sevmiyorsa diye düşüne düşüne delirdim sanırım. Artık hayat benim için şu şeylerden ibaretti ; O dostlarım bilgisayarım ve sigaram. Tabiki her ilişki gibi zaman zaman büyük zaman zaman küçük kavgalar ettik bir çok kez ayrılıklar gerçekleşti ama birkez bile sevmekten vazgeçmedim ilk kez bi insanı bu kadar sevdim
