KIZIL CADI

102 13 26
                                        

YAZARDAN;

Yeni bir kitap,yeni bir başlangıç,yeni bir heyecan

Burada size abileriyle birlikte yaşayan iki kızın hikayesini anlatacağım.

Birbirlerinin her şeyi olacaklarından habersiz iki kız.

Bir tarafta ailesini kaybetmiş,zengin ama bir o kadar alçakgönüllü, insanlara fazlasıyla güvenen abi-kardeş.>>>>>>>>> AHURA-SERKAN

Diğer tarafta ise orta halli, aileleri tarafından çok da sevilmeyen, inatçı, gururlu abi-kardeş>>>>>>>>>DUMAN-ELÇİN

Bu hikaye size belkide kendinizi hatırlatacak. Keyif almanız ve kendinizi bulmanız dileğiyle ...

AHURA

"Ahura Hanım girebilir miyim?" sekreterimin seslenmesiyle okuduğum kitabı kapatıp tamamen ona döndüm ve içeri girmesi için kafa salladım.

"Serkan Bey sizi odasına çağırıyor. Selim Bey'le birlikte yeni ayakkabılar hakkında küçük bir toplantı yapacakmışsınız." dedi. Yapay bir gülümseme göstererek

"Tamam sen çıkabilirsin." dedim.

Bu sefer nasıl bir harika yaratacaktı çok merak etmiştim doğrusu.. Abim diye söylemiyorum gerçekten mükemmel ayakkabılar çizer. Bende onları giyip poz verecek mankenleri seçerim. 

He bir de Selim var. O yapım aşamasında çizimi tasarlamada görevli. Biraz gevşektir ama kendisini sevdirmeyi de bilen bir ortağımız. Daha doğrusu babalarımız ortaktı ama onlar ölünce geriye biz kalmıştık.

Odaya girdiğimde,

"Abicim yine çok coolsun." diyerek abimi selamladım sonra Selim'in yanına gidip yanağından öptüm." Bana göz kırptı ve bende yerine oturdum.

"Ooo Ahura Hanım sonunda teşvik edebildi." diye beni azarladı abim.

'Hıhı öyledir.' bakışımı atıp masadaki çizimlere baktım.

"İnanamıyorum bunlar çok güzeller." diye hayranlığımı dile getirdim.

"Bende aynısını söyledim o kadar havalı ki. Ama alıştık artık." diye bana katıldı Selim.

Abime baktığımızda ne bir gülüş ne bir kendini övme hareketinde bulunmuştu. Sadece önündekilere bakıyordu.

"Abi seni alana Allah sabır versin?" dedim. 

'Ne alaka' der gibi baktı. Bende hemen cevabı yapıştırdım.

"Bir kere çok dağınıksın, mükemmel bir fiziğin, bir şirketin, peşinde dolaşan bir sürü kız var. Kim bunlara katlanır ki? He birde işkolik gibi bir şeysin. Çizim yaptığında kimse seni bulamıyor." dedim.

"Benim evlenmek gibi bir niyetim yok. Üzgünüm ama hiçbir zaman görümce olamayacaksın." dedi sırıtarak.

Ben de bir kahkaha atarak görüşücez dedim. 

"Bu arada bir daha bu kadar kısa giyinirsen seni dışarı çıkartmam, ona göre giyin." dedi.

Odun işte nolcak. Ama bende Ahura Çeliksem bu adamı baştan aşağı heyecanlandıracak kızı bulacaktım. 

****************

Yaklaşık üç saattir abimlerin konuşmasını dinliyordum ve gerçekten çok sıkılmıştım.Birinin içeri girmesiyle tüm gözler ona çevrilmişti.

"Serkancığım." diye ağzını gevşeterek konuşan benim sinir olduğum kızıl cadı gelmişti.

Her zamanki gibi ışıltılı, süper mini  bir elbise giymişti. Hayır yani şirkete mi yoksa podyuma mı çıkıyordu belli değil. 

Ama az kaldı sözleşmesi bittiği an kovucaktım da ne sözleşmeyse artık bitmiyordu.

"Melisciğim yine kıyafetlerini evde unutmuşsun." diye onu taklit ettim. Ve bu söylemime Selim gülmüştü.

Serkan ona ters bakınca boğazını temizledi ve eliyle ağzını kapattı. Melis göz devirerek Serkan'ın yanına gitti. 

Ve (kesin bilerek) bir şey düşürdü. Sonra eğildi ve Serkan anında ayağa kalkıp onu elinden tutup dışarı çıkardı.

Onlar giderken ben abime Selim ise Melis'in bacaklarına bakıyordu. Selim'in kafasına vurup bende sinirle odadan çıktım.

MELİS

Tam tahmin ettiğim gibi Serkan, beni odadan çıkarttı ve hızlı bir şekilde çekiştiriyordu. Bende ayağım burkulmuş gibi yapıp yere düştüm.

Serkan, durdu ve bana baktı.

"İyi misin?" diye sordu. Kafa salladım.

"Ama yürüyemem beni nereye götürücektin?" dedim masum bir şekilde.

"Otoparka gidelim şirkette konuşamam, hem otopark boştur." dedi.Kafamı öne eğdim ve 

"Üzgünüm, Ahura beni niye sevmiyor anlamıyorum b-ben ona hiçbir şey yapmadım." dedim

"Bunları konuşacağız. Biraz zorla kendini belki yürürsün." diyince ayağa kalktım ve yere basarken inledim. 

"Beni taşır mısın?" diye sordum. Peki deyip beni kucağına aldı ve otoparka gittik .

Serkan gerçekten mükemmel biri.

 Çok yakışıklı, kendine hayran bırakan ses tonu ve en önemlisi çok parası var. Bunlar bile onu mükemmel yapmaya yeter.

Otoparka geldiğimizde beni yere indirdi ve konuşmaya başladı.

"Ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum, kardeşimin seni sevmemesi beni de senden uzaklaştırıyor, ne istediğini söylersen sana yardımcı olabilirim. Ayrıca şirketimize yakışır bir biçimde davran ve giyin." dedi otoriter bir ses tonuyla.

Gözümden yaş akmasına izin verdim." Bak ben bu kıyafetleri mecburen giyiyorum. Ama ne istediğimi anlayabilecek kadar zekisin." dedim ve ona biraz yaklaştım.

Bana öylece bakmasını fırsat bilerek elimi saçlarına koydum ve onu kendime çektim. O da elini belime koyunca dudaklarına yapıştım. Yaklaşık 20 saniye durduktan sonra beni itti.

Üzgünüm deyip arabasına bindi ve hızlıca oradan ayrıldı.

SERKAN

Bunu yaptığıma inanamıyordum. Yine her zaman ki gibi beni kendine kitlemişti. Of Serkan of başına bela aldın haberin yok be oğlum.

Arabayı eve sürdüm ve yolda bir şey düşünmemeye çalıştım. 

Bunların bi rüya olması dileğiyle uykuya daldım.




SSSEELLAAAMM!!!!!

UMARIM BEĞENMİŞSİNİZDİR.

YILDIZA TIKLAMAYI VE YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN.....



UÇURUMWhere stories live. Discover now