İyi okumalar.
Medya; Melis
*
Hani, gerçekten sevdiğiniz biri olur tam 'hayatımın aşkı' ifadesini cuk otutturursunuz ama iki gün sonra pat diye ayrılırsınız.
Şu an o ruh halindeyim vallahi!
"Ya vermiyorum benim o versene be aaa!"
"Sana şu an bu tişörtü vereceğimi sanıyorsan avcu- Aaa Berkay değil mi kız şu?" dediğim anda arkasını dönen Melis'ten tişörtü alıp kasaya koştum. Avcumu yalar gibi yapıp Melis'e sırıttım.
Ben ücreti öderken o da bir şey bulup almıştı. Mağazadan dışarı çıkarken,
"Ee, kıyafet işlerimiz bitti. Şimdi ne yapacağız?" diyen Melis'e dönüp,
"Şimdi, pazara gidiyoruz." deyip güldüm.
"Şaka mı yapıyorsun?"
"Hayır, gayet ciddiyim. Hem neden, bizim diğer insanlardan ne farkımız var?" oflayıp ayağını sürterek yürümeye başladığında kıkırdadım.
-Pazar Yeri-
Esnafların bağırışlarını taklit ederek yürüyen Melis'e dönüp,
"Birazını da sen taşı ya!" diye hayıflandım.
"Bok ye! Beni buraya zorla getirdin. Taşı hepsini pis köpek!" diyince kafamı gökyüzüne çevirip sabır diledim.
Listedeki son sebze olan patatesi de zar zor elime aldığımda pazar çıkışına yöneldik.
"Kanka farkında mısın bir haftadır Berkay'ı görmüyorum." Diyen Melis'e göz devirdim.
"Melis farkında mısın bilmiyorum ama şu an kollarım koptu."
"Hani nerde? Yerde değiller." Deyip kahkaha attı. Cidden şu an böyle bir espri mi yaptı ? Ah! Hadi ama! Melis'in harika (!) esprisine gülüp otobüs durağına elimdeki poşetlerin el verdiği hızla yürümeye başladım.
Onu arkada bırakıp yürüdüğüm için bana yolun ortasında bağıran Melis'i duymamazlıktan gelip otobüs durağına oturdum.
"Lan 'beklesene' diye bağırıyorum sabahtan beri niye duymuyorsun beni? Yoksa... Kız sağır mı oldun seen aayy anaam nere-"
"Cidden duymadığımı mı sandın?" Dedim gözlerimi büyüterek.
"Evet!" Diye çığırdığında ciddi olup olmadığını anlamaya çalıştım. Ciddi olduğunu anladığımda gözlerimi devirdim.
"Aaa! Otobüs geliyor!" Diye bağırınca gözlerimi yumup sabır diledim. Zor da olsa poşetlerle otobüse bindim. Melis ücreti ödeyip anırarak yanıma geldi.
"Allahından bul Melis! Çok kötü ödeteceğim sana bunu."
Normalde 20 dakika olan yol Melis'in beni saniye başı delirttiğinden dolayı bir ömür gibi gelmişti. Eve vardığımızda kapıdan girer girmez böğürdüm.
"BENİ BU ŞEREFSİZLE BİR YERE YOLLAMAYIN LAN BİR DAHA!"
"Ay ne yaptım be!"
"Kız Melis ne yaptın yine!" Diye koşarak geldi Öykü. Elimdeki poşetleri alıp sinirden kızaran yüzüme alık alık baktı.
"Aleyna'm bu tip ne kuzum? Domatese dönmüş gül gibi kız vallahi..." diyip dudaklarını kemirerek mutfağa ilerledi.
Melise parmağımı sinirli bi anne edasıyla sallayıp Öykü'nün peşine gittim mutfağa.
"Ne yaptı yine?" Dedi sebzeleri yerleştirirken.
"Ulan, AVM den çıktık pazara gittik. Hiç bir şeyi taşımadı ya! Kollarım koptu dedim 'hani yerde değiller' dedi. Otobüste burnumla ağzımı kapattı nefes alamadım. Ellerimde de poşetler, bırakamıyorum da dağılırlar diye. Neyse bıraktı sonra, bağıra bağıra şarkı söylemeye başladı sus diyorum susmuyor. Teyzenin birinden azar işitti. Akıllandı mı? Akıllanmadı. Teyzeye 'Yaşından başından utan. Git evinde torunlarına bak ne geziyorsun otobüs köşelerinde' dedi. Teyzeden özür diledim onun adına. Baktım dayanılacak gibi değil kalktım başka yere oturdum o poşetlerle. Geldi başıma dikildi 'Sevgilimi msn den sileceksin' dedi bu sefer dellendim ya!" Anlattıklarımı ağzı açık dinleyen Öykü son dediğimi duyunca anırdı.
"Msn den sileceksin ne ya!" Deyip güldü.
