-10-

160 8 1
                                    

@__FinnickOdair_'nin anısı

Ben Hector,bakıcı ailesi tarafından melez kampı yakınlarındaki tanrılar ormanında ölüme terkedilmiş olan çocuk.Yaşlı bir savaşçı tarafından 10 yaşına kadar yetiştirilen,ve o yaşlı savaşçının bildiği herşeyi öğrenen Kartal Ana'nın en büyük oğlu.10 yaşına geldiğinde yaşlı savaşçının adının Kızagan olduğunu bilen ama bir tanrı olduğunu bilmeyen bir çocuk.

10.Yaş günümde yaşlı savaşçı parıltılar içinde değişime uğrayıp daha genç bir adama dönüştü,kendini tam olarak kim olduğunu ve neler yaptığını anlattı.Olanların şokunu atlatmaya çalışırken birde melez kampına bırakılma şokunu yaşadım.

Beni yetiştiren adam beni terketmişti,bana söylediği son söz ''Birgün gerçek iki savaşçı gibi savaşacağız,o gün kazanan bu kainattaki en güçlü savaşçı olarak kendini ispatlayacak.Sen öğrendiklerinin üstüne daha çok şey kat,ve en iyisi ol,masumları koru kötülerle çarpış.Sen Kartal Ananın oğlusun,pes etme,yeniden ayağa kalk,daha güçlü bir şekilde.Yollarımız şimdilik burda ayrılıyor,hoşçakal'' bunu dedi ve bana verdiği iki valryan kılıcı ile birlikte birdaha onu görmedim.

Kampta yaşıtlarımdan çok daha iyi bir savaşçıydım,herkes Kartal Ananın oğlu olduğuma şaşırıyor Kızagan tanrının oğlu olduğuma inanıyorlardı,fakat her yere düştüğümde daha vahşi ve daha güçlü olarak kalkıyor rakiplerimi yeniyordum.

14 yaşıma geldiğimde ilk arena oyunlarına katıldım ve diğer 23 melezi tepegözlere yem ettim.Zaman içinde benimle rakip olabilecek kimse kalmamıştı,Kızagan tanrının çocukları bile karşımda fazla dayanamıyordu.

Gün içinde kamptaki gölde yüzer,ve güzel denizkızlarıyla takılırdım.Kızlar genelde diğerlerini teke tekte yendiğimi görür ve alkış yağmuruna tutup bana hayran olurlardı.

Ben de gönül eğlendirmek için onlarla takılırdım,15 yaşımda kamptakiler iki kardeşim daha olduğunu ve onunda şimdi geldiğini söylediler.Adları Ata ve Eylül olan bu çocuklar 10 yaşında düzgün ve terbiyeli bir çocuklardı,Kartal Ana barakasındaki oda arkadaşım olacaklardı.

Geceleri antreman yaptığım için sabaha karşı uyuyup kahvaltı zamanında uyanırdım.Bir gece yine kılıçlarımla antreman yaparken yaklaşık 6-7m uzağımda Ata'da hareketlerimi tekrar etmeye çalışıyordu,ilk başlarda umursamadım,fakat her gece beni izleyip hareketlerimi yapmaya çalışıyor başarısız oldukça tekrar tekrar deniyordu.Bu süre zaafında savaşmam yasaklanmıştı,çünkü rakiplerimi ya ağır yaralıyor yada sakat bırakıyordum.Sadece oyunları izleyip antreman yapıyor ve Kızagan ile yapacağım büyük karşılaşmaya hazırlanıyordum.

Bir gece yine aynı şekilde ben hareketi yapıyorum ve Ata'da hareketimi taklit ediyor.Yanlış yaptığı zaman denemeye devam ediyordu ama en sonunda kılıçları bırakıp barakadan ok ve yayını aldı pencereden bana ok fırlattı.Gözlerimi kapattım ve okun uğultusunu dinledim.Tam zamanında yana çekilip oku tuttum ve,

''Sessiz ortamlarda bunu yapma,özellikle karşında gerçek bir savaşçı varsa'' dedim,aşağıya indi ve kılıçları aldı,

Hareketleri yapmaya devam ettim,oda benimle yapmaya çalıştı.Hata yaptığında bu sefer ona doğrusunu gösteriyordum.Zamanla kendini geliştirdi ve oyunlarda beklenmeyen bir zafer serisi yakaladı.Her kazandığında bana göz kırpıp el sallıyordu.Bu beni mutlu ediyordu açıkçası.

Kampta Ata benim en değer verdiğim kişi olmuştu zamanla.

Birgün Ata'ya ve Eylül'e verilen görev beni onlardan daha çok endişelendirmişti.Erlik Han'ın dokuz boğasından birini getirmesi istendi,hazırlığını yapıp haber vermeden gitmişlerdi.

Bir hafta,iki üç... yedinci haftada bir boğayla geri döndü.Görevini tamamlamış gerçek bir melez olmuştu.Herkes çok zaman geçmeden bana görev verileceğini biliyordu,ve o gün geldiğinde herkes benim ölümüme kanaat getirmişti bile.

Ancak bir ilk olmuştu Bügü Tegin bu görev için bir grup kurabileceğimi söylemişti,kardeşlerim Ata'dan ve Eylül'denbaşka kimseyle muhattap olmadığımdan grubun geri kalanını onların güvendiği ve macera yaşamak isteyen arkadaşlarını seçmesini söyledim.Sevinçle kankalarına doğru koştular,ben de son birkez denizkızlarıyla beraber olmaya gittim.Geri dönmeme olasılığını düşünürsem son bir kez daha kızlarla beraber olmak kötü bir fikir değildi....

Ve görevide unutmamak lazım.ERLİK HAN'IN YEŞİL KILICINI GETİRMEK.... bunu yapabilecekmiydim acaba,herşeyden önemlisi kardeşimi bu işin içine sokmakla doğru birşeymi yaptım bilmiyorum....

Melez AnılarıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin