Sabah yine o sevmediğim alarmın sesiyle uyanmıştım güne. Şu sınavlar ve erken kalkmalar olmasa okul güzeldi aslında. Bunları düşünürken zamanın geçtiğini anlayarak hemen banyoya gittim.Elimi yüzümü yıkadım. Odama geri döndüm ve giysi dolabımın önünde durdum. Dolaptan bir pantolon ve bir tişört çıkarıp giydim.Hemen aşağıya indim. Aşağıya indiğimde kahvaltı hazırdı. Ama benim oturup o güzel sofrada kahvaltı yapacak zamanım yoktu. Annem ortalıkta yokken hemen iki bişey atıştırdım. (Annem ayakta birşey yenilmesini hiç sevmez) Tam son lokmayı ağzıma attım ki annem gördü. O da geç kaldığımı farketmiş olacak ki birşey demedi.Saate baktığımda dersin başlamasına 10 dakika kaldığını farkedince hemen annemin yanağına bir öpücük kondurup evden çıktım. Lise son sınıf öğrencisiyim ve sene sonunda gireceğim sınav benim için çok önemli. Çünkü hayatımın dönüm noktası olucak bir seçim yapacağım. Ya ailemin istedi gibi İstanbul da bir üniversiteye gidecektim ya da kendi çizgimde ilerleyip şehir dışında okuyacaktım. Küçüklükten beri hayalimdi şehir dışında okumak. Ama ailem o zamandan beri karşı çıkmışlardı bana. Ama ben ailemi ikna edecek ve şehir dışında okuyacaktım.
İstediğim okulu tutturmam için güzel bir puan almam lazımdı. Ben bunları düşünürken önümden bir taksi geçtiğini farkederek bir el hareketiyle kendi yönüme gelmesini sağladım. Taksiye bindim ve okulun ismini söyledim. Saate baktığımda dersin başlamasına beş dakika kaldığını farkettim. Okulum evimize uzak olmadığı için hemen okulun orda oluruz diye düşündüm. Düşündüğüm gibi de oldu zaten. Dersin başlamasına iki dakika kala okulun önüne gelmiştik. Parayı verip taksiden indim. Okuluma şöyle bir baktım. Burası dört yılımı acı tatlı geçirdiğim okulumdu ve burası, İstanbul küçüklükten beri yaşadığım şehirdi. Ama bu sene sonu burayı bırakıp gitmek zorundaydım. Hayallerim için, kendim için...
Okulun ziliyle düşüncelerimden uyandım ve okula girdim. Zil çaldığı için koridordaki öğrenciler sınıflarına giriyorlardı. Bende hemen sınıfıma 12/E'ye çıktım. Sınıfa girdiğimde her zaman ki gibi erkekler kendi guruplarıyla kızlar kendi guruplarıyla muhabbet ediyorlardı. Normalde her zaman onların yanına gider hemen lafa karışırdım. Ama bugün kendimi iyi hissetmediğim için direk geçip sırama oturdum. Kızlar bunu farketmiş olacaklar ki Duygu hemen yanıma gelip "Ne oldu Hüma niye bugün bizim yanımıza gelmedin. Bizle ilgili bi sorun mu var." dedi. Bende "hayır sizle alakalı birşey değil. Sadece dün biraz geç yattım bu yüzden de uykusuzum. "dedim. Duygu anlayışlı bır kızdı. Bu nedenle üstelemeden "tamam" deyip yanımdan ayrıldı. İlk dersimiz biyolojiydi.Sınıftan biri hocanın olmadığı öğrenmiş,müdürden izin alıp bahçeye indiler. Sınıfta birtek ben ve Burak kalmıştık. Burak normalde çok konuşmayan sadece erkek ortamında açılan bir çocuktu. Ders zili çalalı 15 dakika olmuştu. Sınıfta kalmayı ben istemiştim ama şuan canım çok sıkılıyordu.Burak yerinden kalktı. Ben dışarı çıkacak zannederken o yanıma geldi. Normalde erkeklerle çok muhabbeti olan bir kız değilim. Ama eğer burak yanıma geliyorsa birşey vardır diye düşündüm. Ben şaşkınlığımı saklamaya çalışarak ona doğru döndüm. Burak "Nasılsın Hüma, kaç zamandan beri hiç konuşmuyoruz. "Dedi .Bende "iyiyim ama sen bunu söylemek için mi yanıma geldin?"deyince yavaşça bana döndü ve tek kaşını kaldırarak "Evet. Niye bu kadar şaşırdın ki,istersen gidebilirim?"dedi. Bende "Hayır onun için demedim yani sen normalde kızlarla konuşan, yani sen konuşan bir insan değilsin o yüzden biraz şaşırdım"dedim.Tebessüm etti. Bunları konuşurken zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Zil çaldı ve Burak herzamanki yerine geçerek aynı Burak olmuştu. Bidaha böyle birşey olana kadar onun bu halini özliyecektim.
