BÖLÜM 1; DUVAR USTASI

37 3 0
                                        


Sabahın erken saatlerinde işe gitmek için evden çıktım. Kapıyı kilitleyip merdivenlerden inmeye başladım. Apartmandan kapısını açınca yüzüme çarpan soğuk hava içime bir ürperti vermişti.
Mantoma daha sıkı sarıldım. Kaldırımda büyük adımlarla durağa doğru yürümeye başladım. Yürürken ayaklarımın altındaki solmuş yaprakların çıtırtı seslerini duyabiliyordum. Birden durup gökyüzüne bakmaya baktım. Gözlerimi kapatıp esen rüzgârı hissetmeye başladım.

Küçükken bunu dedemle yapmaya bayılırdım. Onu bazen çok özlüyordum , keşke hiç ayrılmasaydık dedem. Gözlerimi açıp yanağımdan süzülen yaşları elimin tersiyle silmeye başladım. Çalan telefonum ile çantamdan telefonu çıkarıp arayanın kim olduğuna bakandan açtım.

' Alo '
'Meltem kızım nasılsın' dedi karşıdaki ses. Bu ses İstanbul'da yaşıyan dayıma aitti. Hemen neşelenen bir sesle ile
'Dayım sen misin iyi misin nasılsın yengem nasıl?'
'Dur deli kızım bir nefes al biz iyiyiz ben sana bir şey demek için aradım'
'Buyur dayı kötü bir şey yok değil mi ?'
'Yok kızım yok Sen benim evdeki deliyi biliyorsun işte bu sene üniversiteye başlayacak '
'Biliyorum dayı ' Dedim gülerek Dayım her zaman ben ve Aysu'ya deli kızlarım derdi.
' Evet benim deli kızım senin yanına gelecek okumaya bunun için aradım seni'
Dayımın dediği şeyleri idrak etmeye çalışırken , Ben napıcam şimdi diye düşündüm. Aslında gelmesi iyi bile gelebilirdi.

'Peli dayım ne zaman gelecek'diye sordum.Dayım gülerek
'Yarın ailecek geliyoruz kızım Hadi kapatıyorum Allah'a emanet ol kızım ' dedi
'Görüşüz dayı' derken telefonu kapatı dayım. Telefonu çantama koyup daha fazla geç kalmamak için durağa doğru yürüdüm...

........

Bugün de eve para alamadan gidiyordu. Hüznünü yaşayan duvar ustası yavaş yavaş eve doğru yürümeye başladı. Eve gidince canından çok sevdiği ailesinin en çok da çocuklarının yüzündeki hayal kırıklığını görmek istemiyordu. Çünkü her seferin de çocuklarının umudunu hep boşa çıkardığına inanıyordu. O da istiyordu her baba gibi evlatlarının rahat ettirmek ama olmuyordu işte elini hangi taşa atsa olmuyordu dedi içinden, 30'un başlarında olan duvar ustası Recep. Bu yuvayı kurabilmek için karısı Esma ile çok zorlanmışlardı.

Esmanın babası onun sadece iki tuğlayı bir araya getiren ahmak olarak görüyordu ve her defasında kızını vermiyordu. En sonunda dayanamayan Recep Esma'sına olan aşkından o kaçırıp bu şehire getirmişti. Onlar gelmişti gelmesine ama onlar için daha bitmeyen fakirliğin başlangıçı daha yeni başlıyordu. Eve geldiğini gören adam, Keşke ev daha uzakta olsaydı diye düşündü. Eğer eve geç varırsa çocukları yorgunluktan uyuya kalırlardı ve onu göremezler diye düşündü. Korkunun ecele faydası yoktur diye tekrar etti Recep. Başını bıkkınlıkla sallayıp kapıyı tıklatmaya başladı. Her zamanki ki gibi mahcup şekilde kafası eğip kapısının açılmasını bekledi. Kapıyı açan hanımı ürkekçe kafasını uzattı. Gelenin kocası olduğunu gören Esma umutla kocasının yüzünü baktı. Kafasının eğik olduğunu görünce kocasının yine para almadığı anladı. Olsun dedi genç kadın bir kapıyı kapatan Allah elbet bir kapıyı açardı. Esma kocasının girmesi için kapıyı açtı. Kendisine açılan kapıya bakarken mahcuptu Recep. Karısının kendisine gülümseme ile baktığı gören adam içeri girdi. Ayakkabılarını çıkarıp eve girip karısına;

'Selâmünaleyküm Esma'm '

'Aleykümüsselam Hoşgeldim canım'

'Hoş bulduk çocuklar nerde?' diye sordu Recep

'Erkenden yattılar gel yemek ye açıkmışsındır'

Karısının hiç bişey olmamış gibi davranması adamın bir kere daha aşık olmasını sağlamıştı.
Adam kapıyı kapatıp solana doğru ilerledi.
Karısı sofra bezini yere serip tepsiyi üstüne bıraktı. Recep karısına gülümseyek bakıp yere diz çöküp oturdu. Karısıda karşısına oturunca ellerini ekmeğe doğru uzatıp önündeki çorbaya bandı. İlk lokmasını ağzına atıp çiğnemeye başladı. O sırada ise kapıları çalmaya başladı. Esma yerinden tam kalkacakken Recep elinden tutup ben bakarım anlamında kendini gösterdi. Adam kapıya yönelip kapıyı açtı.
Karşısında siyah takım elbiseli iki adam gördü.
'Buyur efendim' diğerinde yaşça daha büyük olan adam gözlüğünü çıkarmadan konuşmaya başladı.
'Duvarcı Recep sen misin?' Diye sordu
'Evet benim bir şey mi var?'

'Bir duvar işi var gelip duvara bakarmısın? diyecektik'.
Recep hayatı boyunca hiç bu kadar mutlu olduğunu hatırlamıyordu içinden Rabbine bir kez daha şükretti.
'Peki biraz beklermisiniz' diye sordu adamlar. Adam kafasını sallayınca salona döndü Recep, meraklı karısına baktı.

'Bir iş var Esma'm duvar işi ona bakmaya gidiyorum'

'Gece gece nereye Recep'

'Bir duvar işi var bakıp gelicem dedim ya'

'Yarın gitsen Recep olmaz mı?'

Recep gülerek karısının alnını öptü. Sonra çocuklarının yanına gidip onları da öptü.
Recep kapıya doğru gidince karısı da peşinden gitti. Esma akşam akşam Recep gitmesini gerçekten istemiyordu. Yarın sabah da gidebilirdi ama gelde Recep'e anlat.Recep adamların gösterdiği arabaya binerken Esma'nın içinde kötü bir his vardı...........





You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Aug 27, 2017 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

KAYIP BEDENLER Stories to obsess over. Discover now