1.Bölüm #Çarpışan Hayatlar#

52 8 0
                                        

16 yaşında babamın onu aldatmasına kalbi dayanamayan annemin son isteğiydi babamın sözünden çıkmamam. Bu yüzden babamdan ne kadar nefret etsem de her dediğini yapmıştım. Bu kez hayallerime uzattı elini. Sırf çıkarları uğruna ortağının kızı Beril'le evlenmemi istedi oysa küçüklüğümden beri tek isteğimdi sevdiğim bir kadınla evlenmek ama ne yazık ki sevdiğim kadını bulamıştım ve bu evlilik teklifine verebilecegim tek bir cevap vardı. Evet dememle düğün hazırlıkları hemen başladı.1 haftada tüm hazırlıklar bitmişti zaten kendi aramızda bir nikah olacaktı. Bakmayin kendi aramızda dediğime ben onlardan biri olmadım hiç. Sadece onlardan biri gibiydim.

Smokinimi giydim ve camdan nikahın yapılacağı alana baktım Adımın seslenişiyle irkildim. Neredeyse yarım saattir herkesin doluştuğu alanı izliyordum arkama döndüğümde ise beyazlar içinde olan Berili gördüm. Beril güzel ve başarılı bir kızdı. Peşinden koşturan onlarca erkek vardı. Ancak o 7 yaşından beri beni seviyordu benim için ise dostumdu,sırdaşımdı,annemde sonra değer verdiğim tek kadındı ama ona hiç aşk duymamıştım.
-"Beril"
-"Hakan ben"
-"Beril"
-"Ben çok mutluyum."
-"Beril!"
Gözlerimin içine baktı. Onun da benim de mutsuz bir evlilik geçirmesini istemediğim için onunla evlenmeyecektim.
-"Beril ben seni mutlu edemem. Özür dilerim" diyip odayı terk ettim.

Hakanın odayı terk etmesinin ardından Beril daha fazla ayakta duramayip dizlerinin üstüne düştü ve ağlamaya başladı. Hakan arka kapıdan kimseye görünmeden çıkarak arabasına atladığı gibi annesinin mezarının yolunu tuttu. Meryem YILMAZER yazılı mezarın yanına geldiğinde durdu ve mezarın yanına çöktü. Önce toprağı okşadı sonra mezar taşını yıkadı. Ve "Üzgünüm anne babam bu kez hayalime dokundu. Ben bunu yapamam anne. Affet beni. Babamı bu kez dinlemeyeceğim. Buralardan gidiyorum. Hoşçakal anne!" dedi. Ve toprağı son kez okşadı.

Annemin mezarına ugradıktan sonra havaalanına gittim ve ilk uçakla İrlandaya uçtum. İrlandaya daha önce annemle gelmiştim. Babam işleri sebebiyle gelmemişti. Normalde 1 hafta kalacak iken 4 gün kalabilmiştik. Annem burayı çok sevdiğinden buradan bir ev tutmuş öyle dönmüştük eve. Eve gittiğimizde ise iğrenç bi tabloyla karşılaştık. Babamın annemi aldattığı tabloyla. Annem o an kalp krizi geçirdi. Babamı çok severdi. Bilirdim ona ne kadar aşık olduğunu. Babamın ki ise anne karşı sadece saygıydı. Ne bir aşk ne de bir sevgiydi. Annemin yüreği bu acı tabloyu kaldıramadı. Annemi o gün kaybettim. Babamı da...

İrlandaya varınca yıllar önce annem için aldığım eve gittim. Daha sonra annemle bir daha gelecegimiz için bir kaç parca eşyamızı bırakmıştık. Ancak bir daha gelememiştik. Bıraktığım pijamaları giydim. Bu pijamaları bıraktığımda 16 yaşında olduğum için artık kısa ve biraz dar geliyordu ancak smokinle yatmak istemediğim için giymeye mecburdum. Üstümü değiştirdikten sonra aynada kendime baktim ve gülmeden edemedim daha sonra yatağa attım kendimi. Yastığa annemin kokusu sinmişti. Yastığa sarıldım ve uykuya teslim ettim kendimi.

Sabah kalktığımda başım ağrıyordu ve acıktığımı hissettim. Neyseki yanıma bir miktar para almıştım. Kahvaltılık bir şeyler almak için dışarı çıkmaya karar verdim ama giyecek hiçbirşeyim yoktu. Üstüme giyecek birşeyler de almaya karar vedim ancak dışarıya kısa ve dar gelen kıyafetlerle nasıl çıkacaktım bilmiyordum. En son uygun -tabi ne kadar uygun denirse- bir şort ve tişort geçirdim üstüme. İlk işim bir mağazaya girip kıyafet almak oldu. Üstüme bu sefer gerçekten uygun bir kıyafet alıp çıktım. Ve sıra kahvaltıdaydı. Az ileride küçük ve şirin bir pastane gördüm. Pastaneye gidip poğaça ve yanın çay aldım. Ve yaşadıklarımı düşündüm. Aklıma çıldırmış olan babam geldi. Gülmeden edemedim. Belki biraz piskopatça ama onun acı çekmesi beni her zaman mutlu etmişti. Anneme yaşattıklarını yaşamasını isterdim hep.
Sesizde olan telefonu cebimden çıkardığımda ise babamdan gelen onlarca aramaya baktım. Ve Beril'den mesaj vardı. Şöyle yazıyordu;
"Hakan eğer kendini hazır hissetmiyorsan ben seni beklerim"
"Hakan lütfen geri dön"
"Hakan hata yapıyorsun. Geri dön"
Herkes hazır hissetmediğim için kaçtığımı sanıyordu oysa ben yeni bir hayata başlamak için kaçmıştım. Sanırım yeni hayatıma yeni bir hat alarak başlamalıydım. Kahvaltımı yaptıktan sonra  bir telefoncuya gidip hat almaya karar verdim. Görünürde bir telefoncu yoktu bu yüzden biraz dolanıp birilerine sormaya karar verdim. Telefoncunun yerini öğrendim ve oraya doğru yürümeye başladım. Telefoncuya ulaşmak için koca bir yokuş yolu çıkmam gerekiyordu. Yokuşu çıkarken bir yandan getirdiğim paranın yeni bir hayat kurmak için yeterli olmadığını, bir iş bulmam gerektiğini düşünüyordum. Düşüncelerime o kadar dalmışım ki yokuş aşağı üzerime doğru gelen market arabasını ve peşinden koşan kızı görmemiştim. Onları geç farkettiğim içim kaçmaya fırsatım olmadı. Ve kendimi yerde buldum Düşerken başımı yere çarptım. Ve duyduğum son şey telaşlı bir ses ve "Çok çok özür dilerim yani Tá mé chomh leithscéal" oldu. Komikti, şuanda bayılmıyor olsam kesinlikle buna bir kahkaha atardım.

Kamu telah mencapai bab terakhir yang dipublikasikan.

⏰ Terakhir diperbarui: Aug 06, 2017 ⏰

Tambahkan cerita ini ke Perpustakaan untuk mendapatkan notifikasi saat ada bab baru!

BENİ AŞKA İNANDIRCerita yang bikin terobses. Temukan sekarang