HASTANE
Kapıya vurdum ve kararlı bir şekilde Hastane Başhekimi Mehmet hocanın odasına girdim. Hafif tebessümle selam verdim ve konuyu fazla uzatmadan neden burda olduğumu açıkladım.
- "Ben tayin istiyorum hocam, istanbul benim mesleğimi devam ettirmek istediğim şehir burasi değil artık . Bu şehir bana annemi unutturmuyor acım her geçen gün artıyor. Bana ihtiyacı olan birçok insan var onlara yardım etmek , hizmet vermek istiyorum burdan uzaklaşmam gerek ancak bu şekilde düzelebilirim. "
-" emin misin zeynep ? Acını anlıyorum çok zor zamanlar atlattın. Hepimiz için çok acıydı. Annen benim de arkadaşımdı. Ve bu büyük bir karar doğu da görev yapacağın hastanelerde şartlar burdaki kadar iyi değil. Diğer bir husus ise senin gibi iyi bir doktoru kaybetmek istemem."
-"Eminim hocam şartların nasıl olduğunu da biliyorum bunlar sorun değil alışırım. Oralarda insanlar doktorlar olmadığı için ölüme terkedilmiş hâlde çaresiz durumdalar. Burası da Türkiye toprakları orası da. Kararımda netim kendimi başka türlü toparlayamam"
-"Pekala zeynep senin bu duyarlılığın beni gururlandirdi daha 1 sene olmadı Anneni kaybedeli ama mesleğin için herşeyi yapıyosun. Gideceğin yerde sana başarılar dilerim."
-"Teşekkürler hocam siz gerekli işlemleri başlatırsınız. " elini sıktım ve odadan ayrıldım.
2 hafta içinde gideceğim hastane belli oldu bundan sonra hayatıma devam edeceğim yer Tunceli , Tunceli devlet hastanesi. Biletimi en yakın tarihe aldım yarın akşam gidiyorum bu şehirden. Eşyalarımı toplamaya başladım. Evim kiralıktı 2 arkadaş kalıyorduk. Merve ve ben. Üniversiteden beri yakın arkadaşım her anımda yanımda oldu. Okulum bitince TUS 'a hazırlanmak icin ailemden ayrılıp merveyle eve çıktık. Sonrası ise tam bir yıkım.
- 5 Ay Önce -
İstanbul da seçkin doktorların görev yaptığı çok iyi bir hastaneye verildim. O güne kadar herşey çok güzeldi hayalimi gerçekleştiriyodum. Ama o gün. . 15 Aralık. Gece 2 buçuk sularıydı nöbetteydim. Kantinden kahve aldım. Acile iniyodum ambulans sesini duydum 2 ambulans ard arda hastaneye giriş yaptı. Direk acil kapısına koştum. Ambulansın arkasından hastaneye giriş yapan araç bi an inanmak istemedim ama babamın arabasıydı babam arabadan indi. Ve üstü başı kan içerisindeydi Annem yoktu yanında . Ondan sonrasını az çok tahmin edersiniz. Ellerim titremeye başladı kahveyi elimden bıraktım. Ambulansın kapısının açılmasını beklemeden ben açtım ve kimsenin bisey yapmadigini gördüm. Beyaz bi carsafla örtülüydü ordaki kişi. Kaldırdım çarşafı ve Annem , Annemi gördüm. Üstünü beyaz çarşafla örttükleri kişi Annemdi !başından yaralanmıştı yüzü kan içerisindeydi göğsü bir dakika annemin göğsünde bir şey vardı. Göğsüne cam girmişti. Ve Attığım çığlık dayanılmazdı kendi sesim kendime ürkütücü geldi ve atabildiğim kadar çığlık attım beni arabadan indirdiler. Mehmet Hoca konusmaya başladı :
