İlk Emir

71 5 2
                                        

''Uyan'' diye yankılandı beyninin derinliklerinde bir ses, gözlerini açtığında bir otobüs koltuğunda buldu kendini. Dışarı baktı, o kadar karanlıktı ki kendi yüzünü bile göremiyordu. Neden buradaydı? Nereye gidiyordu? Kendine dair hiçbir şey bilmiyordu. Beyninin içinde yankılanan ama nereden geldiğini bilmediği tanıdık ses. Gözlerini ovaladı, o ağır uykuyu atmak istercesine. Hâlbuki iki saat önce binmişti otobüse fakat hatırlamıyordu. Tekrar camdan baktı dışarıdaki araçların farlarından başka hiçbir şey görememişti yine. İkinci bir ses ''Ön soldan üçüncü koltukta oturan yeşil kareli gömlekli adam, öldür onu'' sorgulamadan, düşünmeden yerinden kalkmıştı bile. Dört sıra önünde oturan adama doğru yöneldi. Gelen komut kafasının içinde gezinirken sessiz sedasız adamın boynunu kırdı. Uyuyan yolcuların, sadece yola odaklanmış şoförün ruhu bile duymamıştı. Tam yerine oturacakken muavinin anonsu ile irkildi.

-Konya'dan İzmir'e yolculuk yapmakta olan Öz Turizm'in sayın yolcuları mola yerine gelmiş bulunmaktayız 30 dakika ihtiyaç ve yemek molası... Sanki her şey zamanı zamanına ayarlanmış gibiydi. Tam otobüsten inecekken kulağında bir ses daha ''Oradan uzaklaş ve kaybol'' istemsizce dönüp çantasını aldı şapkasıyla yüzünü kapattı ve koşar adımlarla otobüsten uzaklaşmaya başladı.

Bir çığlık yükselmişti dinlenme tesisindeki beyaz otobüsten ''Yardım edin, kimse yok mu?'' diye feryat ediyordu bir kadın. Esra, siyah pantolonu ve ceketi ile karanlıkta kaybolurken. Kimi, neden öldürmüştü? Soruları hep çıkmaza giriyordu. Yürüyordu nerede olduğunu bilmeksizin. Afyon plakalı araçlar görüyordu. Ama bu plakanın bu şehre ait olduğunu nereden bildiğini bile bilmeden sanki programlanmış gibi karanlık ve soğuk bir sonbahar gecesinde yoluna devam ediyordu ki zaten programlanmış bir makineydi.

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Oct 07, 2017 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

KomutWhere stories live. Discover now