Hayatımızda bizi etkileyen neler olabilir?Olsa da bu değişiklikler hayatımızın geri kalanında bizi yönlendirme gücüne sahip midir?Benim hayatımın dönüm noktasıydı o..Can.Canım...
16-17 yaşlarındayım o zamanlar.Aklım bir karış havada.Lise 2'de falandım.Her şey benim için güllik gülistanlıktı.Ta ki onu görene kadar.
-Yavaş olsana be hayvan.!
-Önce sesini kızsana bi sen!
Sesindeki öfke beni korkutmuş olmalıki başımı öne eğdim.
-Ne oldu bir korktun sanki?
Bir dakika,bir dakika.Ne gülüyordu o öyle.
-Eee tamam o zaman kusura bakma.E tanışalım madem öyle.
Durumu toparlamaya çalışıyordum.Sanırım hayvan demek fazla kabaca olmuştu.Ve bunu telafi etmem gerektiğini düşündüm.
-Ben,ben Canan.
Diyebildim kekeleyerek.Kafamı kaldırdığımda gözlerinin yeşilini gördüm.Ama değişik bir yeşildi bu.Anlat deseniz anlatamam.Öyleydi işte..Muhteşimdi.
Biraz sonra gözlerimi gözlerinden çektiğimde yani o "Mükemmel"hayal dünyamdan ayrıldığımda önümde el salladığını gördüm.Sanırım bu beni hayal dünyamdan çekip,çıkarmak içindi.
-Bakıyorumda gözlerimde kayboldun.Çok istersen daha çok bak.Çünkü bunları sana veremem.
Dedi kahkaha atarak.O sırada gözleri kısıldı,çok tatlı gülüyordu.Bir de gamzesi vardı.
-Ohoo sen böyle her seferinde dalıp gidersen tanışmamız akşamı bulur.Bu arada ben Can.
Adını söylediğinde ad benzerliği tebessüm etmemi sağladı.
-Marka gibi Can ve Canan.
-Bencede...Ya kusura bakma ben sana hayvan dedim.Sana bunu nasıl telafi edebilirim.?
-Gel bir kafeye gidelim.Hem birbirimizi daha iyi tanırız.
Başımı onaylarcasına aşağı yukarı oynattım.Daha sonra kolunu bana doğru uzattı.Buda demek oluyor ki koluna girmemi istiyor.Utanarak koluna girdim.Yolda ne ben konuştum,ne de o.Nedense bir huzursuz olmuştum.Nedenini kendi içimde her ne kadar muhakeme etmek istesemde başaramadım.Kendime sorduğum her sorunun cevabı yanıtsız kaldı.Ya da yanıtsız bırakmak zorunda kaldım..
-Canan,ne içmek istersin.?
Diye sorulan soruyla kendime geldim.
-Ben sadece su içsem yeter.
Diyebildim.Can'ın bana olan bakışları beni rahatsız etmeye yetmişti.
-Sen iyimisin?Gelirken ve geldiğimizde de hiç konuşmadın?Bir şey olduysa anlatabilirsin.
Bu konuşması ona olan güvenimi hala yükseltmiş sayılmazdı.Kimseye kolay güvenemem ben..
-Yo,yo iyiyim ben.Sadece yorgunum o kadar.Gece geç saate kadar çalıştımda.
-Hazır çalışmak derken.Ne okumayı düşünüyorsum?
Bu soru karşısında hiç zorlanmadım.7 yaşından beri mimar olma hayali kurardım ben.Şuan da o bölüm için araştırma yapıyorum.
-Mimarlık.Peki sen?
-Ben mi?Ben Avukatlık okuyorum.Zaten bu benim son senem.Seneye üniversite.
Sesindeki o tını bu durumdan ne kadar mutlu olduğunun göstergesiydi.Bir insanın her konuda kararlı olması,belki de ilerde önemli kararlar vermesine neden olacak en önemli etkendir.Ben kararlı olmayı annemden öğrendim.Hiç bir zaman pes etmezdi o.Örnek alınabilecek en mükemmel insandır benim için.Bana hep destek olur.Babamla ayrıldıktan sonra annemde olan vekaletim aralarında her ne kadar sorun oluştursa da halledilmişti sonucunda.
-Canan,sen gerçekten iyi olduğuna emin misin?Bak iyi değilsen kalkabiliriz.
-Bencede kalkalım.Yarın önemli bir sınavım var.
Bana olan tebessümü içimi ısıtmaya yetmişti.Bende karşılık olarak ona tebessüm ettim.
-Seninde gamzen var.Hemde Belediye çukuru gibi.
Kahkahası kulağımı okşarken,bende kahkaha atarak ona eşlik ettim.
-O ne biçim benzetme be.
Deyip elimi yumruk yapıp omzuna hafifçe yumruk attım.
-Bilmem,bana bir arkadaşım derdide.
Deyip açıklamasınıda yaptı.Yine gözlerimiz buluşurken bu sefer o benim gözlerime takılı kalmıştı.Göz rengim Açık kahverengiydi.Onunkilerle alakasız.Ne buluyor ki gözlerimde.
-Gözlerin en az yüzün kadar güzel...
Bu iltifat kendime gelmemi sağladı.İlk gün için bu kadar yakınlaşma benim için çok fazlaydı.Sonuç olarak daha yeni tanıyorduk birbirimizi.
Ama hayat bu işte ne getireceği belli olur mu.?
O yüzden dünde kalmayıp bugüne,bugünde kalmayıp yarına bakmalıyız..Ne de olsa Hayat devam ediyor..
YOU ARE READING
"CAN'A CAN"
Teen FictionCan ve Canan'ın aşkı bu.Büyük,güçlü,dirençli! Sen dedim; Sen benim Can'ımsın! Bana baktı gözlerinin yeşiline öldüğüm. -Ama sen benim İçimdeki Can'ı öldürdün dedim öfkeyle. Ne diyeceğini bilemez şekilde yüzünü indirdi yere. -Canan... Ağzından dökülen...
