Yolda öylece boş boş yürüyordum. Aklımda hep neden sorusu dolaşmıyor değildi aslında 'neden böyleydim' ' neden beni kimse sevmiyordu' ya da ' neden kimsem yoktu!' ben buydum işte asosyal kitaplara kafayı bozmuş bir kronik manyak!!
Hadi ama asosyalliğin aptalca veya can sıkıcı olduğunu sakın düşünme düşünme demedim mi! herneyse ama ciddiyim düşündüğünüz gibi değil yalnızsan birçok şey sana daha keyifli gelir ne gibi mi? Meselaaa unutun gitsin çünkü herşey düşündüğün gibi sıkıcı ve boktan.
Ailemle yeni bir yere taşınmıştık yeni şehir yoksa ilçe mi desem öyle bir yer işte. Kıçım kadar yerdi burası ne gezilecek doğru düzgün yer ne de kullanılan bir kütüphane vardı. Böyle bir ilçenin veya şehrin olmadığını düşünenlerdendim gerçekten ama gerçekte varmış büyük bir hayal kırıklığı doğrusu. Size bu sıkıcı hayatımı anlatmamı beklemeyin benden çünkü kendimi anlatıcak olursam birkaç kelime ile anlatırım çünkü öyle satırlar sayfalar sürecek serüvenli bir hayatım malesefki yok!
İyiki okullar kapanıcak sadece 1, 2 aydan az süre kalmıştı. Kapanıcak kapanmasına ama ailem biraz arkadaş edinmem için beni bir yaz kanpına yazdırmıştı ve okulların kapandığı gibi başlayacaktı. Evden ayrı tam 1 ay sürecekti şu sikimsonik kamp ne sıkıcı ama!!!
Kendime geldiğimde neredeyse eve vardığımı fark ettim. Ayağımın bir şeye takılmasıyla yerele öpüşmem bir oldu. Ahh! Size şu yersiz sakarlıklarımdan bahsetmemiştim değil mi? Şimdi öğrenmiş oldunuz. Ne iyi ama!!!
Geçtiğimiz yıl okulun popüler kızının üzerine yemek dökmüştüm ve beni okulun önünde rezil etmişti veya başka bir anımı anlatayım ilk defa bir partiye gitmek istemiştim ve o partide alkolü fazla kaçırmıştım ve okuldan biri benim videomu çekip internette yayınlamıştı ve aylarca bu konu hakkında konuşulmuştu hatta başlığıda neydi biliyomusunuz "Hayatlar parti taym hayatlar asosyal parti bebesi!" düşünebiliyor musunuz?? Hah gerizekalılar!
"Hey sen iyi misin?" bir ses duymamla kalkmaya çalışmıştım ki bir çift güçlü kolun beni kaldırması bir oldu.
"Ben teşekkür ederim ve iyiyim." kim olduğuna bakmak için kafamı kaldırdığımda okuldaki hep grubuyla gezen çocuk olduğunu gördüm. Hem ben bu çocuğun grubundan başka kimseyle konuştuğunu görmemiştim. Hayret..
"Daha dikkatli olmalısın ufaklık." ufaklık derken bacım!!!
"Herneyse tekrardan teşekkürler. " yanında geçip gitmeyi planlarken kolumdaki elini çekmemişti. Bir koluna birde yüzüne bakmıştım. Hala çekmiyor çocuğa bak ya.
"Elini diyorum çeksen artık!" yüzündeki sırıtış kısacası ben ona piç sımaylii(smile) diyorum dahada büyüdü.
"Adını söylemeden mi gidiceksin?" ne diyordu bu? Ailemden başka gerekmedikçe iletişime geçmediğim için yabancı geliyordu. Vallahi benim düşüncelerimi bilende mağara adamı sanar haa!..
"Adım Deniz oldu mu şimdi gidebilir miyim?" sıkıntıyla yerimde salladım.
"Bende Çağlar memnun oldum gözüm bir yerden ısırıyor acaba eski sinama salonuna gelir miydin hiç?" salak aynı okuldayıız!!!
"Hayır buraya yeni taşındım hem insan insana benzermiş."
"Tabi burda mı oturuyorsun? " içimden hepimiz dünyalıyız koçum demek gelsede demedim..
"Evet." kısa ve öz aferin bana..!
"Komşuyuz haa sevdim seni ufaklık herneyse sonra görüşürüz artık." kızgın bir ifadeyle yüzüne baktım. O ise sadece göz kırpıp gitti. Eve gidince ilk işim aynanın karşına geçip göz kırpmaya çalışmak olucak emin olabilirsiniz. Bende kesin Mahmut Tuncer gibi olucak ama o yapınca Kıvanç Tatlıtuğ olucak böyle adaletin ben....
YOU ARE READING
GÖZ
Teen Fictionİlk defa bu kadar yakın, İlk defa bu kadar korkutucu, İlk defa bu kadar kırmızı... O kırmızının en koyu rengiydi, O siyahlaşmaya başlamış kan kırmızısıydı, O ölümdü, O bir azraildi ve benim azrailimdi... Ne onunla, Ne de onsuz oluyordu... O artık be...
