İlk

17 1 0
                                        

Konuşmayalı aylar olmuş, acılarımı dökmeyeli yıllar olmuştu.

Aldım bir kaç bira gittim sahile, içmeye başladım. Yağmur damlalarının denizle yok oluşunu izledim. Kafamı eğdim bir süre bekledim, başımı kaldırıp yanıma baktım. Kadın sigarasını yakmaya çalışıyordu.

Yağmur yağıyor, yanması zor.

Biranın içine su damlaları düşüyor, sarhoş olman zor.

Sarhoş olmak için içen düşünsün o halde.

Gülmeye başladık aynı anda. Orta yaşlı bir kadın. Sevdiği birisini kaybetmiş de cenazeden çıkmış gibi bir hali var. Siyah gözlük, siyah şal, ağzından aşağı süzülen bir kaç göz yaşı, yüzünde anısı olan morluklar.

Biramdan bir yudum alıp sordum.

Çocuğun mu?

Kocam.

Hayırlı olsun o halde.

Ne demeye çalışıyorsun?

Siyah şalla, gözlükle yüzündeki izleri kapatamamışsın aklında kalan izler gibi.

Göz yaşı sonunda boynundan süzülüp gitti. Ben de bitirdiğim biramı yere koyup, yavaşça doğruldum.

Karşılıklı sırıttık.

Diğer biramı ve çantamdan çıkardığım kitabımı banka koydum.

Teşekkür ederim.

Sarıldık birbirimize, yürümeye başladım. Yağmur daha çok şiddetlenmeye başladı. Beşiktaş Merkezinde dolanmaya başladım. Bütün insanlar bir yerlere koşuştururken evsiz bir adam sokak ortasında bağırıyor.

Yağmuru sevin, kaçmayın. Severseniz ıslanmanın bir önemi kalmaz.

Uzaktan ben de bağırmaya başladım ellerimi açarak.

Ya biz kaçmayı bırakınca o bizden kaçmaya başlarsa?

Seven kaçar mı?

Sevgisi yalan olduktan sonra kalmasının ne önemi kalır?

Gülmeye başladık. Bizi izleyen insanlar da gülmeye başladı.

Göremediğin DetayStories to obsess over. Discover now