Gözlerimi bir kaç kez kırpıştırdığımda hala gördüklerkmin şokunu yaşıyordum.Çünkü şu an karşımdaki tam olarak benim olması imkansız bir arazi aracıydı.Ben hala şaşkın ve mutlu bir şekilde , önümdr duran araca bakarken Mert beni yavaşca dürttü"Dolunay, dünya da mısın? Yoksa şuan arabanla uzaya mı çıktın?"dedi .Hayallerimin aracıyla bakişmayı kesip ona döndüm ve çığlık atarak boynuna atladım." Abii cansın sen yaa .Bu canavarı nereden buldun?"Mert benim abimdi ve ona sadece Mutlu olduğum ve izin almam gerektiği zamanlarda abi derdim.Onun dışında benden 5 yaş büyük de olsa o Mertti, abi değil.
"20 yaşına girmiş kız kardeşime bir arazi aracını da mı tasarlamsaydim." Mert bir mühendisti ve iki yıldır Assos 'ta ki evimizin garajında bir sürü araç geliştirmişti ve bu geliştirdiği araçları tesadüfen tanıştığı ünlü araç firması Impla ' nın sahibine satıyordu. Daha sonra bu araçlar seri üretime sokuluyordu.Karşımda duran aracın daha önce bir benzerini görmemiştim. Anlaşılan bu aracı abim benim için özel olarak tasarlamıştı. " Tabiii tabiii çok iyi yapmışsın sonuçta 20 yaşına gelmişim bir aracımın olması gerekiyordu ve bunu benim en sevdiğim abim bana hediye olarak tasarlamış ne tatlı bir düşünce"
" Tek abin ben olunca en sevdiğin abinin de benim olmam çok normal oluyor Dolunaycigim."dedi Mert.Mertin söylediklerine gözümü devirdim.Ego yığını ne olacak diye içimden geçirdim.
Mert arazi aracının kapısını açıp sürücü koltuğunun yanındaki koltuğa oturdu ve anahtarı bana atarak" Hadi bir tur atalım"dedi. "Emriniz olur paşam" dedim ve çevik bir hareketle kapıyı açmadan arabanın içine atladım.Mert yaptığim harekete hic akıllanmayacaksın bakışı atmakla yetindi.Anahtarı kontağa taktım ve aracı çalıştırdım.Ayağımı gaza bastığında aracın asfaltta çıkardığı sesle iyice havaya girerek gaza daha fazla yüklendim ve son hızda ilerlemeye başladım.Mert'in sinirli bakışlarıyla ayağımı gazdan çekmek zorunda kaldım ."Dolunay, abicim ben yokken de arabayı böyle kullanmaya- caksın öyle değil mi ? " Merte yapmacık bir sekilde gülümsedim ve "Tabii ki de" dedim. Biz konuşurken tekrardan evin önüne gelmiştik bile.Arabayı park edip anahtarı kontaktan çikartim ve arabaya nasıl bindiysem aynı şekilde de atlayarak arabadan indim.O sırada Mertte inmiş arabanın kapısını kapatiyordu." Seni uyarıyorum ufaklık bu arabayla sakın bir yarışa falan katılmiyorsun."dedi.
"Ben ufaklık falan değilim.Eğer bana ufaklık falan dersen kötü olur Mertcik."
"Cik ???"
"Onu da mı ben söyleyeyim.Cik eki türkçede bazı varlıkları sevimli hale getirmek için kullanılan ektir.Ama belli ki sende pek sevimlilik etkisi oluşturmadı Mertcik" dedim.
"Şu kelimeyi söylemeyi kes Dolunay.Tabii aracına zarar gelmesini istemiyorsan" Mert'e gözlerimi kısarak baktım ve sustum.Arabamın başına bir şey gelmesini istemiyordum ve Mertte bunu çok iyi biliyor ve kullanıyordu." Bu arada sorumun cevabını alamadım Hani yarışlara katılmak konusunda " O sırada yanımıza gelen Bora 'nın bize seslenmesiyle Merte bir cevap vermekten kurtuldum."Selam dünyanın en sevimsiz kardeşleri " diye seslendi Bora.Bu arada Bora bizim komşumuz ve Mert 'in biricik kankisi.Kardeşi kadar olmasa da iyi biri . Bora ' nın kardeşi yani benim 1 Numaralı kankim Poyraz. "Selam Bora " dedi Mert. " Selam ,Poyraz geldi mi? " dedim Bora ya dönerek. " Akşam gelecek" dedi Bora. Poyraz kankim akşam gelecekse ona güzel bir aksam yemeği düzenlemeliydim."Bora aksam Poyraz geldiğinde bize geliyorsunuz Poyraz kankimin gelişine özel yemek yapacağım."dedim."Poyraz için yapıyorsun yani ." dedi Bora ." Tabi ki Poyraz kankim için yapıyorum sizi de ayıp olmasın diye çağırıyorum.Gelmek istemiyorsaniz evde pizza yemeğe mahkum kalirsiniz " dedim.Mertle Bora 'ya bakarak."Yok canım biz de gelmek istiyoruz dimi Bora"dedi Mert. " Evt evt istiyoruz." dedi Bora da. Yemek yapmayı çok iyi becersem de ayda yılda bir yapıyordum.Onlarda yemeklerimin tadını bildikleri için tabii ki hayır diyemezlerdi.
Lütfen yorum ve vote yapmayı unutmayın.😊