"Sus gülme. Ben gidip duş alıyorum görünmesin gözüme." Mutfaktan çıkıp kapı önündeki ayakkabıları düzledim.
"Hilal nerde?" Diye sordum salona doğru.
"Eline liste verdim gitsin alsın diye. Peynir falan kalmamış evde."
Merdivenlerden çıkarken ağrıyan belimi ovuşturdum. Her yerim ağrıyor mübarek.
Banyoya girip saçlarımı ve vücudumu yıkadıktan sonra bornozumu üzerime geçirip kalın şeysisini bağladım. Havluyu saçlarıma sarıp banyodan çıktım.
"Başım çatlayacak resmen! Allah kahretmesin seni Melis!" Diye hayıflandım banyonun karşısındaki odama geçerken.
Üzerime rastgele bişeyler geçirip telefonumu aldım. Yatağıma uzanıp instagrama girdim.
"Heh, girdik ya tatile atın denizi hemen." Dudağımı büzüp milletin tatildeki storylerine baktım.
"Allah kahretmesin sizi bunları atınca ne oluyor anlamıyorum ki." Diye hayıflanıp telefonumu kapadım.
"Aleyna!" Öykü'nün bana seslenmesiyle ayağa kalkıp aşağı indim.
"Ne var?"
"Hilal marketteymiş çok şey almış gidip yardım etsene ya."
"Sen niye gitmiyorsun ?" Gözlerimi kısıp Öykü'ye baktım.
"Kankacım mutfağı temizliyorum gördüğün gibi. Melis'de senin gazabından korkup dışarı çıktı. Eski mahalleye gidicem belki Berkay'ı görürüm dedi." Oflayıp terliklerimi girdim.
"Böyle mi gidiceksin?" Diyip üstümü süzdü. Kafamı eyip üzerimdekilere baktım. Sarı tavşanlı ince pijamam ve beyaz bi tişört. Ne var ki ?
"Evet beğememedin mi? İki adımlık yer gidip üzerimi değişemem valla." Laf etmesine fırsat vermeden kapıyı ardımdan örterek dışarı çıktım.
"Aleyna Abla! Beni bekle!" Yerimde durup bana doğru koşan Mehmet'e baktım. Ne işi var bu çocuğun burda?
"Nereye kız?" Dedi yanağımı öperken.
"Markete de sen nereye? Ne işin var burda?"
"Yürü hadi ben de markete gidiyorum. Arkadaşın evi var burda onun yanına geldim. Sen ne yapıyorsun?"
"Valla öyle gördüğün gibi."
"Deniz ne yapıyor?"
"Annemin yanında bildiğin gibi işte. İstanbuldalar. Bilmiyorum gelir mi gelmez mi."
"Anladım hadi neyse görüşürüz. Bizimkiler orda" diyip yanağımı öpüp koşarcasına uçtu. Evet koşarcasına uçtu.
"Alleeyyynaaa burdayyııım!"
"Geliyorum dayan Hilal'im!" Diye bağırmasına karşılık verdim gülerek. Yanına ulaşıp poşetleri aldım.
"Kız bu tip ne böyle?"
"Banyodan çıktım vallahi. Üşendim değişmeye." Gülüp koluma girdi. Marketteki kasiyer çocuğu anlatarak yürümeye başladı.
---------
"Yemek çok güzel olmuş. Eline sağlık Şef!" Diyip sırtıma vuran Melis'e delici bakışlarımı gönderdim.
"Sen sus. Tek kelime etme."
"Ne oldu kız yine ne kaçırdım?"
"Sorma Hilal. Hiç bir şey yapmadım vallahi. Tutturdu deli ettin beni diye." deyip dudağını büzen Melisin ağzının ortasına yapıştırdım.
"Allah yukarda Allah!" Diye kızıştım. Gözlerini kısıp dil çıkardı.
"Allahım sabır!" Son lokmamı ağzıma atıp suyumu içtim.
"Ben gidip dizi izleyeceğim. Si yu leytır beybilerim. Sen hariç Allah'ın pisliği" elimi Melis'in gözüne kadar uzatıp geri çektim. Salona geçip ikili koltuğa atladım. Kumandayı alıp televişınımı açtım.
"Sonunda kavuştuk mavi gözlüm." Bilmem kaçıncı tekrarını izlediğim rastgele bir bölüm açıp Damon'umun gelip bana aşk dolu bakışlar atmasını beklemeye başladım.
ESTÁS LEYENDO
Dolunay
Novela JuvenilSıkılmadan okuyacağınız sürükleyici bir hikaye. ** Düz sıradan bir hayata ve eğlenceli arkadaşlara sahip olan bir genç kızın hayatı. Genel derdi; Tüm yaz boyu ev arkadaşarıyla hiç kapatmadığı klimadan ötürü gelen elektrik faturasını nasıl ödeyeceğin...
