7 Yıl Önce
"Ethan hemen onu yerine bırak." Burnumdan soluyarak konuştum annemin önüme yığdığı bir düzine parti malzemesini ayırırken.
"Sadece köpeğim Pou'yu arıyordum." 7 yaşında ki küçük kardeşim bana acıyan gözlerle bakıyordu.
"Tamam işim bitince birlikte ararız eminim Pou bir yerlerde şekerleme yapıyordur ve rahatsız edilmek istemiyordur." Ethan birden kocaman gülümseyip koşarak odamdan çıktı.
Kardeşimi de başımdan savdıktan sonra önümde ki malzemelere geri döndüm. Bu gerçekten işkence gibiydi fakat yarın için değerdi. Tüm arkadaşlarımı evimizde olacak 10. Doğum günü partime çağırmıştım. Şanslıydım ki birsürü arkadaşım vardı ve partim sönük geçmeyecekti. Malzemeleri katagorize ettikten sonra balonların çok az olduğu fark ettim ve benim parti temam balonlardı o yüzden kesinlikle daha fazla balona ihtiyacım vardı. Hızla yerimden doğrulup annemin yanına gittim.
"Anne, balon temalı partimde ne yazık ki balon yokluğu çekiyorum ve hemen rengarenk balonlar alıp bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak istiyorum." Hepsini tek nefeste söyleyip annemin cevabını bekliyordum. Annem nihayet başını bilgisayarından kaldırıp bana cevap verme eğiliminde bulunmuştu.
"Tamam tatlım birazdan sıkıntını ortadan kaldırırız." Başımla annemi onaylayıp parti hazırıklıklarına devam ettim. Tüm arkadaşlarımın partileri harika olmuştu ve benimki de harika olmalıydı.
***
Balonları alacağımız dükkana giderken yine arabada Ethan'la kavga ediyorduk. Her zaman onunla kırmızı araba sayma oyunu oynamamı isterdi bense bunun çok sıkıcı ve çocukca olduğunu savunurdum. Yine kırmızı araba saymaca oynayalım diye tutturmuştu.
"Anne ve baba Leslie'ye bir şey söyler mi-" Ethan'ın cümlesi yarıda kesilip ardında kocaman bir çığlık bırakmıştı gerisi sadece karanlık.
Gözlerimi zar zor açtığımda bedenimde ki acı ve ağırlık tarif edilemezdi. Bilincim tamamen açıldınığında etrafıma baktım. Hemen yanımda başını cama yaslayıp uyuyan kardeşim vardı fakat kafasından ve yüzünden kanlar akıyordu öne doğru baktığımda arabanın ön camı parçalanmıştı ve 50 metre ilerde yerde uyuyan annem gördüm. Babamın arkasında ki koltukta oturuduğum için babamı görememiştim başımı biraz yana uzatıp baktığımda babamın cam parçalarıyla dolu yüzünü gördüm. Olayın şokundayken bu bana bir çeşit oyun gibi geliyordu. Elimi zonklayan başıma götürdüğümde parmaklarımda ki kırmızı kanı gördüm. Nihayet şokun etkisinden çıktığımda kendimi arabadan dışarı atmıştım. Kardeşim, annem ve babam hepsi kanlar içindeydi ve benim elimden hıçkırarak ağlamaktan başka hiçbir şey gelmiyordu. İlk önce annemin yanına koştum yüz üstü yatmıştı ve kafasından kanlar akıyordu. Yüzüne gelen saçlarını kenara çettiğimde parçalanmış yüzüyle karşılaştım. O an o kadar canım acımıştı ki kalbime hançer soksanız daha az acırdı. Ağzımdan büyük bir çığlık kaçarken anneme uyanması için yalvarıyordum. Annemi orda bırakıp arabaya doğru koştum. Babamın tarafında ki kapıyı açıp babamın yüzünde ki kanları elimle silmeye çalıştım. Hıçkırarak ağlamaya devam ederken ne yapacağımı düşünüyordum. Bu aciz halimle ne yapacağımı düşünüyordum. Küçük kardeşimin yanına geldiğimde eliyle hala oyuncağını tutuyordu. Neden diye düşündüm neden bunlar benim başıma geldi.
"Ethan-hadi-uyan- hadi-bak-sana oyuncaklarımın- hepsini-vericem- Yeter-ki-uyan- Hadi-kardeşim." Her bir kelimenin arasına hıçkırıklarım giriyordu. Çaresizdim. Yapayalnızdım. Ne yapacağımız bilmez halde ortada dolanıyordum.
Hayatımda en ihtiyaç duyduğum insanın annemin yanına tekrar geldim. Kahverengi şaçları kanın kırmızı rengine boyanmıştı. Anneme sıkıca sarıldım. Ona son defa sıkıca sarıldım ve ağlamaya devam ettim. Ben bunları hakedecek bir şey yapmamıştım.
