KIRMIZI EKİM

92 30 22
                                        

Bölüm Şarkısı;
Birsen Tezer - Delikanlı

17.06.2017

Tanıtım Bölümü

Elimde ki dürbünün ayarlarıyla oynayarak görüş açımı daha da daralttım. Şimdi daha yakından görüyordum onu. Şortlu pijama takımıyla her zaman ki masasına oturmuş önünde ki yıpranmış deftere bir şeyler yazıyordu. Bir eliyle kalemi tutarken boşta ki eliyle de bol topuzundan çıkan bir tutamı kulağının arkasına sıkıştırdı. Kestane renkli saçlarıyla oynarken oldukça sıkılmış görünüyordu.

En sonunda bıkmış olmalı ki kalemi iki sayfanın arasına koyup defteri kapattı. Sandalyesinde geriye yaslanıp esnerken kollarını boynunun arkasından birleştirip ensesine yasladı. Kafasını hafif bir açıyla arkaya eğip gerindi.

Adını bile henüz bilmediğim bu yabancıyı yaklaşık bir buçuk yıldır gözlüyordum. Burada doğup büyümüş biriydim. Yazlık bir kasaba olduğu için geneli pozitif insanlardı. Ancak yan evimize taşınan bu kızı iki yıldır bir kere bile gülerken görmemiştim. Bu bir süre sonra dikkatimi çekmeye başlamış ve ona olan ilgim her geçen gün daha da artmıştı.

Haki rengindeki müstakil bir evde tek başına yaşıyordu. Şuana kadar hiç arkadaşını görmemiştim. Zaten hiç de dışarı çıkmazdı. Belli zamanlar da akşamları çıkıp sokak satıcımız Hüsnü amcadan şalgam alır sonra kimseyle konuşmadan evine geri dönerdi. Genelde çalışma odasını andıran bir odada masasında defter ve kitaplarıyla ilgilenirdi. İçine kapanık olduğu için bir kaç kez komşuların onun hakkında kötü konuştuğunu duymuştum ancak umrumda değildi.

İnsanlar konuşurdu. Onları susturamazdık. Onları sustursak da düşüncelerini susturamazdık.

Sıradan geçen her günün sonunda günü özel kılan odamın camına yaslanmış onun odasından dışarı sızan Birsen Tezer şarkılarını dinlemekti.

Şimdi de yazmaktan sıkılmış bir şekilde otururken birazdan etrafı saracak melodiyi bekliyordum. Öyle de oldu. Rastgele aldığı bir plağı pikap'a koydu.

Kafam bozuk,
Gönlüm soluk
Dilim donuk
Bu dümende...
Saçım ağarır
Yaşım bağırır
Yaşam daralır
Bu dümende...
Aşkı için ölecek
Nerede kaldı öyle yürek!
Delikanlı yoruldu.
Bir o yana bir bu yana, sararıp soldu.
Hakkım kalır
Helal bağırır
Nazım çalınır
Bu dümende...
Saçım ağarır
Yaşım bağırır
Yaşam daralır
Bu dümende
Aklı selim bahaneler
Daha ne durur haneler
Delikanlı yoruldu
Bir o yana bir bu yana, sararıp soldu.
Kafam bozuk
Gönlüm soluk
Dilim donuk
Bu dümende...

Şarkıyı dinledim. Şarkının arasında attığı çığlıkları da dinledim.

Siz de duydunuz mu onun çığlıklarını?

Şşş. Onun çığlıklarını duymak için çok sessiz olmanız gerekiyor.

O sessizliği sever.

Şarkı bittiğinde plağı çıkartıp aldığı yere koydu. Günlük müziğini dinledikten sonra ışıklarını kapattı. Artık loş olan ışıkta sönmüş, odası karanlığa hapsolmuştu. Yatmadan önce onu görmenin verdiği huzurla yatağıma girdim. Benim odam da onunkinin aksine gece lambası yanıyordu. İkimizde loş ışığı seviyorduk. En azından bunu anlayabilmiştim.

Koca kasaba sessizliğe gömülüyor. Güneş ölüyor, ay doğuyor. Şarkılar susuyor, kuşlar yuvasına saklanıyor. Aç kurtlar ormanın derinliklerinde kayboluyor. Bir çocuk annesine sarılırken, bir çocuk annesinden ayrılıyor. Bir masal biterken yeni bir masal başlıyor.

Piyanonun sesini duyuyorum. Bir beste. O kızı fısıldıyor. Notaların intiharına şahit oluyorum. Periler doluşuyor odama. Geceyi örtüyorlar üstüme.

Odamın beyaz tavanına bakarken bir rüzgar üfürüyor açık pencereden. İblis fısıldıyor kulağıma. Ne yapıp edip o kızla tanışacağım.

Instagram : sakfela
Twitter : sakfela
Ask.fm : sakfela

Ölüm Müzikli Plak Stories to obsess over. Discover now