Merhaba sevgili günlük;
Bu günden itibaren günlük yazmaya başlayacağım. Neyse, şimdi kendimi sana tanıtayım sevgili günlük.
Ben Selin Karasay. Liseye gidiyorum. Lisede tanıştığım iki tane erkek kankişkom var. Hemcinslerimle anlaşamıyorum. Bu yüzden erkeklerle takılıyorum. Zaten iki arkadaşım var; Ege ve Selim. Onlar benim canlarım. Hep onlarla takıldığım ve iyi dövdüğüm için hep erkek gibisin gibi sözlere marus kalıyorum ama alıştım. Ben böyle mutluyum.
Bu kankişkolarım hariç okuldaki herkes düşmanım. Zaten okulda sıra arkadaşım Ege. Onla bu sayede tanışmıştık. Düşmanlarımın çoğu benden korkuyor, çünkü zamanında onları çok dövmüştüm. Diğerleri de henüz kafa tutuyor bana, ama eminim bir gün onlar da benden korkacaklar.
Pazartesi
Sabah alarmın sesiyle uyanmaya çalıştım. Burdaki anahtar kelime: çalıştım. Alarmı kapamaya bile üşeniyordum. Lanet olsun bugün pazartesiydi! Korkulu kâbusum! Şimdi kalkacaktım, lavabodaki işlerimi halledecektim, hızlıca bir elma kemirecektim ve giyinecektim. Sonra evden çıkıp yürüyerek okula gidecektim. Hadi öncekileri geçtim de, yürüyerek! Daha sonra sınıfa her zaman en geç ben girecektim ve herkes bana pis pis bakacaktı, kankişkolarım hariç. Bunları düşünüp oflayarak kafamı tekrar yastığa gömdüm ama fazla zaman geçmeden annemin azarını işittim.
"Selin, yine geç kalırsan kafana terlik yersin! Kalk işlerini hallet. Okula on dakika var. İki dakikada hazırlanmak zorundasın!"
Evet doğru okudunuz, iki dakikada hazırlanmam gerekiyordu. Sırtüstü döndüm ve çevik bir hareketle yataktan zıplayarak kalkmaya çalıştım ama sonuç olarak yere yapıştım. Daha sonra yere teşekkürler etmeye başladım.
"Ah be canım yerim. Sen olmasan ne yapardık? Sen olmasan çoktan düşmeye başlamıştım ve ölmüştüm. Ama sayende aşağı göçmedim. Çok sağol be. Bu iyiliğini daha sonra öderim ama şuan gitmem gereken bir okul ve kavga etmem gereken şahıslar var. Sonra görüşürüz." diyip sıçrayarak ayağa kalktım ama dengemi kaybettim. Düşecekken komidinden destek aldım ve bir adımda odadan çıktım. Bir adımda odadan çıkmak için adımımı hayvan gibi açmıştım. Kısaca bacak açmıştım çünkü odadan bir adımda çıkmam için o adımın boyum kadar olması gerekiyordu. Allah'tan esnektim de bacak açabiliyordum. Maddi durumumuz bayağı iyiydi, bu nedenle küçükken bayağı etkinliklere gönderilmiştim. Bale, jimnastik gibi. Maddi durumumuz iyi olduğundan evimiz iki katlıydı ve kolejde okuyordum. Devlet okulunda okusaydım çoktan okuldan uzaklaştırma almıştım çünkü çok kişiyi dövdüm. Ama müdür beni kovacakken annem geliyordu ve müdüre daha çok para veriyordu. Bu nedenle hala aynı okuldaydım. Çok geçimsiz biri olduğumdan dolayı da okulda sevilmiyordum ve bana durmadan sataşanlar vardı ve bu sataşanlar Ege ve Selim ile nasıl anlaştığımı çözemiyorlardı. Çözmesinlerdi zaten, çözmelerini isteyen yok!
Odadan çıkıp ikinci kattaki yani bu kattaki lavaboya girip dişlerimi bir atiklikle fırçalamıştım, fırçamı temizleyip dolaba koydum ve tuvaletimi yaptım. Bunu da nasıl yaptığımı anlatmayacağım artık.😂 Tuvaletimi de yaptıktan sonra ellerimi de sabunlayıp duruladım ve kıyafetlerimi giydim. Bizim okul kolej olsa da maalesef okul kıyafetimiz vardı. Kareli bir etek ve gri bir üst. Okul kıyafetimi giydim. Eteğimin altına da bordo, ince bir külotlu çorap giydim ve ayna karşısına geçip saçlarımı taradım. Fön çektim ve hafif makyaj yaptım. Makyaj derken yani bir eyeliner sürdüm, bir de hafif bordo bir ruj. Rujumun üstüne de dudak parlatıcımı sürdüm. Aynaya son bir bakış attım ve aşağı indim. Mutfağa geçip bir elma yedim. Şimdi dişlerini fırçalayıp elma mı yiyorsun derseniz evet, ben böyleyim. Bir de bu kadar süslüyken nasıl birini dövebilirsin derseniz, yine ben böyleyim diyeceğim.
Elmamı yedikten sonra anneme el sallayıp çantamı tek omzuma taktım. Çantam dün akşamdan hazırdı. Sehpanın ortasındaki telefonumu, anahtarımı ve kulaklığımı aldım. Garaja doğru yürürken kulaklığımı telefonuma taktım ve telefonumu açıp radyoya girdim. Dinleyecek düzgün bir şarkı bulamayınca kulaklığımı çıkardım. Bu sırada garaja varmıştım, Arabaya bindim. Anahtarımı çantama koydum ve camdan bakınmaya başladım. Hava yağmurluydu, bu nedenle botlarımı giymiştim. Botlarım krem rengiydi.
Telefonumu açıp kilidini girdim ve menüden Wattpad uygulamasına girdim. Okula gidene kadar birkaç bölüm okuyabilirdim.
YOU ARE READING
ALONE
Teen FictionHikaye isminden de anladığınız üzere ben yalnızım. Ya aslında tam da yalnız değilim. Arkadaşlarım var, hem de iki tane. İki tane bana yetiyor. Öyle herkesle de arkadaş olan tipleri sevmiyorum. Erkekleri kadınlardan daha iyi arkadaş buluyorum. Herkes...
