Yavaşça sırıtarak İkra'nın odasına girdim. Hain planlarım olduğu doğru. Bahçeden toplamış olduğum böcekler elimi gıdıklıyordu. Şimdi diyeceksiniz ki Derin sen manyak mısın da bahçeden böcek topluyorsun, işin gücün yok mu ? evet manyağım ve yine evet işim gücüm yok. Elimdeki böcekleri yavaşça İkra'nın yüzüne bıraktım. Böcekler İkra'nın yüzünde gezerken İkra böceklerin gezdiği yerleri kaşıyordu. Ama bu kız böyle çok tatlıydııı. İkra'nın masasının üstündeki telefonu elime aldım ve zaten bildiğim şekilli şifreyi girdim. Kamerayı açıp İkra'nın birkaç fotoğrafını çektim.
Yaklaşık on dakikanın ardınan İkra yavaş yavaş kalkmaya başlamıştı. Ne kadar da derin uykusu var bu kızın ya. Kulağıma gelen İkra'nın sesiyle olduğum yerden sıçradım. beklemediğiniz bir anda aniden anıran bir arkadaşınız olsa sizde öyle olurdunuz.
İkra: LANN! BU NEEE??
Ben: Böcekkkk dedim kendimi gülmemek için zor tutarak.
İkra: Mal onu bende görüyorum. Bunların ne işi var? benim odamda? Benim yüzümde?
Ben: Geçenki sabahın intikamı. Dua et seni buz gibi suyla kaldırmadım.
Aklıma gelen dahice fikirle sırıttım.
İkra: Hayır Derin yarın sabah o şekilde kalkmak istemiyorum.
Nasılda korkmuştu ama.Bir yandan böcekleri atıyor bir yandan da yüzünü yıkıyordu. Ha bu arada ben ve İkra on yıllık arkadaşız. Neredeyse tüm zamanımız birlikte geçti. Ben ona , o bana yardım etti. Çok kavga ettik ama en uzun kavgamız iki dakika sürdü. Birbirimizi o kadar çok seviyoruz ki en fazla iki dakika küs kalabiliyoruz.
Ben: İkra?
İkra: efendim fil pembeli papatyammm.
Evet bana fil pembeli papatyam derdi. Çok seviyorum lakabımı.
Ben: Hiç ayrılmayalım olur mu ?
İkra: Ayrılamayız ki biz. Her ne olursa olsun. Biz hep beraberdik hepte öyle olacağız.
Bu kızı gerçekten çok seviyorum.Canım lan o benim canumm.
Ben : Böyle devam edersek geç kalacağız. Sonra devam ederiz gülüm.
İkra: Derin kro musun yaa gülüm ne?
Ben: Senin için kro da olurummm.
İkra: Derin orda mısın yafrı?
Ben : Yes, I am here. Best ingiliş.
İkra daha fazla dayanamayıp kahkaha atmıştı. Ee yani kim benim bu mükemmel ve eşsiz ingilişçemi sevmez ve ona gülmez ki.
Ben: Ayy yeter açlıktan ölcem hadi kahvaltıyaa.
İkra birkaç bir şey desede duymadım çünkü merdivenlerden uçmakla meşguldüm. Ne yapayım yemek yemek en favori alanımdır ve en başarılı olduğum spordur.
En nefret ettiğim, sadece benim değil muhtemelen herkesin nefret ettiği, yere gelmiştik. Evet doğru tahmin. Tabiki OKUL. Bir yer hiç mi değişmez anlamıyorum ki. Neyseki bizim gibi iki üç çatlak vardı da eğleniyorduk.
Ben: İkra bugün ne yapalımm?
İkra: Bilmiyorum kuzum ya. Bir şey diyeceğim?
İkra'nın düşüncelerini söylemeden önceki heyecanı, Arka Sokaklardaki çatışma heyecanından bile daha fazla.
Ben: Söyle hadi.
İkra: Bizim niye böyle beraber delireceğimiz mükemmel bir arkadaş grubumuz yok?
Aslında biraz şaşırmış ve biraz da kırılmıştım. Biz bize yetmiyor muyduk?
Ben: Biz bize yetmiyor muyuz?
İkra : Tabiki yetiyoruz ancak düşünsene bizler gibi üç deli de bize katılsa ne kadar çok eğleniriz. Şimdi de eğleniyorum ama güzel olmaz mı sence?
