Konuya nasıl başlasam hiç bilmiyorum. En iyisi sıfırdan başlamak.
Ben Kürşat işci bir babanın en küçük oğluyum doğumum baya bir sıkıntılı geçmişti zaten birdahada doğum yapamaz demişlerdi babama, annem için. Hayata ilk 1-0 yenilgiyle ozaman başlamıstı. Benden büyük bir ağabeyim var aramizda 12 yaş vardı beni herzaman gezdirir istedigimi alırdı. Bir o kadar da başına buyruktu babamı hiç dinlemezdi kafasına göre takılırdı bilhassa.
Dışarda geziyorduk bir öğlen vakti. Hafta sonu tabi okullar tatil ağabeyim de pek gitmezdi zaten okula ara sıra uğrardı sadece rahat biriydi bende öyleyimdir rahat bir insanım ama gerektiği zaman sorumluluğumu bilirim.
Neyse bu kısmı geçelim nerde kalmıştık?
Ha evet geziyorduk. Semtte bir oyuncak dükkanı vardı tam onun önünden geçerken oyuncak tren gördüm,çocuğum ozaman tabi 4,5 5 yaşımdayım heveslendim. Direk abime söyledim çekinmezdim ondan bir dediğimide iki etmezdi zaten.
-abii abii bana bunu al bana bunu al diye
bağırıyordum sokağın ortasında direk girdik dükkana zaten. O treni sordum biraz pahalıydı abim de bana dönerek
-Canım kardeşim yarın alsak olur mu dedi bana?
Bende kafamı salladım tamam maksatında.
Biraz üzülüp kırılmıştım aslında icim burkulmuştu o an benim olmadığı icin ama biliyordum abim sözünü tutar napar eder alırdı. Ufak bir gezintiden sonra eve gelmiştik günün yorgunluğu ile uyuya kalmıştım. Ve yarın. O kara gün olmuştu...
YOU ARE READING
KIYIDAKİ SON VAPUR
Non-FictionBen hayata onunla doydum, acıları onunla paylaştım. Sevmeyi onunla öğrendim, belki de adam olmayı. Sahip çıkmak mı? Ben onu kalbimde sakladım, yüreğime gömdüm. Peki şimdi ne yapacağım. Çekip gidecekmiyim yoksa onunla KIYIDA Kİ SON VAPUR'A binip uzak...
