Zaman nasıl bir o kadar yavaş bir o kadarda hızlı olabilirdi ki? Bir kavramın karşılığı nasıl böyle belirsiz olabilirdi? Bir saat 60 dakika değildir bir saat bir saniyede olabilir bir yılda...Zaman gibi cansız bir kavram bile mutlulukların üzüntülerin gülüşlerin heyecanların arkasına saklanıp şekil değiştirebiliryorken insanların düz ve dürüst olmasını beklemek aptallık olmazmıydı zaten?Zor oldu şuan sana bunları yazmam defter çünkü defalarca düşüp çıktığım çukurun yanından geçmeyi değil de üstüne toprak atıp kapatmam gerektiğini anlamak için defalarca kez ölmem gerekti.Ne garip ama dimi zaman uzasa da kısalsada onu durduramıcağımı bilmek.Ben ölsem bile devam edicek.En büyük çaresizlik bile durduramıcak onu.
Şimdi son sigaramı içerken karşımda bacaklarını kendine doğru çekmiş yüzü adeta o minik çocukların sarılarak uyuduğu ayıcıklara benzemiş ifadesiyle savunmasız uyayan adama bakıyorum da saatlerce izleyebilirdim belki de..Oysaki uyandığında o acı ve sert bakan gözleriyle etrafa dik dik bakmasını izlicektim.Ben belkide o adamla değilde bu uyuyan adamla kalmak istiyordum.Çünkü onlar aynı kişi değillerdi.Biri hiç bir zaman sarılmıyacağım biri hiç bırakmak istemeyeceğim...
Onların deyimiyle hiç karanlık işlerle uğraşan bir baban oldu mu defter?Sen hayatını sürdürmeye çalışırken taşlarını senin yerine ve hiç sormadan hareket ettirmeye çalıştılar mı?Onların mecburiyetlerini seninmiş gibi yaşamak zorunda kaldın mı?Tek can değilde iki can taşıyomuşsun gibi hissetin mi?Yaralarına pansuman yapmaya çalışırken yenisini açtılar mı hemde daha derinini?Anneni bulmaya çalıştın mı hiç ağlaya ağlaya göster nolur getir annemi diye yalvardın mı babana?Onun hayatı kaymasın diye tanımadığın sevmediğin bir adamla evlenip aynı çatı altında iki yabancı gibi yaşadın mı?Cerrahlığın amacının insanları kurtarmak olduğu halde insanları öldüren adamları kendi ellerinle kurtardın mı hiç?Sahte bir hayatın içinde sahte insanlarla yaşadın mı?
Saydıkça daha iyi anlıyorum ümitlerim hayallerimin gölgesiydi şimdi ise hayallerim kalabalığın içindeki yalnızlığıma hapsoldu ümitlerim de artık ümitsizlik...
Aynanın karşısına geçtiğimde neden hoşuma gitmemişti birşeyler?Böylesine güzel bir yüzün altından bir okadar solmuş ve yıranmış ruhumu farkebildiğim için mi?Kendim bile bu cevabı es geçicektim çünkü ne keşke ne pes demek bana göre değildi.Kendime bile gururumdan ödün verditmemeyi seçmek zorundaydım ne de olsa Sait Yılmaz'ın güzel ve başarılı kızı, Yusuf Kerimoğlunun karısı Güneş Kerimoğluyum ben.Babam hep şöyle derdi "Yıkılmamak için kendini bile harcıcaksın ama ayakta kalıcaksın."Fakat unuttuğun bir şey var baba anlamam geç olsa da kendimi bile harcamayı öğrettiğin bu dünya da seni harcarken de seni düşünmiceğimi bilemedin.Nasıl olsa sen bendin ben de sen dimi Sait Yılmaz!
VOCÊ ESTÁ LENDO
Gölgelerle Savaş
Ficção AdolescenteKendi gölgem bile benden kaçarken kime sığınabilirdimki.Bir gölgenin arkadasında kaç can olabilirdi?Ozaman gördüklerimizin kimi yansıttığını nasıl anlıyacaktık ki?Savaştığımız gölgeler belkide düşündüğümüz kişi değildi.O zaman boşa mı savaşıyorduk?K...
