"ortak"

47 2 0
                                        

"Bunu yayınlayın hemen yayınlayın hemen!" Dedi yüzündeki pis sırıtışla. "Bu sayede Türkler kendilerinin ne bok olduklarını görsünler." ve ardından kocaman bir kahkaha attı.  "şerefsiz" dedim içimden ama yüzümde kendimi zorladığım sahte bir gülüşle.

Gerçi şuan herşeyim sahteydi, üzerime giydiğim bok rengi tulum, boynuma sardığım puşi ve bilerek yıkamadığım yağlı saçlarım. Tek kelimeyle iğrenç görünüyordum ama onlar gibi görünüyordum. Ve böyle olmam gerekiyordu onlar gibi olayım ki herşeylerini bileyim.. 

Fakat şuan yaptıklarından sonra her an bu işten vazgecebilirdim. Teröristlerin içindeydim ve aslında onlardan herşeyi bekleyebilirdim fakat bu yaptıkları ülkede büyük bir felakete yol açabilirdi halk kalkınabilir isyan çikabilirdi.

Flash belleği  laptoptan çıkardı ve bana uzattı
"Beran kız bu işi sana veriyorum Sakın bu videoyu  tüm Türk medyasına vermeyi unutmayasın ha! herkes bilecek gazeteler radyolar sosyal medya ve televizyon bu kayıt heryerden ulaşacak türkiyeye heryerde görecekler askerlerini!!" 

jiletin sert şivesiyle boğazdan çıkan kelimelerini teker teker iğrene iğrene dinledim ve "merak etmeyin efendim" dedim pis bir sırıtışla.

Odadan ve evden cıktığımda arabaya doğru yol aldım ve arabanın kasasına geçip sinyal kesici yi aktif hale getirdim böylece onlarında sinsilik yapıp arabama yerleştirmiş olduğu vericiyi etkisiz hale getirmiş oldum. buna birkaç sefer bahane bulmuştum fakat şimdi ne diyeceğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu arabayı direk kendi evime sürdüm yani onların bilmediği evime ve üzerimi değiştirip yüzümü yıkayıp ve yağlı saçlarıma şapka takıp tabi  bu sefer toplu taşıma araçlarını kullanarak merkeze gitmeyi planlıyordum önce kendi arabamla onların bildiği evime gittim ve sinyal kesici yi kapalı hale getirdim sonra ise otobüse binip merkeze yol aldım.

Yolda giderken insanları izledim bunu seviyordum özellikle yüce Türk milletinin her insanının her haraketini. Onlar için hizmet etmek benim için bir tutkuydu onurdu.
O kadar yüce bi millettikki tek bir vatandaşımız için bütün ülke ayağa kalkabiliyorduk hele o gözümüzden bile sakındığımız mehmetciklerimiz için bütün dünyayı yakabileceğimizin farkındaydım. Ve şuan içlerinde ajan olduğum şerefsizler bunun farkında olmalarına rağmen çok hain bir plan içerisindeydiler eğer bu elimdeki görüntüler birinin bile gözleri önüne gelirse o zaman felaketimizin olacağını biliyordum. O anları hatirladıkça yumruğumu sıkmaya başladım kan dondurucuydu.

  Otobüs istediğim yere yaklaşınca bi durak önce indim ve yürümeye başladım. O kadar gizli bir görev içerisindeydimki her an her yerden takip edilebilir veya ifşa olabilirdimm diye her türlü önlemi alıyordum kendimce. Merkeze vardığımda cüzdanımı çıkardım ve kapıdaki polislere kimliğimi gösterdim onaylandıktan sonra ise acele adımlarla yukarıya çıktım. 

Mehmet abiyi gördüğümde yüzümde kocaman bi gülümseme oluştu ve ona sarıldım

"nasılsın abicim ?" Dedim ve yüzünü görebilmek için geri çekildim

"ah güzelim benim asıl sen nasılsın şu haline bak nasılda özlemişim" dedi tombik yanakları ile gülümserken. Evet özlemesi doğaldır çünkü neredeyse bir aydır gelmemiştim bu sefer. söylemem gereken önemli bir şey olmadıkça buraya gelmemem emredilmişti. E bende öyle yapıyordum haliyle.

"Mehmet abi biliyorsun durumları yoksa sırf  senin için bile gelirim " dedim

"biliyorum güzel kızım biliyorum çok yoruluyosun ne olurdu senden başkasının almasına izin verseydin şu görevi" dedi ben şapkamı çıkarırken.

"biliyorsun mehmet abi benim işim bu başkasına güvenemezlerdi e tabi bende neyse abicim bunları sonra konuşuruz amirim içeridemi sen onu söyle "  dedim ve yunus amirimin kapısını çenemle  gösterdim 

ANKA Where stories live. Discover now