Kendilerini zaman yolculuğu içinde bulan bir kadın ve bir erkeğin aşkı...
Bir yandan zamana karşı mücadele ederken diğer yandan da aşklarını yaşamaya çalışacaklar...
Soluksuz macera...
Sıradışı aksiyon...
Eşsiz bir bilim kurg...
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
Boş ıssız karanlık rüzgarın uğultularının duyulduğu bir odada sadece bir saat vardı. Rüzgarla uçuşan perdelerden başka da hiç bir şey yoktu.
Uğultu ve saatin sesleri boş ıssız odada yankılanıyordu.
Kapının kulpu çevrildi ve gıcırtısı bile içeri de yankı yapmaya başladı.
İçeriye kendi kendine sessizce konuşan bir genç delikanlı girdi.
"Yine buradayım...Hiç kimsenin olmadığı yalnız sonsuzluk..."
Genç delikanlı altı kalın kahverengi bot ayakkabı giyiyor zincirli yırtmaçlı kot büyük kemer giyiyordu ki kemerinde kılıfında bir hançer vardı. Delikanlının üstünde deniz mavisi v yaka tişört onun üstünde ise ince bir mont vardı. Sakalsız saçları yandan yukarı kalkmış kulakları kısa üstü uzundu.
Yeşil gözlü siyah saçlı kumrala yakın esmerdi ve yüz hatları altın oranlıydı. Kol kasları belirgin vücudu fit olmasına karşın boyu ortalamanın üstündeydi. Bembeyaz dişleri çenesinde gamzeleri vardı.
Etrafında döndü ve sessizce sadece iri yeşil gözleri ile baktı.
"Az önce burada'lardı. Bu odadan çocuk sesleri geliyordu şimdi ise sadece başlamak üzere olan fırtınanın sesi..."
Genç delikanlı kapı gıcırtısını duyduğu anda hançerini çıkardığı gibi havaya sıçradı ters taklasını atarken zincir mekanizmalı dev hançerini tavana savurarak oraya doğru çekti kendini...
Üzerine gelen kurşunlardan böylelikle an be an sıyrıldı.
"Seni burada bulacağıma emindim." dedi kalın sesli bir orta yaşlı üzerinde sadece siyah renkte kıyafet olan siyah pelerinli ve siyah kapşon'undan yüzü gözükmeyen bir adam ve iki elinde de büyük ateşli silahlar vardı.
Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.