Bölüm 1 - Geçmişe Geri Dönüş

27 0 0
                                        

Kaçtım evet. Rehberlik hocamı tasdikler nitelikte kendimi kandırmış olduğumu itiraf ediyorum. Sandım ki esaretimin zincirlerini kırarsam kelepçelenen bileklerimdeki izler geçecek.. Bilmediğim sokaklarda volta atmak yürüdüğümde, her adımımı attığımda tanıdık yüzlerin denk gelmeyeceğini düşünmek buradaki yaşanılanları unutacağım anlamına geliyordu o zamanlar. Duvarlarla konuşuyordum. Evet duvarlarla. Bir oda ve dört duvar. Kendimi hiç ait hissetmediğim bu şehirdeki bu binanın dairesinde bana dar gelen odamda.. Bu iyi değildi yani bu tuğla yığınlarıyla konuşmak. Kafamı üzerinde kocaman bir şişlik oluşasıya kadar onlara savurdum. Saçlarımı o severdi diye keserek şiirlerimi yalandan da olsa yarım yamalak okuduğu için yakarak yok ettim. Annemle babamı affetmemenin yeminini sol bileğimde derin bir iz bırakarak mühürledim. Son yakındı. Biliyordum. Artık virgül atılmayacaktı nokta konulacaktı bu sayfaya. Omzumu kollarımı ve bacaklarımı tırnaklarımla dava ettiğim son gün bugün olacaktı. Çizikler yavaş yavaş geçecekti bedenimden. Bir yenisi yeni bir güne eklenmeyecekti. Bu yağmur benle birlikte ağlamayacak gökyüzü beni azad edecekti. Bir planım var. Tam da şimdi şuan sigaramın dumanı dudaklarımdan dans ederek çıktığı bu sokak lambasının altında. İç çekişlerim bitecekti. Nedenini bilmediğim bu yumru sesimi kesemeyecek dilimdeki düğüm sözlerimi yutturamayacaktı bana. Bütün hatıraları geçmişi o evi kendimle birlikte yakacağım...


