Bir Sur Dikilir Önümüze

66 3 2
                                        


Bir hasret vardır gönüllerde açan yaradır her dokunuşta kanayan. Yürekte taşınan paslı bir hançerdir, gözyaşlarıyla arınan. Günler ızdırapla kararır, gece dayanılmaz kızıllığa bürünür. Bir adım kalmıştır vuslata ki, önüne aşılmaz kocaman bir sur dikilir. İşte o zaman ıslanır ruhum, hasret bulutlarının kırkikindi sağanağında... Bende öğretmen olmak istiyorum diyorum, hani duyan var mı sesimi, yokluğa karıştırıldı bu feryadım biliyorum.
Hasretin kucağında yorgunluğumu atmaya çalışıyorum. Üşüyorum ideallerime gölge düşüren ümitsizliğin kuytusunda. Özgürlük gemisinin hasrete tutsak mahkumuyum çaresiz. Yıkın artık şu surları ben öğretmen olmak istiyorum. İdeallerimin boşunalığında yanmaktayım nicedir, sesimi duymayanların loş sokaklarında. Umudunu yitirmiş ben, bir şarkının titrek ve gözyaşı yüklü mısralarında okuduğum bir kitabın, umut kokulu mavi sayfalarında yaşarım hasretin dayanılmaz sıcaklığını. Ne gören olur yeis gemisinde gezdiğimi ne de duyan olur feryatlarımı... Bu öyle bir şeydir ki, o suru her gördüğümde ayrı bir ezilmişlik çöker üzerime, ayırt edildiğimi soğuk su misali yüzüme çarpar. Oysa ne içindir ki, dikilir önümüze, ne içindir ki daima hayallere hasret bırakılır surun önündekiler? Neden nemli olur gözlerimiz, neden çaresiz ve tutsak bırakılır kalemimiz. Öğretmenim bende sizlerden olmak istiyorum, yıkın artık şu engeli ben öğretmen olmak istiyorum.
Gözyaşlarımın çorağında eziliyorum ve ben okyanusa bıraktım ideallerimi, gözyaşları ile doldurup. Buruk gönüllerden süzülen incilerle büyür en güzel fidanlar, ben fidan yetiştirmek istiyorum en güzelinden. Ben önümdeki suru yıkıp, vatan toprağımı çepeçevre kuşatan sur olmak surlar dikmek istiyorum. Şehidimin asil kanıyla süslenmiş göklerde nazlı nazlı dalgalanan bayrağımın altında en güzel fidanlar toplamakg istiyorum. Yıkın artık şu surları bende, bende öğretmen olmak istiyorum....
...

Bir Sur Dikilir ÖnümüzeHistorias para obsesionarse. Descúbrelo ahora