Bak!
Tam şu saniye bi kişi yine canını senin için veriyor. Kalbi yanmadan, arkasındakileri, kendini, arkasındaki çığlığı, ağıdı, her gece o hainlere beddua eden dudakları, göremeyeceği çocuğunun düğününü, belkide daha anası onun kendi düğününü görmedi. Düşün ey Türk evladı düşün ki anla Türklüğü, düşün ki o feryatları anla o acıyı, cesareti gecedeki çığlıkları. O senin için canını veren şehidin arkasındaki daha belki üç , belki de beş, hatta daha yirmi yaşına girmemiş ve daha belki doğmamış çocuğunu. Gece şehit evladının gördüğü kabusu , annesinin yanına giderken duyduğu hıçkırıkları. Baba denince gözlerindeki buğuyu düşün!
Düşün dünyanın içindeki adaletsizliği. Burda şehit olanın çocuğunun haksızlık saydığını diğer taraftaki hainlerin kazanmış saymışlarını. Düşün o askerin gitmeden önceki kınasını, sevincini, en son ki gece nöbetini, tertipleriyle şakalaşmasını, anasının son sözlerini, son gözyaşlarını duymuş olmasını yarinin, bi azarına hasret babasını, babasının ilk kez gözlerini yaşlı gördüğü anı düşün!
Şimdi biraz düşündüysen bak bakalım kimde gördün sen bu acıyı. Aşk ayrılık acısı mı! S*keyim ben o acıyı tövbe Ya Rabbim tövbe sen bilirsin küfretmek istemediğimi. Hhe bi kazada mı gördün? Söyle bana yada söyleme bana. Kendine anlat bakalım Türklük içinde var mı?
-Şehit Çocuklarına-
CITEȘTI
Gece Siyahında Türk
Non-ficțiuneFeryat etmeyi bil ben niye Türk değilim diye! Biz Türkler beyazdan çok kırmızı kırmızıdan çok siyahız. Çünkü biz geceyiz. Çünkü annelerin çığlıkları gece benim ağlayışlarım gece askerimin nöbetleri gece ve hainlerin uyuyacağımızı sandığı yer gec...