***

- Hadi ya gerçekten mi! Zümra gerimi dönmüş. Bu kız gerçekten tuhaf ben olsam izimi kaybet..
Rima dirseğini Uzel'in karnına geçirerek susturdu. Benim geldiğimi gören herkes o esrarkeş soluk benizleri ve tüm ayık hücreleriyle kafalarını bana döndürerek şaşırmış gözlerle bakıyorlardı. Kendilerine gelmelerini işaret eder nitelikte elimi omzum hizasında kaldırıp parmaklarımı şaklattım. Mesajı almış olmalılar ki duruşlarını başka bir tarafa çevirip hiçbirşey olmamış gibi alemlerine daldılar. Uzel ve Rima'nın burda olacaklarını adım gibi bilsemde Çatılı' ya çıkan tek sokak bu lanet olasıca yerdi. Önlerinden geçip arkamda faltaşı gibi açılmış gözleri bıraktım. Çocukluğum onlarla geçmişti. Dudak okuduğumu ve akşamın bu saatlerinde havanın hala aydınlık olduğunu göz önünde bulunduracak olursak dediklerini anladığım halde onları es geçmem şaşırmalarının olağan sebebiydi. Eskiden olsaydı onlara tutunmam su götürmez bir gerçekti. Ama bununla vaktimi harcayamazdım. İki fiyakalı sağlam kazık atan dostun defteri sonra dürülecekti. Şimdi halletmem gereken başka bir iş var. Bir küfür savurdum belli belirsiz. Artık bu alışkanlık olmuştu. Ne diye küfür salladığımı bile anlamadım. Bak yine dağılıyorum.. Ah.! Kafamı iki yana sertçe salladım. Düşüncelerim çok çabuk dağılıyordu ve ben buna engel olamıyordum. Kendime " Zümra bunlar gereksiz gereksiz gereksiz..!" diye telkinler verdim. Yolu yarıladığımı farkettiğimde sahipsiz binaların kırılmış camlarının ve duvarlarından dökülmüş boyalarının görüntüsüne baktım. Spreyle yazılmış eski bir yazı inşaatı yarıda kesilmiş binanın önündeki bankın hemen bir karış yüksekliğinde yine beni mahvedecek kadar okunur görünüyordu. " sen benim diğer yarımsın_ Tamer "
Beni sevmişti. Ya da ben öyle sanmıştım. Bu asi inatcı dik başlı umursamaz kız ilk defa birisine bağlanmıştı. İlk ve sondu. Yıllar geçmesine rağmen yüzü sesi ve.. elvedası dün gibi aklımda olmasına sinirlendim. Çok saçma.. Şerefsiz adi.! Gözlerimi o yazıdan kurtararak yere tiksinircesine tükürdüm. Çatılı'ya giren iki dar sokağın yol ayrımına gelmiştim. Bu iki dar sokaktan kendinizi aşağı doğru bıraktığınızda türlü pis işlerin döndüğü silah kaçakçılarının katillerin yeni hapisten çıkmalarına rağmen uslanmaz torbacıların ellerinde masum insanların kanını taşıyan annelerin ahını olmayan vicdanlarının üzerinde taşıyan illegal biçimde işlerini bu şehirde bağlantılarıyla halleden mahluklarla karşılaşırsınız. Bir kızın bu işlerle ne alakası olabileceğini düşünmek en büyük hayal gücüne sahip kişinin bile tahmin edemeyeceği kadar kafa karıştırıcı olduğunu tahmin edebiliyorum. Ama ben bu hayatı seçmedim. İçlerinde doğdum. Bir çok insan gördüm ölü ve diri. Tecavüzcüsünden tut muhbir olarak görünüp organ mafyasında insan kesenine kadar. Midem kalktı. İğrençti.. Mermer taşlardan inerken demirliklere tutundum. Herkes gibi olmak istiyordum. Bunlardan haberi bile olmayan yaşamlarını okuldan eve evden okula kadar basit geçiren tek mutluluklarının yeni bir kıyafet almak ya da karnesinde derslerinin iyi olduğunu gören ailelerinin bir hediye için söz vermiş olmalarına sevinen çocuklar gibi..
-Hey gençler bakın kimler teşrif etmiş malikanemize.
Bu ses.. Tamer.! Tamer'di evet. Hışımla kafamı kaldırıp koşar adım merdivenlerden indim.
- Burası ne zamandır sizin malikeniz oluyor ha?!
Yüzüme dik dik bakıyordu. Duygusuz piç. Ne bir şaşırma ne de herhangi bir duygu emaresi taşımıyordu yüzünde.
-Bana bak burda senin borun ötmez artık.!
Kolumdan tutmaya yeltendiğinde elini burkup vücudunu ters döndürmem bir dakikamı bile almamıştı. Ensesine dirseğimi gömdüğümde yere kapaklandı. Çılgına döndüm. Bana böyle bir muameleyi yapmaya kalkışan kimse olmamıştı. Tamer yerden kalkmaya çalışırken