-" Zeynep çok üzgünüm kaza yerine gittiğim de Annenin kalbi çoktan durmuştu. Yapacak birşeyim kalmamıştı. Kalp masajı yaptım ama geri getiremedim çok üzgün..." gözlerim kararmaya başladı bedenim çekildi ve devamını duyamadım. Uyandığımda Merve başımdaydı ve ağlıyordu "Zeynep çok üzgünüm. " daha fazla konusamadi. Serumu çıkartıp hemen en alt kata koştum. Babam oradaydı Morg'un kapısına dayanmış ağlıyordu kimseyi içeri almıyorlardi ben kapıya koştum babam kolumdan tuttu kızım dur girme içeri dedi kolundan kurtulup içeri girdim.Iste o an Ölene kadar unutamayacağım o an .. Buz gibi morg benim bile bedenimi titretmisti Merve de arkamdaydi koluma girdi. Anneme yaklaşamadım bi süre baktım sadece uzaktan. Merveye çıkmasını söyledim çıkmayacağını söyledi bağırdım ve çıkardım. Anneme yaklaştım çarşafı açana kadar geçen süre içerisinde bunun bi rüya olmasını diledim ellerimin titremesi durmuyordu kaldırdım çarşafı daha önce çok ölüme şahit olmuştum ama hiç biri böyle tarifsiz değildi. Annemin üzerine kapandım ne kadar öyle kaldım bilmiyorum anneme sarıldım uzun uzun. Bu anın bitmeyecek olması için dua ettim. Babam girdi odaya beni kaldırmaya çalıştı annemin üzerinden.
"Baba annem geri gelmiycekmi? "
Ağlıyordum konuşamayacak derece de çok ağlıyordum. Babam da ağlıyordu. " zeynep kızım çok özür dilerim böyle olmasını istemedim ben cok özür dilerim. " o zaman anlamamıştım babamın neden benden özür dilediğini. Babama sarıldım anneme veda edip çıktım odadan. Sevdiğiniz birini mezara koymak öylesine zor öylesine dayanılmaz birşeymiş ki yaşayınca anladım. Elinden kayıp gidiyor ve sen hiç birşey yapamıyosun çaresizsin. Cenazeden sonra herkes gitti ben o gece annemin yanında kaldım. Sabaha kadar konuştum annemle . Hava aydınlanmaya başlamıştı. Telefonumu açtığımda 100'e yakın arama ve bi o kadar mesaj vardı. Annemin toprağından biraz elime alıp mezarlıktan ayrıldım. Eve gittigimde babam beni bekliyordu beni görür görmez koştu sarıldı. Bende ona sarıldım ondan başka kimsem kalmamıştı artık. Babasına aşık bi kızdım her zaman ben. Babam benden özür dilemeye devam etti o zamanda anlamamıştım benden neden özür dilediğini. Günler bu şekilde geçti taziye ziyaretleri, teselli sözleri. Aradan 2 hafta geçmişti her gün annemin yanına gidiyodum. Babam üstüme daha fazla düşmeye başladı babamla kaliyodum. 2 haftanın sonunda kendimi toparladım ve hastaneye döndüm. Alışmaya çalışıyordum annemin yokluğuna. Güçlü kalmaya çalışıyordum Merve bizde kalıyordu hiç yanlız bırakmadı beni kendimi toparlamamı o sağladı bir nevi. 1 ayın sonunda eve daha az gitmeye sürekli nöbete kalmaya başladım. 3-4 güne bir eve uğruyodum. Mehmet hoca sürekli beni kontrol ediyodu , önerilerde bulunuyordu. İzine ayrılabileceğimi söyledi ama istemedim çalışmak daha iyi geliyordu. Aylar böyle geçti 5. Ayın sonunda artık daha iyiydim gülmeye başlamıştım arkadaşlarımla görüşüyodum. Kendi evime dönmüştüm.
YOU ARE READING
Yeniden Başla! 🗣
Teen FictionUmudunu kaybedip uzun yolculuklara kaçanların kaleminden. .
