Herkesin acıları vardır;herkes birilerini kaybeder ,herkesin canı yanar sadece bazı acılar daha çok yakar canını; daha çok yorar insanı ,daha çok çıkmaza sürükler ve hiç mutlu olamayacağını düşünürsün...
Bende böyleydim işte nefret ediyordum yaşamaktan,kendimden.
Çok canım acıyordu ve geçmiyordu bu acı.
Tam 8 sene olmuştu buraya gelmeyeli ve çok özlemiştim onu.
Gerçi kim annesini özlemez ki!!!??
Annemin mezarının başına oturdum ve konuşmaya başladım.
"Annem,anneciğim seni çok özledim.Sen şimdi neden 8 sene boyunca beni görmeye gelmedin diyeceksin ,gelemedim anne çok denedim o yetimhaneden kaçıp senin yanına gelmeyi ama hep yakaladılar beni.Özür dilerim anne lütfen kızma bana, bak bundan sonra her gün geleceğim söz veriyorum sana.
Genç kız getirdiği çiçekleri annesinin mezarının üzerine bıraktı.Annesi için papatya almıştı.Annesi çok severdi papatyaları.Annesi kızına hep papatyam derdi çünkü beyaz papatyalar masumluğu simgeledi ona göre ve kızı çok masumdu...
Kızın canı yeniden yanmaya başlamıştı ,annesi önündeki soğuk toprağın altında yatıyordu ve annesine sarılamıyordu, ulaşamıyordu ona.
Keşke sen yanımdayken daha çok sarılsaydım sana .Keşke hep yanında olsaydım senin.Keşke hiç bırakmasaydın beni... diye fısıldadı genç kız hıçkırıklarının arasından.
Keşkeler çok fazla acıtıyordu genç kızın canını .Ama o acı hiç geçmeyecekti.Hiç bir zaman mutlu olamayacaktı bunu biliyordu ve artık teselli etmeye çalışmıyordu kendini ...
Genç kız saatlerdir mezarın başında oturuyordu.Hava yavaş yavaş kararmaya başlamıştı ve çok soğuktu.Genç kız üşüyordu ama annesinin yanından ayrılmayacaktı. 8 sene hasret kalmıştı annesine tekrar annesinden ayrı kalmayacaktı.
Zaten gidecek bir yeride yoktu.
Genç kız titremeye başladı bu havada kim üşümezdiki zaten !!?Giydiği hırkaya daha çok sığınmaya çalıştı ama bir faydası dokunmamıştı üzerindeki incecik hırkanın.
Genç kızın uykusu gelmeye başlamıştı ilk başta uyumak istemesede dayanamadı yavaş yavaş gözlerini kapatıp kendini uykunun kollarına bıraktı.
Yine annesiyle beraber uyuyordu genç kız 8 sene önceki gibi yine beraberlerdi eskisi gibi.Eskisinden tek farkı annesi soğuk toprağın altındaydı .Ama olsun annesi yanındaydı en azından beraberlerdi .
Annesinin yanında olduğunu bilmesi bile genç kızın kendini avutmasına yetiyordu.
Genç kız yavaşça gözlerini açtığında hastanede olduğunu anlamıştı.Nefret ediyordu hastaneden çünkü hastaneye her geldiğinde annesinin öldüğü günü hatırlıyordu.
Nasıl gelmiştiki bu hastaneye ?en son annesinin mezarının başında uyuyordu.
Kolundaki serumu çıkarıp yavaşça doğruldu ve yataktan kalktı.
Tam odadan çıkmak için kapıya yönelip kapının kolunu tutmak için elini uzatmıştıki kapı birden açıldı.
YOU ARE READING
Geçmişin İzleri
Teen FictionHerkesin acıları vardır;herkes birilerini kaybeder ,herkesin canı yanar sadece bazı acılar daha çok yakar canını; daha çok yorar insanı ,daha çok çıkmaza sürükler ve hiç mutlu olamayacağını düşünürsün... Bende böyleydim işte nefret ediyordum yaşamak...
