1. Bölüm

7 2 0
                                        

Yıl 1915 ikinci dünya savaşı sırasında, sıradan görünen bir dükkanda Elizabeth adlı bir​ kadın yaptığı şifalı bitkilerle tanılırmış.

Kadının Lena adlı 5 yaşında bir​ kızı varmış. Şifalı bitkiler yanında kara büyülerle de uğraşan bir kadınmış. Bazı insanlar bu kadının deli olduğunu düşünürmüş. Kadının ilginç sözleri insanları ürpertiyormuş ve ilginç sözleri şüpheye düşürüyormuş. Kadının değişik varlıklarla görüştüğü söylenirmiş.

Lena'nın babası annesini bu büyüleri yüzünden terketmiş. Elizabeth'in annesi yani Lena'nın anneannesi bu yaptığı büyülerin bir gün ona ve kızına zarar vereceğini söylüyormuş. Elizabeth annesini umursamıyor ve kızına asla zarar gelemeyeceğini onu daima koruyacağını söylüyormuş ama şu varmış ki, Elizabeth'in çocuğu olmuyormuş.
Çocuk yapmak için kötü yollara , insanların çoğunun bilmediği bir yola başvurmuştu. BÜYÜ.

Normal bir büyü değil, sıradan bir dua okuyup geçilecek bir konuda değildi. Bir yıl boyunca fare, kedi ve kuş adak adadı ve varlıklardan yardım istedi çünkü tanrının ona yardım edemeyeceğini düşünüyordu ama yaptığı büyünün zararını bilmiyordu. Bu sayede çocuğu oldu ama bundan sonra uğursuzluk Elizabeth'in peşini bırakmamıştı. Her pazar bir kedi kurban ediyor ve bunun kanını kara büyüleriyle karıştırıyor ve bunu kızına normal bir çorba gibi içiriyordu.

Ama insanlara yinede çok yardımı dokunuyordu yaptığı şifalı büyülerle,  bitkilerle insanların ufak hastalıklarını iyileşmesinde yardım ediyordu.

Ve gene bir pazar günü saat gece 12 Elizabeth kaseye kedi kanını doldurmuş ve varlıklara teşekkür  etmek için büyüsünü söylemiş şimdi ise bu büyüyü Lena'ya içirmesi gerekiyormuş. Lena uykuya dalmıştı bile Elizabeth Lena'nın yanına gidip

"Zaman geldi kızım haydi." Der, Lena uykulu ve sinirli bir şekilde

"Anne artık bu saçma ayini yapmak istemiyorum" Elizabeth kızına döner ve

"Senin iyiliğin için birşeyler yapmaya çalışıyorum o yüzden sözümü dinle ve şu lanet şeyi iç !" Elizabeth kızgın bir şekilde odadan çıktı lena'nın yapcak bir şeyi kalmamıştı.

Lena Annesine çok kızmıştı o sinirle bütün
Kasede ki kanı yere dökmek istiyodu ama bunu yaparsa annesinin ona kızıcağını hatta onu döveceğini düşünüyodu ve korkuyordu. Lena'nın başka çaresi yoktu yine içmek zorunda kalmıştı. Saatler oldu güneş doğdu iş zamanı gelmişti. Savaş yüzünden kıtlık çekiyorlardı o yüzden kahvaltı zamanları çok kısaydı.

İşler gittikçe kötüleşiyordu insanlar Elizabeth'in yaptığı büyülere artık inanmıyordu. İnsanlar Elizabethe artık deli demeye başlamış ve dedikodular yayılmaya başlamıştı dedikodu'da, Elizabethin kocası onları terkettikten sonra üzerinde yanıklarla ve deliklerle ölü bulmuş. Elizabeth'in voodoo büyüsü yaptığı düşünüldü. Elizabeth bunu yalanlasada aslında doğru olan buydu!

Parasızlık zirvede, savaş bir yandan ve varlıklar Lena'nın nankörlük yaptığını düşünüyor ve Elizabethi uyarıyorlardı. Varlıklar kendilerine unik-ing yani eşsizler denmesinden hoşlanırdı ve Lena bunla çok dalga geçerdi onların bir saçmalık olduğunu düşünürdü. Lena tanrıya inanırdı aneanesinin haklı olduğunu varlıklar gerçekse başlarının derde gireceğini düşünürdü yani Lena büyüden nefret ederdi. Annesi Lenaya bu yüzden çok kızar anneannesini dinlememesini isterdi.

Elizabeth dükkanı açmıştı Lenaya rafların tozunu almasını söylemişti. Herşey çok normal gidiyordu ama bir anda dükkanın camını koca bir taç kırıp geçmişti. Elizabeth şaşkınlıkla Lenaya içerde kalmasını söylemişti Elizabeth yavaşça dışarı bakmıştı. Ne görsün üç ufak çocuk gülerek kaçıyordu etraftan geçen insanlarda Elizabeth'e güldüğünü farketti. Elizabeth o kızgınlıkla herkese bunu ödeteceğini söylemişti. Lena ve Anneannesi yerdeki camları topluyordu Elizabeth ağlayarak içeri kaçmıştı. İnsanlara okadar kızmıştıki ne yapacağını düşünüp duruyordu.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Aug 01, 2017 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

KAYIPStories to obsess over. Discover now