1.Bölüm (Geçmişten Gelen)

3.1K 136 717
                                        

İlk kitabım ve gerçeklerden esinlendiğim bir kitap oldu. Umarım beğenirsiniz. Beğendiğiniz bölümleri oylarsanız ve düşüncelerinizi yorum olarak bırakırsanız mutlu olurum:))
(İnstagram: hsrvelina )

***Yayınlanma tarihi: 2017

Bu kısma okumaya başladığınız tarihi yazabilirsiniz ❤️

🔆

      Yazın ilk günleriydi. Ona rağmen hava dayanılmayacak kadar sıcaktı. Odanın içinde bütün camlar sonuna kadar açıktı.
Dışarıda duran sokak lambalarının ışığı odanın içine yansıyor, perde usul usul odanın içinde süzülüyor, hafiften bacaklarına değiyor ve kendini geri çekiyordu.

Uykudan yarım açılan gözleriyle pencerenin olduğu tarafa doğru baktı, bembeyaz perdelere yansıyan karanlığı gördü. İyice görmek için gözlerini uykuya direnerek araladı. Gördüğü şey sokak lambasının gölgesi değildi, orada biri vardı. Korkuyla pikeyi burnunun üzerine kadar çekti. Uyanık olduğunu belli etmemek için kirpiklerinin arasından izlemeye devam etti. Sesini çıkartamazdı. Onunla aynı odada uyuyan kız kardeşinden başka evde hiç kimse yoktu. İçeriye birinin girdiğinden emindi. Gitmesini beklemekten başka yapacak hiçbir şeyi yoktu. Kaderine razı olmuşçasına gözlerini kapattı.

Göz kapaklarının üzerinden geçen karanlığı hissedebiliyordu. Kalbi çok hızlı atmaya başlamıştı. Bunu net bir şekilde duyabiliyordu. ''Sessiz ol'' dedi içinden. Sonra aynı karartı göz kapaklarına geri döndü. İçinden on'a kadar sayıp gözlerini açtı. Hiç kimse yoktu. Hemen kalkıp pencereyi kapatmak için bir hamle yaptı.

Pencereye yaklaştığında hala orada olduğunu hissetmişti. Aşağı inmek için çabalayan hırsız, yukarı doğru kafasını kaldırdığında ona bakan küçük kızı gördü. Kız panikle geri çekilmek istedi ama adam ani bir hamleyle kızı bileğinden kavradı. Gülümsediği, yüzünde siyah kar maskesi olmasına rağmen gözlerinin mavisine vuran ışıltıdan belli oluyordu.

Mila bir anda terler içinde gözlerini açtı. Yine aynı kâbusu görmüştü. Dadısı hemen ona koştu.
''Mila, yavrum iyi misin?''
''İyiyim Mau, sadece bir kabustu.''
''Yine mi aynı kâbus?''
''Hı hı yine.'' dedi Mila, suyundan bir yudum alarak.
''Aşağıdan bir ses mi geldi? Sen de duydun mu?'' dedi Mila yatağından fırlayarak.
"Saçmalama devenir fou (delirme)"

Bu kez aşağıdan gelen sesleri ikisi birden duydular ve birbirlerine bakarak polisi arayalım diye düşündüler.
Mila telefonunu bulmak için etrafa bakındıktan sonra bir an durdu.
''Kahretsin.''
''Ne oldu Mila?''
''Lanet telefonu film izlerken aşağıda unuttum. Seninki nerede?''
''Buraya koşarken yanıma almadım ki.'' dedi Mau panik içinde açılmış gözleriyle Mila'ya bakarak.
''Mira nerde?''
''Henüz eve gelmedi, saat 1 de geleceğim demişti.'' dedi ve duvarda asılı olan saate baktı.
''Hayır, bu kez sözünde durmasa iyi olur.''

Ne olur şimdi gelmesin diye düşünürlerken Mila saatin 1'e geldiğini fark etti.

Mila, ''Tamam sakin olalım belki unutmuştur, belki trafik vardır, hem Mira bu, ne zaman saatinde geldi ki?'' diye söylenirken dışarıdan gelen arabanın sesini duydu ve pencereye yöneldi. Mira ayakta duramayacak bir şekilde zar zor eve doğru yürüyordu.
''Pştt! Mira!'' diye seslendi Mila.
Mira bunu duymadan kapıya doğru ilerlemeye devam etti.

''Kime diyorum? Miraa! Eve girme, polis çağır.''
Mira zar zor kafasını yukarı kaldırıp;
''Duymuyorum ne diyorsun? Ayrıca 1 dedim 1'de geldim ne istiyorsunuz benden?'' diye bağırıp çantasının içinde anahtarlarını aramaya başladı.
''Yok Mau, bu böyle olmayacak.''
''Ne yapacağız peki?''
''Eline sert bir şey al ve arkamdan gel.''
''Devenir fou Mila!'' (Delirme)

İmkansız AŞKHistórias para pegar e não largar. Descubra agora