- Bana bakın sizi adi or*spu çocukları buraya geri döndüm bu boktan yere geri döndüm anlıyor musunuz.! Beni bir daha böyle birşeyle sınayacak olursanız canınız cehenneme vip bilet alır.
Kimsenin kafası yerinde değildi ama birşeyler anladıkları kesindi. Tamere baktığımda çoktan bayılmıştı. Üstünden bir ayağımı atıp geçtim. Şimdi hicazet alma zamanıydı. Kimseyi yoluma çıkaramazdım bu Tamer olsa bile..
Çatılı tam olarak bu mahlukların doluştuğu yer olduğunu söylemek saçmalık olur. Asıl Çatılı ya girmek için Baba'nın gözde evlatlarından olmak gerekirdi. Onlardan biri de ben oluyordum. Bu kişiler özel olarak yetiştirilmiş her alanda uzmanlaşarak bir robot haline getirilen insanlardı. Çatılı'nın bu görünen yüzü madalyonun iki tarafı olduğunu değil bir çok yüzü olduğunun kanıtıydı. O pisliklerin bulunduğu yerin hemen arkasında bir bina olduğunu görürsünüz. Bir bina.. Her bina gibi bir farkı olduğunu düşünmezsiniz. İçeri girdim. Uçuşan delik deşik perdelerin arkasında ki kapıyı aralayıp mahzen girişini kendime doğru çektim. Ve tik tak tik tak.. Her seferinde Baba nın yeni oyunlarından bıkmıştım. Sesi tekrarladım dört kez. Ve kendime doğru sabit tuttuğum mahzenin kapağı sonuna kadar bana açılmıştı. Ellerim ceplerimde içeri doğru beceriksizce yürüdüm. Ve karşımdaydı. Karanlıktan yüzünü hiçbirzaman tanıyamamış ben yine şaşırmamıştım. Yüzüne baktığımı varsayarak on adım mesafesi kadar uzaklıktan seslendim
-Baba?
-Neden geri döndün!
-Üç istek hakkımdan ikincisini talep etmek için.
-Devam et.
-Ölmek istiyorum.!
-Böyle bir istek hakkın yok.!
Sesi korkutucu derecede gür çıkmıştı bu sefer. Bozuntuya vermeden söyleyeceklerimi seçtim..
-İsteklerimizin neler olabileceği konusunda bir sözleşmemiz yok efendim.
Oturduğu yerden ayaklandığı anda gözlerimi yere indirdim. Omu görmemiz yasaktı. Ellerini masaya indirdiğinde bir adım geri gittim.
- Aklından neler geçtiğini biliyorum. Ailen biziz. Babanda Annende sülalende benim. Şimdi sana verilen süre dolmadan önce kendini topla yoksa canını yakarım.!
Verilen süre verilen süre süre süre yeter artık.! Yapı dedikleri bu sarsılmaz bağlantıları dünyanın nerden neresine sirayet ediyor biliyordum. Ama ben onların işine yaramam artık. Bir tek ben yoktum benim gibi binlercesi heryerdeydi.
Koşarak Babaya hiçbirşey demeden çıktım. Ne kadar koştum nereye kadar bilmiyordum. Sadece koştum koştum. Nefes nefese ellerimi dizlerime dayayarak eğildim. Doğrulup etrafıma baktığımda o sokaktaydım. Karşımda da geçmişim dikilmiş bana bakıyordu. Evim. Elimi cebime attım sigara paketimin içinde bir çakmak olmalıydı. Ah evet.! İşte burda. Kapıyı tekmeleyip içeri girdiğimde annemi gördüm. Yüzüne bakmayı kesip kapının arkasında hala durduğundan emin olduğum benzin bidonunu kaptım. Kapağı çevirip o genzimi gıdıklayan kokuyu içime çektim.
Şimdi hesaplaşma vaktiydi..

****
Bu benim ilk kez ciddi anlamda kafamda planladığım tek hikaye. Yorumlarınız benim için çok önemli.Devam edip etmemem size bağlı. Koyduğum fotoğraftaki kız Mackinley yani Zümra'ya gerçek hayatta yaşam veren karakter. Tamer'i ise sonraki bölümde size tanıtacağım. Eğer karakter önerileniz varsa tabikide dikkate alırım. Yazım ve imla hatalarım oldukça fazla olabilir. Ama telefonla anca bu kadar.
Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.. 😊

Has llegado al final de las partes publicadas.

⏰ Última actualización: May 28, 2017 ⏰

¡Añade esta historia a tu biblioteca para recibir notificaciones sobre nuevas partes!

ZÜMRA~Donde viven las historias. Descúbrelo ahora