Bahçedekilerin hepsi tek tek sınıfa gelmeye başladılar. Yoruldukları yüzlerinden belli oluyordu. Son derse girmeden önceki tenefüs telefonum çaldı. Arayan babamdı. Babam "kızım okuldan bugün seni ben alacağım, kendin eve gitme beni bekle olur mu? "Dedi. "Tamam" deyip telefonu kapattım. Şaşırmıştım. Bunca zaman beni okuldan almayan babam neden bugün beni alıcaktı. Son ders bitti ve bahçeye çıktım. Kapının önünde babamın gelmesini bekledim. Çok zaman geçmeden babam arabayla önümde durdu ve kapıyı açarak gel diye işaret yaptı. Hemen arabaya bindim ve ilk sorduğum soru "Neden beni okuldan sen aldın ve neden sen eve bu kadar erken dönüyorsun" dedim. Babam"senin üniversite seçimlerine kadar iş için şehir dışında olucak bu yüzden seninle gitmeden konuşmamız gereken bir konu var. "Dedi. Babam işinden dolayı hayatımızın çoğunda yoktu. Hep iş seyehatlerindeydi. Ben genelde annemle gezer annemle zaman geçirirdim. Konuşulucak konuyu az çok anlamıştım ama yine de birşey demeden eve gitmeyi bekledim. Eve vardık ve hemen arabadan inip eve girdim. Annem koltukta oturup kitap okuyordu. Ama ben içeri girince kafasını kitaptan kaldırarak bana baktı. Kitabı masaya bırakarak "gel kızım otur "dedi. Bende hemen annemim karşısındakı koltuğa oturdum. "Ee konuşacağımız konu nedir? " diye sorunca annem hemen lafa geçti. "Kızım biliyorsun yakın zamanda üniversite sınavına gireceksin. Ve üniversite için güzel bi okul seçmen lazım. Biz senin adına bikaç okul baktık"deyince ben "İstanbul da mi ?" diye sordum. Babam tam lafa girecekken savunmaya geçeceğini anlayıp hemen ayağa kalkıp "ben İstanbulda okumak istemiyorum. Ben şehir dışımda okumak istiyorum. Benim hayallerim var ve ben bu hayallerimi gerçekleştiricem " deyip bişey demelerine izin vermeden yukarı çıktım. Odama girip kapıyı hızla kapattım. Neden bu kadar karşı çıkıyorlardı anlamıyordum.Ama ben yine de hedefimden vazgeçmeyecektim .Üniversiteyi şehir dışında okuyacaktım.
O günden itibaren derslerime daha çok ağırlık verdim. Üniversite sınavına bir aydan daha az zamanım kalmıştı. Bu bir ay çok çalışacaktım. Hergün aynı tempoydu. Üniversite sınavı yaklaştığı için okulda derslere daha çok ağırlık verilmeye başlanmıştı. Okulda ders dinliyor ,eve gelip test çözüp, tekrar yapıyordum. Benim için üniversite sınavını kazanan kadar hayat buydu artık. Aslında bir yandan da bu azmim annem ve babamın görmesini sağlamak ve şehir dışında okuma işinde çok ciddi olduğumun farkına varmalarıydı. Artık annemlerin yanına yemek dışında inmiyordum. Beni ne kadar çağırsalar da ders çalışmam gerektiğini söyleyip odama çıkıyordum. Bu son bir ay çok çabuk geçmişti. Sınav bu haftasonuydu ve bugün perşembeydi. Yani benim 1 günüm kalmıştı. Son tekrarlarını yapıp daha birşey yapmayacaktım. Kararalıydım o puan alınacaktı.
