• Bölüm 1

1.4K 96 60
                                        

Başlangıç tarihinizi yorumlara alabilirim ❤️

Sabah gözümü günün ilk ışıkları ile açtım ve kendi kendime "Bugün her şey çok güzel olacak." dedim.
Yatağımdan, yorganımdan ayrıldım ve banyoya giderek elimi yüzümü yıkadım. Beyaz bir t-shirt, altıma da siyah şort geçirerek merdivenlerden "Günaydın" diye bağırarak indim.

"Günaydın yavrum" hemen annemin yanına gidip yanaklarına en bir öpücük bırakarak masaya oturdum.

Annem Emel, kendisi babamın beni iki yaşımda terk edişinden  sonra bana hem annelik hem de babalık yapmış hayatımda en değer verdiğim kadın. Zaten ikincisi de İpek, kendisi en yakın arkadaşım olur yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez.
*
Kahvaltıdan sonra anneme
"Anne ben İpeğin yanına gidiyorum" dedim.Annem başını sallayınca cüzdanımdan  para alıp kot şortumun arka cebine sıkıştırıp, kapıdan çıktım.

KİME; İPEK BÖCEĞİM

Yavrum, sahile gel

diye mesaj atıp kayalıkların üstüne oturdum.

Arkamdan hayvanca birisi abanınca küfür edip üzerimden ittim."Salak mısın? belim kopacaktı hayvan" beni hiç tınlamayıp karşıma oturup "Bomba şeyler oldu" diyerek dedikodu verdi.
***
"Hadi size gidelim, Emel teyzemin lezziz kurabiyeleri yemek istiyorum" deyip kalktı. Bende ona eşlik edip kalktım.

Kendi kendini davet eden canım arkadaşım (!)

Evimizin önüne geldiğimizde kapının önünde bir adam görünce kaşlarımı çattım. Annem ağlarken o adam gülüyordu.

Koşarak anneme sarıldım. "Ne oldu anne? niye ağlıyorsun?" annem bana yaşlı gözlerle bakıp "Babanla gidiyorsun" deyince "Ba-ba BABA mı?" dedim. Annem daha çok ağlamaya başladı."Bu mu benim babam? Beni 2 yaşında terk etmiş olan?"dedim ses tonumu yükselterek." Şaka mı yapıyorsunuz ya? Bu adamı tanımıyorum ben!" dedim baba denilen şahsiyete bakarak.
"Böyle olması gerekiyor." diye ağlamaya devam etti annem.

"Annen doğru söylüyor benimle İstanbul'a geliyorsun, eşyalarını toparla
1 hafta sonra  yola çıkıyoruz"

Bir şey dememe izin vermeden arabasına atlayıp gitti. Anneme bakıp "Bu ne demek oluyor?" diye hayretle sordum. "Merak etme sadece 6 ay" lafını duydum odama giderken.

Sinirle odama gittim. Hiçbirşeyi kafam almadı. Nasıl ya? Nasıl? Adamı tanımıyorum ve 6 ay yani,24 hafta hatta 168 gün hatta ve hatta
4032 saat nasıl beni ona emanet eder?
[ umarım yanlış hesaplama değildir öşşwöwö ]

Hiç tanımadığım sadece adının Erdem diye bildiğim bir adamla 6 ay boyunca aynı çatı altında bulunmak ve annemin bunu sanki çok normal bir şeymiş gibi söylemesi benim iyice sinirlerimi bozmuştu.

Sinirden ağlayan bir insan olduğum için kapımı kitleyim gözümden dökülmeye hazır gözyaşlarına izin verdim..

6 gün sonra;

Mesaj sesiyle telefonuma baktım.

KİMDEN; İPEK BÖCEĞİM

Annem marketten bir şeyler istiyor gel beraber gidelim

Ona tamam temalı bir mesaj attıktan sonra annemin yüzüne dahi bakmadan iki sokak ötedeki markete gittim.

Evet tam 6 gündür annemle konuşmuyordum, ona her baktığımda babamın yanına gideceğim aklıma geliyordu.

Markete girdiğimde İpek de beni sebze reyonunda bekliyordu, ona yarın gideceğimi hatırlattım ve yüzü beş karış düştü.

Abur cubur reyonuna gittim ve cipslere baktım. İstediğim cipsler yukarı da olduğu için ayaklarımın ucuna basarak yükseldim. Ama hala boyum yetmemişti. Sonra arkamdan bir çift el cipsleri alıp bana verdi.

Ona tam teşekkür edecekken "Bücür" diye mırıldanmasını duyunca hayır mırıldanma değil resmen bağırmıştı!

Bu nasıl bir seyivesizlik?

"Zürafa uza!" dedim 'hadi işine bak' der gibi, ama o zürafa bunu böyle anlamayıp,

"Bence sen uzamalısın."

----

Umarım beğenmişsinizdir.

Okuduktan sonra beğenip yorum atmayı unutmayın.

YENİ HAYAT/DüzenleniyorStories to obsess over. Discover now