Bazı soğuk, karanlık ve sessiz geceler zihnimde birbiriyle örtüşmeyen binlerce düşünce yalnızlığımı, çaresizliğimi acımasızca yüzüme vuruyor.
Sözde annem... Sanki 'herşey şakaydı seni kandırdım.' deyip biryerlerden fırlayacak.
Evet kandırıldım ama bunların hiçbiri şaka değil. Hala annem diyebildiğim kadın ruhumdaki kapanmaz yaraların yegâne faili.
Hani çocuklar vardır. Büyürken ilk düşünmeye başladığı şeyler hangi oyuncağıyla ne oynayacağıdır.
Ama bir çocuk var ki onu daha iki aylıkken bırakıp giden annesinin zihniyetini anlamaya çalışmış, sayı saymayı bile geleceğini düşündüğü annesini beklerken öğrenmiş. Elbette bu çocuk da oyun oynamış oyuncaklarıyla. Mesela birgün sokakta bir oyuncak bebek bulmuş. Ona öyle güzel bakmış öyle sahiplenmiş ki annesinin onun için yapmadıklarını o kız çocuğu oyuncak bebek için yapmış. Onu hiç yanından ayırmamış. Ve o kız çocuğu bu hayattan bir şey öğrenmiş "İnsanın ruhundaki yaralar onu öldürmez; alıştırır, büyütür ve güçlendirir."
Evet o çocuk benim. Ruhunda yaraları olan. O yaralar kapanmaz, belki acılarım dinmez ama onlar artık benim dostlarım. Beni hiçbir zaman bırakmayan bırakmayacak olan dostlar. Bu yüzden ilk günkü kadar kanatmıyor yaralarım. Ne kadar kabuğu soyulsa ve ne kadar tuz basılsa da.
Ve evet ben SEYHAN GÜREL .
Antalya'da sakin bir kenar mahallede bordo boyalı olan apartmanın 3. katında oturuyorum. Tıbbın tam olarak 5 yıldır neyi olduğunu bilmediği ama disosiyatif (aldığı büyük bir darbe ya da şok sonucu geçmişini hatırlamama kendi benliği dışında hareketler sergileme) ruh sağlığı zırvalığı falan filan olduğunu düşündükleri geçmişin yakışıklı, başarılı, avukatı SERKAN GÜREL yani babam ve herhangi bir kan bağımız olmayan ailemizin emektarı, evimizin direği MACİDE SULTAN benim ailem, bu hayattaki akrabalarım.
Evimize pek de yakın olmayan bir lisede devamsızlık saçmalığı yüzünden ikinci kez 11. sınıfı okuyorum. İki yıldır babamın ilaç ve muayene paralarını ödeyebilmek için okul çıkışlarında bir pastanede çalışıyorum. Bu hayatta bir tek dostum var. NİSAN YALMAN. Bir parça kafayı sıyırmış ve "aklı olan delirsin" hayat felsefesiyle yaşıyor olsa da onsuz bir ben düşünemiyorum.
Babamın en büyük hayalini gerçekleştirmek istiyorum. Yani savcı olabilmek. Ama okul hayatımın mükemmeliğinden de anlaşılacağı üzere şimdilik liseyi bir an önce bitirebilsem bana yeter sanırım.
İşte benim hayatım. Herkesin ki gibi işte(!)
Ya kitaplarda buralara yazar bir şeyler yazıyor. Ne yazacağımı bilmiyorum vallahi.
Klasik
- Benim ilk hikayem.😎
- Umarım beğenirsiniz.💕💕
- Oy verirseniz çok makbule geçer elini ayağını öptüklerim.⭐
- Yorumda yapın gızz😉
- Yeni bölüm en kısa zamanda gelir inş.😜😜
07.07.17
YOU ARE READING
İKİ YALNIZ
Teen Fictionİki yalnızdık biz bir doğru edebilecek olan. Ama ruhumuzdaki yaraların failleri kaderle bir olmuşlardı. Bizi bir doğru yapmamak için omuz omuza. Biz hep birdik zaten. Doğru ya da yalnış. Vardık işte heryerdeydik. İnatlarına ellerimiz kenetli bir şek...
