Üniversite kapısına adımı attığım an kalbim çıkacak gibi hissettim kalp atışlarim hiç bu kadar hızlı atmamıştı.
Etrafıma goz gezdirdikten sonra girişte sınıfların yazılı olduğu panoyu buldum. Adımı ararken arkamda birinin durduğunu fark ettim acele etmeye başlayıp adımı buldum sınıfıma bakıp arkami döndüm ve sandığım gibi biri gerçekten arkamda duruyordu uzun boylu esmer yakışıklı esmer bir genç. Aldırış etmeden yoluma devam edicektim ki kolumda bir el hissedip irkildim. Kolumu tutan elin sahibine başımı kaldırıp baktım az önce arkamda duran gencin olduğunu gördüm. Tam birsey mi oldu? Diyecektim ki o konusmaya başladı;
"Üniversite birinci sınıfım adım Oğuz.
Buraya yeni geldiğim için kimseyi tanımıyorum az önce gördüğüme göre sizde birinci sinifsiniz adımı bulmamda yardimci olur musunuz? Hem tanismis oluruz malum üniversite de arkadaş olmadan olmuyor."
Biraz düşündükten sonra kabul ettim hem gerçekten koca bir 4 yıl arkadaşsız gecmezdi.
"Peki olur."
Eliyle panoları doğru gosterip yürümeye başladı bende onu takip ettim panoda Oğuz adında birsürü kisi olduğu için soy adini sordum;
"Oguz Koç"
ben baştan o sondan bakmaya başladı adini görünce şaşırdım ayni bolumdeydik. O da fotoğrafçılık okuyordu.
"Buldum hadi istersen gidelim"dedim niye böyle bişey demiştim ki ben neden onla gideyim ki neyse dedim artık hem nereye gidecektim ben ya.
"Ilerde bir kafe vardı üniversitenin girişinde oraya gidelim mi? Hem tanışmış oluruz.
"Peki tamam olur gidelim."
Kayefe gidene kadar konuştuk kanım ısınmıştı ama yinede iyi tanımam gerekiyordu nede olsa o bir erkekti hemen ilk günden cok yakınlık olmaz.
Kafeye vardigimizda sandalyemi çekip oturmami sağladı bu kibarlık nerden geliyodu acaba. Kesin buda o iki yüzlü erkeklerdendir sakın çok yakın olma bu çocuğa Erva!
Adım Erva ortaokuldan sonra yetistirme yurdunda kaldım annem babamın ölmesini fırsat bulup hemen evlendi beni de yetistirme yurduna yerlestirdi. Babamin ölmesini fırsat bulup dedim evet öyle babam ve annem ben bes yaşındayken ayrilmis lar ama bosanmamislar babam boşanmak istememis annem babasi gilde yaşamış babam ise dagin dibinde bir kulübede bana annem ve ailesi bakti taki annem evlenmek isteyediye kadar. Aslında annem benj yanına almak istedi ama o malum uvey babam beni istemedi sanki ben sana cok merakliydim salak!
Oğuz konusmaya basladi;
"Nerden geliyorsun buraya Erva"
"İzmir sen?"
"Yalova"
"Hmm güzelmiş!"
Gerçekten güzelmiş ha istanbul ha yalova aman canım deniz olsun yeter
Caylarimiz da gelmişti biz konuşurken çayımi yufumluyup etrafi izlerken Oguzun telefonu çaldı telefonu masanın üstündeydi başımı kaldırıp kimin oldugunu görmek için baktım
Ohaaa o ne lannn!!!
Yanlış gördün erva yanlış kendine gel ervaa kendine gel. Ne yaziyodu orda yok ya yanlış gördün *pamuk şekerim* ne yani bunun sevgilisi mi var şimdi. Ben bunları düşünürken Oğuz teli sessize aldı benim görmediğimi farz edip önemli biri deil dedi."hee bende yedim iki yüzlü mal"
Bu kadar kizdığıma bakmayin kafeye gelirken sevgilin var mi diye sormuştu yok diyince pispis sırıtıp benim de yok demişti. Sevgilisi olup olmadığı umrumda değildi ama yalan söyleyen insanlardan nefret ediyordum biraz daha bu cocukla kalamazdim. Yalandan telefonuma bakıp;
"Benim kalmak gerekiyor daha ev bakacağım" komusmasina firsat vermeden hizlica çantami ve yanındaki bavulumu alip kafeden bir hısımla çıktım.
Yoldan bir taksi cevirip yurt mudurumun benim için daha onceden baktigi evin adresini taksiciye soyleyip eve gittim ev sahibiyle ufak bir konusmanin ardindan ufak esyali bir eve girdim evin içi kokuyordu belli buraya bir Erva eli değmeli.
Bavulumu dolaba yerleştirip etrafi toplamaya başladım süpürge bulabilmek icin evin içinde ufak bir tur attım içerde bulamayınca birde mutfak balkonuna bakmak için yola koyuldum balkonda bir dolap vardı içine bakmak icin kapağını açtım ve evettt!! Ordaydi, içeri girmek için adım atmıştım ki kulağımda bir ıslık sesi belirdi başımı kaldırıp sokaga baktım
"Oguzzz!! Senin ne işin var burda"
"Neden öyle aniden kalktığını anladim erva benim gerçekten sevgilim yok pamuk şeker dedigim kız kardeşim sana niye yalan soyliyeyim ki senin gibi tatlı bir kizi kaybetmek istemiyorum."
Birsey demeden öylece yüzüne bakıyordum ki Oğuz devam etti;
"Yarin seni almaya gelicem okula beraber gidelim. Instagramdan msj atarım takip istegimi de kabul edersen sevinirim."
Ohaa bu çocuk benim instagramimi mi bulmuş bu çocukta bişey var ama gorcez artık.
"Tamam Oğuz tamam hadi git"
Gülüp el salladı bende karşılık verdim aynı şekilde. Içeri girip telefondan takip istediğini kabul ettim, müzik açıp dans etmeye başladım bu çocuk napmıştı bana bunda gerçekten farklı birsey vardı hem neden dans edip gülüyorum ben off kendine gel Erva.
İsim bitince yatagima attım kendimi
Telefonumu karıştırmaya başladım Oğuz bütün fotolarimi beğenmiş üstüne üslük her foto altına ayrı ayrı yorum yapmıştı " deli oğlan ". Telefonumu yerine birakip tavana baktım hayal kurmaya başladım acaba ben nasıl bir anne olurdum? Evlenir miydim? Kimle? Ne zaman?
Evet Erva evet evde kaldın sus.
Telefonuma gelen mesaj sesiyle kendine me geldim Oğuz dur kesin diye dusunuyodum ama
Bittin Erva sen şimdi napicaksin....
❤ ❤ ❤ ❤ ❤ ❤ ❤ ❤ ❤ ❤
YOU ARE READING
Sessizlik
Teen FictionAşk engel tanır mı? Bunu bu hikayede gorucez. Begenmeniz dileğiyle...
