SELECTED

284 9 6
                                        

 Normal de odama poster asılmasın diye ablamla kavga eden ben bu posteri odama asmayı çok istiyordum. Sabahleyin, ablam,ben ve annem dışarı çıktık. Nerdeyse ilk defa bir dergiyi bu kadar istekli alıyordum. Hemen aldığımız gibi açmaya başladık. Ben eve gelene kadar posteri inceledim,ablam da dergiyi. Eve geldiğimizde hemen posteri odamıza asmak istedik. Bantı,makası ve posteri aldığımız gibi odaya koştuk. Küçüklüğümden beri sarışın,mavi gözlü kişilere içimde ayrı bir sevgi beslemişimdir. Ablam bana grup hakkında bilgi verirken çaktırmadan daha adını bile bilmediğim,yatağın üstünde posteri olan,sarışın ve mavi gözlü çocuğa bakıyordum. Ablam bu çocuğun o dönem grupta çok dışlandığından bahsediyordu. Ben: Abla bu çocuğun adı ne?  Hazel: Niall Horan.  Ben: Çok şirinmiş.  Hazel: Evet şirin ama grupta çok dışlanıyor. diye başladı ve geçen günlerde Niall'ın başından geçen olayı bana anlatmaya başladı. Bende bu yaptıklarının çok saçma olduğunu Hazel'e anlatıyordum. Posteri sonunda odamıza asmıştık! Akşam yemekten sonra odama geçtim. Posterin karşısına geçtim ve posteri incelemeye başladım. O sırada da Hazel (yani ablam) bana bu grubun yeni klibinin çıkacağını söyledi.

 Ertesi gün grubun yani One Direction'ın klibi çıkmıştı. Hazel harıl harıl onların videolarını izliyordu. İzlemeyi çok istiyordum fakat izlemiyordum. Çünkü bana kalırsa bir ünlüye hayran/aşık olmak çok saçmaydı. Fakat bu çocuklar çok farklıydı. Bende bu kuralımı bozmamak için grupla hele de Niall'la ilgilenmemeye çalışıyordum. O gün üstümde bir kırgınlık vardı. Bu yüzden salonda birazcık şekerleme yapmıştım. Bi' an ablamın bağırışıyla irkildim. Normalde uyansam bile kimseyi takmadan geri yatadım ama bu sefer olmazdı. Çünkü ekranda One Direction vardı! Hemde bilin bakalım tam nereye denk gelmişim? Evet,evet Niall'ın solosuna... Annem geri yatmadığımı görünce şaşırdı. Bende pür dikkat klibi izliyordum.  Annem: Noldu sende mi bunların hayranı oldun? dedi. Ben ise sadece gülümsemekle yetindim. Akşam,Hazel pc deyken bende ona klibi açmasını söylüyordum. Arkasında ise anlamsızca dans ediyordum. Tabii yine her zaman ki gibi o da çocukları araştırıp,tweetler atıyordu.  Ben hem dans edip,hem şarkı söyleyip hemde ablamı takip ediyordum! Neyse saat geç olmuştu biraz daha şarkıyı dinledikten sonra yattım. 

 Sabah 06:30'da okula gitmek için kalktım. Ahh o günde şansa bakın nöbetçiydim! Hemen en yakın arkadaşlarımdan olan Becky'ye daha yeni keşfettiğim grubu anlatmaya başladım. Konuşmaya bir başladım hoca gelene kadar susmadım. Daha sonra ise kendi kendime 'Ben bu kadar şeyi nereden biliyorum?!' diye sordum. Ahh Kahretsin olamaz yoksa bende mi fangirl oluyorum? (Anlamıyorum,o zamanlar niye fangirl olmaya bu kadar kötü bakıyormuşum.) Neyse,nöbet yerime geldim ve aklımda hala o vardı. Tenefüslerde sınıfıma çıktığımda kız grubu mu toplamıştım. Becky,Steph,Lucy ve Hannah'a bu grup hakkında daha çok bilgi veriyordum. Ben ne kadar birine hayran olmasamda her zaman ünlüler/magazin hakkında bir çok bilgiye sahiptim. Neyse,o gün okulu zar zor bitirdim. Eve geldim,pc ye geçtim ve heme kendime yeni bir twitter açtım! Tüm grup üyelerini takip ettim,diğer sosyal paylaşım sitelerinden de çocukların sayfalarını falan beğenmeye başladım. Hazel geldiğinde onu yanıma çağırıp beraber One Direction videolarını izlemeyi teklif ettim. Hazel, 1 Ekim'den beri Directioner'dır. Anladığım kadarıyla dört gözle benimde Directioner olmamı bekliyor. İçimden 'Aslında bakarsan neden olmasın?' diyordum. Twitterda çocuklar açık olduğu zaman onlara tweet atmaya başladım. Aradan 2-3 gün geçti ve biz ablamla evin içinde One Direction hakkında konuşurken 'bizimkiler,bizim çocuklar' diye konuşuyorduk. Fakat bana sorsanız hala Directioner değildim. 

SELECTEDWhere stories live. Discover now