Ben: Bilmiyorum.
İkra ilk defa bu tarz bir şey demişti aslında biaz da haklıydı. Daha güzel olabilirdi.
Ben:Nerden bulacağız ki bizim gibileri?
İkra'nın gözünde bir parlama oldu. Sevindi tabi kabul edince. Hem bir grubumuz olsa fena olmazdı demi?
İkra: Arayışa çıkacağız.
Kolumdan sürüklediği gibi kantine çekti beni. Masaya otutturdu ve çantasından kalem, kağıt çıkardı.
İkra: Başlıyoruzz. Şimdi bizim gibi olan delileri bulup not alacağız daha sonra aralarından seçip bize katılmak isteyip istemediklerini soracağız.
İlk önce anlamaya çalıştım mağlum arkadaş çok hızlı konuşuyor.
Ben:Tamam hadi bakalım.
Aradan tam 4 ders geçti ve biz hala aramaya devam ediyoruz. İkra hanım kimseyi bizim gibi bulmuyor.
İkra: Off yaa. Kimse yok baksana.Kimse biz gibi değil.
Ben:Üzülme bulur-
Lafım yarıda kaldı çünkü birileri anırarak koridorda koşuyor. İkra hemen koridora çıkıp kim onlar diye bakmaya gitti ve tabi bende gitttim.
İki kişi bir kişiyi kovalıyordu.
x: Can kaçma lan seni kurtlara vercem ordan lağıma atacağım.
Y: Mert'e katılıyorum. Bende seni lağımdan çıkarıp yaşlı ninelerin arasına atacağım.
Can olarak adını bildiğim kaçan çocuk: Mertciğim ve Alpciğim siz bana kıyamazsınız ki yıfrılarım.
Ben: İkra not al. Mert,Alp ve Can.
İkra: Ohoo çoktan aldım.
Mert ve Alp canı yakalamış sinsice Can'a sırıtıyorlar.
Ben: Üzgünüm bu mükemmel ve heyecanlı anınızı bölmek istemem ancak ben sizin yerinizde olsam maymun kostümü girdirip 10 yerinden bıçarlar lağıma atardım. Herneyse buraya gelme amacım bu değil. Şimdi biz yani İkra ve ben bizim gibi manyak olanları bulup bir grup kurmak istiyoruz. Sizlerde en az bizim gibi deli olduğunuzdan katılamak ister misiniz.
Can ilk dediklerime tiksinerek baksa da sonradan bakışları değişti.
Mert: İlk olarak fikir güzel. Maymun kostümü alırım bugün ben. ikinci olarak toplantı yapmamız lazım bize bir 10 saniye ver.
Daire oluşturarak aralarında konuşmaya başladılar. Sanki devlet sırrını konuşuyormuşçasına gizli ve film çekiyormuşçasına da ciddiler.
Alp: Kararımızı verdik. ALCAME yasasının 1903.maddesinin bilmem kaçıncı fıkrasına dayanarak teklifinizi kabul ediyoruz hadin hayırlı ve uğurlu olsun.
İkra: Olleyyy bee. O zaman sürekli beraberi, ayrılmak yok. Ayrılan mapus cezası yer ona göre.
Can:Kesinlikle katılıyorum artık siz ben yıfrımsınız. Biz artık üç kişi değil beş kişiyiz. Artık biz bir birliğiz. Yolumuz açık olsun. AMİNN.
Hep bir ağızdan Can'nın bu dugusal konuşmasını dinledik. Sonunda ise hep bir ağızdan amin dedik. Umarım mükemmel bir grup oluruz.
Mert: EE biz şimdi neyiz?
Sorduğu soruya gülerken aklıma bir cevap geldi. AHH zeki ben bu zeka bana fazla.
Ben: MANYAKIZZZ
OKUYANLAR VOTE VE YORUMLARINIZI BEKLİYORUM. İLK BÖLÜMLER ACEMİ OLABİLİR AMA GİT GİDE KENDİMİ GELİŞTİRECEĞİM. SİZLERİN DESTEĞİNE GERÇEKTEN ÇOK İHTİYACIM VAR. TEŞEKKÜR EDERİM. UMARIM BEĞENMİŞSİNİZDİR. SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM MANYAKLARIMMM.
