"Kumsal hadi kalk kızım daha ne kadar bağıracağım ? " "Anne ya ben zaten uyandım sadece beş dakikacık gözümü dinlendiriyorum." "Tamam kızım sen dinlendir gözünü sonra da okula geç kal ben işe gidiyorum kahvaltı hazır "
Ve güm kapı sesi artık alıştım bu duruma çünkü neredeyse her sabah gerçekleşiyor sabahları kalkmayı sevmiyorum ne yapayım? biraz daha gözlerimi dinlendireyim göz önemli bir varlık çünkü ...
"Anne ya kapat şu lanet sesi okula daha çok var ya anneee! lanet olsun yaa şurda iki dakika kestiremiyorum " deyip gözüm kapalı yatağımın kenarındaki komidonun üstünden telefonumu bulmaya çalışıyordum ki elime titreyen bir şey deyince ekranını rastgele kaydırıp kulağıma yasladım"
"Ne Selin ne !"
"Kızım nerede kaldın neden hala okulda değilsin ?"
"Derse mi başladınız yoksa "
"Günaydın canım günaydın ikince derse gireceğiz hemen okula gel son zamanlarda sürekli geç kalıyorsun zaten artık hocaları idare edemiyorum."
"Tamam tamam on beş dakikaya evden çıkmış olurum sen yinede birazdan burada olur diye geçiştir hocaları boll boll öptüümmm."
"Aman işin düştüğü zamanlar bol bol öp zaten neyse hade çabuk ol da bir an önce okulda ol."
Gece ikiye kadar oturursam tabi ki sabahları kalkamam ne yapayım yani uykum gelmiyor bende uyuyamıyorum uyuyamayınca da wattpad te takılıyorum sonra da zaten bir bakmışım annem başımın dibinde kalkmam için diretiyor ya da kızlar arıyorlar bugünde Selin aradı uyku düzenim bozuldu bir an önce düzene sokmalıyım böyle giderse çok azar işiteceğim.
Yatağımdan kalkıp ne çok küçük ne de çok büyük olmayan odamın banyosuna girdim elimi yüzümü yıkadıktan sonra formalarımı giydim saçlarımı da düzeltip çantamı omzuma taktım yüzüme hiç ellemedim doğal güzeldim ben bi kere .
Annemin hazırladığı kahvaltı sofrasından birkaç salam alıp ağzıma attım ağzım dolu bir şekilde ayakkabılarımı giymeye başladım ve okula doğru yol aldım.Okulla evim arasında fazla fark yoktu yirmi dakika kadar yürüme süresi vardı ikinci derse de geç kalmamak için adımları hızlandırarak hatta yolun bazı kısımlarını da koşarak ilerliyordum .
Okula vardığımda kolumdaki saate baktım on dakikada okula gelmiştim bu benim için bir rekordu ama bizimkiler de derse gireli beş dakika olmuştu içimdeki rahatlama ile okul kapısına doğru ilerliyordum ki bir erkek sesi duydum . Bu ses okulun ön bahçesinden fazla uzak olmayan arka bahçeden geliyordu . Sese doğru yaklaştıkça içimdeki merak artıyordu . Bir duvara saklanıp etrafa göz gezdirdiğimde yerde hunharca dayak yerken ağzından kanlar akan bir erkek , kenarda hafif sırıtan bir yüz ifadesiyle dikilen okulun kara yüzü Simge , elleri cebinde iki yakın arkadaşının yerde olan çoçuğu dövüşlerini izleyen psikopat Deniz Boran Haluk Boran'ın -Boran Kolejin yani bu okulun sahibinin- biricik oğlu ve yerde yatan adını bilmediğim çocuğu sırayla döven Yiğit ve Gökalp'i gördüm.
Yerdeki çocuğu öyle acımasızca dövüyorlardı ki içim bir an cız etti .Artık çocuk yalvarmaya başlamıştı "Abi nolur bir daha öyle birşey olmaz yanlış anladınız siz ben öyle birşey yapar mıyım? Yeter abi vurmayın daha nolursunuz." ne yapmıştı ki gerçi birşey yapmamış olsa da bu üç arızalı insanları dövmek için sebep aramazdı.
"Kes lan sesini dövün şu iti Simgeye yavşamak neymiş görsün."
"Abi yok öyle şey yemin ederim yanlış anlaşıldı bırakın gideyim nolur."
Böyle giderse çocuk dayak yemekten bayılacaktı sürekli konuşmasa yüzünün çoğu kısmına yumruk yemeyecektir eminim ama bu çocuğun da ağzı durmuyor ki bir nevi karşı tarafı anlamadan da olsa kışkırtıyor .
Çocuğun abi yemin ettim yok öyle birşey demesiyle artık yerinde sakince duran Deniz dayanamayıp ayağıyla sanki kırk yıldır bu hareketi yapıyormuş gibi zaten yerde olan adamın çenesine vurup bayılmasını sağladı adamı bir tekmeyle bayılttı benim burdan gözükmeden sıvışmam lazım yoksa yakalanabilirim deyip tam arkamı döndüm ki Simge belası
"Hey Kumsal sen bizi mi gözetliyorsun orada?" demesi bir oldu Hayır neden tam da giderken gördü ki beni neden yani .En iyisi duymamazlıktan gelip buradan sıvışmak deyip yavaş yavaş uzaklaşırken karşımda Gökalp'in dikilmesiyle beraber duraksamak zorunda kaldım.
bölüm sonu canlarım eğer beğendiyseniz ve devamının gelmesini istiyorsanız alttaki yıldıza basıp yorum atabilirsiniz inanın bu beni çok mutlu eder seviyorum sizi ...
YOU ARE READING
Bir Deniz ve Kumsal Hikayesi
Teen FictionBu hikaye Deniz Boran ve Kumsal Zorlu'nun hikayesi... Onların hikayeleri aynı evi paylaşmakla başlar ama sonu olmaz hikayelerinin Acılarını da mutluluklarını da bir zamandan sonra paylaşmaya başlarlar Ortada bir gerçek vardır ki bu durum onlara ço...
