... Ve bir adım daha attım. Artık ölümün nefesini boynumda hissedebiliyordum. İçimden her şey burada son buluyor, diye geçirdim.
Hiç yaptığınız bir hatadan dolayı kendinizden nefret ettiniz mi? Ben ettim. Hemde her gün, her dakika ...
Bugün de hergün olduğu gibi aynı saatte uyandım. Rutin işlerimi yaptıktan sonra okula gitmek üzere yola çıktım. Hava biraz tuhaftı. Ya da bana öyle gelmişti. Tamam her şeyi düşünmeyi bırakmalıyım. Okula vardım. Sıradan bir okul günü geçirdikten sonra Melek ile dershaneye gittik. İkimizde aynı dershaneye gidiyorduk fakat ders saatlerimiz çok farklıydı. Bugün Melek lerin dersine girecektim. Yol beklediğimden daha kısaydı. Normalde servisle gittiğimden yolu pek bilmiyordum. Yolda Melek ile biraz oylandık, konuştuk ve biraz da saçmaladık. Dershaneye vardığımızda soluk soluğa kalmıştım. Merdivenleri hızla çıkıyorduk. Sınıf kapısının önüne geldiğimizde kalbim saniyede 100 kere atıyordu. Melek içeri girer girmez hocaya sordu " Hocam Buket de dersimize katılabilir mi?"
İçeri girdim ve boş bir sıraya, Melek'in yanına, oturdum. Gözüm birine takılmıştı, Emre.
Emre benim eski ve ilk sevgilim. Geçen sene, tam ergenlik yıllarında, bir beraberliğimiz olmuştu. Tabii ki ilk sevgilim olduğu için çok heyecanlıyım. Onca yıl sevgilinin olmasına karşı olan kızın şimdi bir sevgilisi var. Hemde hiç tanımadığı biri !?
Olaylar şöyle gelişti: Bir kız vardı adı Feyzan. Sınıfa gelip beni çağırdı. Yanına gittim. Sevgilin var mı?, dedi yok dedim peki sevgilin olmasını ister miydin dedi ve yine yok dedim. 1 ders boyu bunu düşündüm. Acaba kimdi, acaba Hüseyin miydi ? O tenefüs düşüncelerimi hızlı bir şekilde Melek'e anlattım ve kıza kimin beni sevdiğini sormaya gittik. Kimin olduğunu bilmesem meraktan çatlardım. Kıza kim olduğunu sorduk. Çıkacaksan söyleyeceğim, dedi. Bende 8' lerden mi? diye atladım. Kız hayır dercesine kafasını salladı. Hüseyin olmadığına emindim ama hala kim olduğunu inanılmaz çok merak ediyordum. Hani derler ya merak iyidir diye.. neyse. Kim kim diye sormam karşısında sonunda söyledi: Emre. Melek ile tuvaletin oraya gittik. Feyzan da Emre'nin yanına gitti. Bir süre sonra Emre ile Feyzan sınıfın dışına, kapının önüne çıktılar. Bizde Melek ile "Görünmüyormuşuz" edasıyla tuvaletin kapısının oradan bakıyorduk. Emre benim olduğum tarafa doğru bakıyor ve gülümsüyordu. Çok utanmıştım. Kalbim çok hızlı atıyordu. Neden olduğunu bilmiyorum ama bu duygumu kimseyle paylaşmadım. Melek ile bile...
ESTÁS LEYENDO
UMUTSUZ VAKA
Chick-LitHer şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme!... İşte orası kaderinin değişeceği 'Noktadır' ...