Sınav günü geldi çattı. Sabah erkenden kalktım ve güzel bir kahvaltı yaptım. Üzerime rahat bişeyler giyip aşağıya indim. Sınavda yanıma annem de gelecekti. Babam sabah başarılar mesajı atmıştı bana. Annemle beraber evden çıktık. Herkes sınava yetişmeye çalıştığı için çok trafik vardı. Trafik kısa bir zaman sonra açlınca hemen okula vardık. Okula girince herkesin bir stres içinde olduğu yüzlerinden belliydi. Yanıma filiz geldi. Onun da bu okulda olduğunu görünce çok sevindim. Çünkü tanıdığım birinin yanımda olması beni biraz olsun rahatlatmıştı.Filiz"Hüma nasıl hissediyorsun? Açıkçası ben çok gerginim"dedi. Bende "İyiyim. Kendimi rahatlatmaya çalışıyorum"dedim. Aslında hepsinden daha stresliydim. Ama eğer stresimi dile getirmezsem biraz olsun rahatlarım diye düşündüm. Zil çaldı ve sınava girmek için önceden belirlenen sınıflara gittik. Yerlerimizde belli olduğu için direk geçip oturdum. Sıraya oturunca stresim birazdaha artmıştı. Kendimi biraz olsun rahatlatmaya çalıştım. Görevli geldi ve sınavları dağıtıp başarılar diledi. Ben sınav zamanını sonuna kadar kullanan bir insanım. Bu nedenle 1.30 saat boyunca sınavdaydım. Herkes çıkınca bende kağıdımı son kez kontrol edip verdim ve sınavdan çıktım. Sınavım genel olarak güzel geçmişti. 1 ay sonra sonuçlar açıklanacaktı ve açıklandıktan 1 hafta sonra tercihler yapılacaktı. Ben o puanı alacaktım ve istediğim okulu en başa yazacaktım. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ANKARA
Sonuçların açıklanmasını beklediğim bu bir ay stresle geçti. Ne kadar sınav bitmiş olsa da son sınavlarım bitmemişti. Bu sınavlarım sonuçları da önemliydi. Çünkü bunların ortalaması puanımı etkileyecekti. Benim, puanımı düşürecek hiçbir not almamam lazımdı. Bu bir ay boyunca girdiğim sınavlardan iyi notlar aldım ve artık rahatlama dönemi başlıyordu. Bir hafta sonra açıklanacak puanla daha çok rahatlayacaktım. Puanların açıklanmasına bir hafta kalmıştı. Bu bir hafta içinde telefon elimden hiç düşmedi. Belki daha önceden açıklarlar diye. Önceden açıklamadılar. Açıklanacağı gece hiç uyuyamadım. Telefon elimde bekledim. Saat tam 10.00'ı gösteriyordu. Hemen puanın açıklanacağı sayfaya yere girdim. İstenilen bilgileri girdikten sonra sayfanın açılmasını bekledim. Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu. Sayfa açıldı ve puanımı görünce çığlık attım. İstediğim okulun puanını tıtturmuştum. Odamdan çıkarak koşarak aşağıya indim. Anneme haber verdim. Annem de çok sevindi ama bi yandan da mutsuz olduğu belliydi. Çünkü o da biliyordu, Ankaradaki okulun puanını tıtturmuştum. Ama herzaman ki gibi yine gitmemi istemiyordu. Ama ben bu durumu görmezden gelerek odama gittim. Üzerimden hala şokun etkisini atamamıştım. Şimdi sıra tercih yapmaya gelmişti. Benim aklımda bir okul vardı ve onu yazacaktım. Ama hocalar birkaçtane yazmanızı söylemişlerdi. Ben yine de şehir dışında yazacaktım. Tercih zamanına kadar birsürü okul araştırdım. Bana en cazip gelen ve en beğendiğim okulların isimlerini aldım. Artık tercih yapmak için hazırdım.
Tercihin ilk gününden gidip hemen yapacaktım. O gün sabahtan kahvaltımı yapıp evden çıktım. Taksiye binip okula gittim. Müdür yardımcısının yanına çıktım ve tercih yapmak istediğimi söyledim. Bana bir kağıt verdi ve evde okullara bakarak doldurmamı söyledi. Eğer eve götürüsem annem ve babam yüzünden istediğimi yazamayacaktım. Bunu bildiğim için de bütün gereken bilgileri bir kağıda yazıp getirmiştim. Hemen kağıdı doldurup çıktım. Dışarı çıkınca derin bir nefes aldım. Artık benim in lise bitmişti. Yeni bir hayat yeni bir hayat başlıyordu. Bu hayat benim istediğim bir hayat olacaktı. Başkasının değil... Eve gidince annem kalkmıştı. Sabah ben giderken uyuduğu için hiçbir şey den haberi yoktu. "Nereye gittin Hüma? "Dedi annem. Bende"tercih yapmaya. Hani şehir dışında okuyacağım ya "dedim. Şehir dışında okuma olayını bastırarak. "Neyi tercih yaptın Hüma? Sana şehir dışı istemiyoruz dedik! Neden bizi dinlemiyorsun?! Bunlar hep senin iyiliğin için canım kızım"dedi annem. Bende "Madem benim iyiliğim için bırakın da kendi hayatımı kendim yönlendireyim. Siz bana yol göstermeyinn"dedim. Anneme ve babama asla karşı çıkmadım şuana kadar. Bütün hayatımı onlar izdi ben sadece oynadım. Ama bundan sonraki hayatımı ben çizecek ve ben oynayacaktım. Bakalım beni bu yolda neler bekliyor?..
YOU ARE READING
HÜMA
Teen Fiction"Aileme karşı çıkan bir insan değildim.Hayatım boyunca onlar yolumu çizdi ben sadece oynadım. Ama bundan sonra ki hayatımı ben çizecek ve ben oynayacaktım..." HÜMA.
