Öncelikle kitabıma şans verdiğiniz için sağolun. Umarım verdiğiniz şansı iyi değerlendirmiş olurum.
Bu benim ilk kitabım değil ama yazmayı çok istediğim ilk ve tek kitap. Lütfen okuduktan sonra oy verin ve yorum yapın . Sevmediyseniz bile en azından görüşünüzü bildirin.Iyi okumalar.
Hızlıydım ama bu yeterli değildi . Nefesim kesilene, polisleri atlatana kadar koşmalıydım. Ama ne krizimin sinyallerini veren titremeler , nede bu büyük insan kalabalığı buna izin vermiyordu.
İnsanları yara yara ilerlediğim yolda sıklaşan nefesim ve delicesine atan kalbim durup soluklanmam için adeta yalvarıyordu. Bir kaç insanı daha iterek ilerledikten sonra eğilerek ellerimi dizlerime yerleştirerek soluklandım. Kafamı arkaya doğru çevirerek gelen var mı diye yokladım.
Her nekadar bu kalabalık insan grubundan gözükmesede etrafta ki sıradan tempodan polisleri atlattığımı anladım.
Kafamı tekrar önüme çevirerek seri bir şekilde yürümeye başladım.
Yürürken her nekadar atlattığımı düşünsemde her ihtimale karşın etrafımı kolaçan etmeye devam ettim .
Az ileride kurtuluşumu simgeleyen ara sokağı görünce hızımı arttırdım. Ara sokağın önüne geldiğimde izlenmedigimden emin olmak için son kez sağıma ve soluma baktım ve ilerledim.
Girdiğim son ara sokağında çıkışına varınca her zaman ki benzin istasyonuyla karşılaştım.
Kameraların kadrajında olmadığıma emin olduğum noktada durdum. Elimi pantolonumun ön cebine atıp telefonu çıkardım ve Fatih'e mesaj attım . Artık istasyona girebilirdim.
Yine seri adımlarla benzin istasyonuna ilerledim. Omzumdan düşmekte olan çantayı tekrar omzuma çektim ve içeriye girdim.
Otomatik kapı açıldığı gibi gözlerim kasiyer Fatih'i buldu . O da beni bekliyor olmalı ki gözlerimin içine bakıp hafif bir baş sallamasıyla onayladı.
Aldığım onayla karşımdaki tuvaletlere ilerledim. Kapıyı açıp içeri girerken dışarıdan duyduğum şey Fatih'in "bayan şuan tuvaletlerimiz tadilatta Özür dileriz" sözü oldu.
Kapıyı arkamdan kapatarak her ihtimale karşı kilitledim. Omzumda ki çantayı lavobaya koydum. Duvar köşesine geçerek yere çöktüm ve cebimden çakımı çıkartarak zemindeki çatlağa yerleştirdim. Kapağı kaldırdım ve buraya geliş sebebim olan poşeti aldım ve zaman kaybetmeden içindeki kıyafetleri giymeye başladım. Çıkardığım kıyafetleride poşetin içine koyup gizli bölmeye koydum ve bölmeyi kapattım .
Ayağa kalkıp lavobaya koyduğum çantayı aldım ve içini açtım . Mal ve para içindeydi. Artık rutin halini almıştı çanta dolusu para ve mal. Sen adamlarla buluşurdun, tongaya düşürür ve takas edeceğini söylediğin malı da karşı tarafın getirdiği parayı da alıp tüyer, üstüne üstlük yakinda biryerlerde polis varsa it gibi koşar yakalanmamaya çalışırdın ama şu Tomarla para ve mala el sürmeden patrona getirirdin. İşte buda yaptığın işin sana en büyük kazığı olurdu .
Paraları poşetten çıkarttığım yeni çantaya koydum ve Fatih'e vereceğim bir miktar parayı alıp çantayı kapattım . Para dolu çantayı omzuma aldım ve diğerini çöpe attım . Nede olsa çantayıda gizli bölmede olan kıyafetleri de Fatih halledecekti.
Dışarı çıktığımda etrafı kolaçan edip Fatih'in bulunduğu kasaya gittim.
"Sorun yok dimi? "
"Hayır, mesaj attığın gibi kameraları kapattım "
Onaylarcasına kafamı salladım ve montumun cebinde olan para tomarını amucumun içinde kalacak şekilde uzattım .
Fatih hiç beklemeden elime uzandı ve avucumdaki parayı kavradı. Bu arada etrafa bakmayıda ihmal etmiyordu tabikide . Patronuna yakalanırsa pek iyi olmazdı sonuçta .
Omzumdan kayan çantayı tekrar omzuma çektim ve çıkışa ilerledim . Otomatik kapı açıldığında adımlarımı durdurdum ve arkamı dönerek kasaya ilerledim. Önümde gördüğüm çikolatalardan avuçlayıp montumun cebine koyup tekrar çıkışa ilerledim .Fatih arkamdan "Benden olsun " diye seslendiğinde çoktan kapıdan çıkmış, çikolatanın birini yarılamıştım bile .
Biraz önce istasyona gelen yaşlı çiftin arabasına yürüdüm . Yolda kalmış zavallı bir kıza yardım ederdiler herhalde(!) hemde yetişmesi gereken önemli bir yer varken. Malum teslim etmem gereken mal ve para dolu bir çanta birde yanımda gelen iki saf elemanın polise yakalanmasından dolayı yemem gereken esaslı bir azar ve dayak vardı.
YOU ARE READING
Sessiz Çığlık
Teen FictionSiz hiç gökkuşağında siyah rengi gördünüz mü ? O zaman bu sizin için ilk olacak
