Parkta kuşlara yem verirken dünki olayı düşünüyordum. Düşündükçe kaybolan bazı anıları buluyor eşleşmeyen bazı parçları yerine yerleştiriyodum. Ama bu yeterli değildi onunla konuşmam gerekiyordu. Ama nasıl? Bana sevdiğini söylemişti. Anlamıyordum. 'Benimle dalga mı geçiyorsun!' kendi iç sesim beynimde yankılanırken yanıma oturanı fark etmemiştim.
"Sor. "
Yana doğru döndüğümde onu gördüm Arası.
Neden?
Söylediklerin gerçekmiydi?
Gerçek değilse neden bunu yaptın?
Neden benimle dalga geçtin?
İçimden geçen onca soruya rağmen sustum zehrimi içime akıttım umrumda değil gibi davrandım.
" Neyi sorayım?"
"İçinden ne geçiyorsa "
" Tek soru soracağım: Gerçek miydi?"
"Hayır. "
Bu sözü duyduğum an ağlamaya başladım gözyaşlarıma hakim olamadım ama yinede gözyaşlarımı içime akıttım asla güçsüz görünmedim.
Ayağa kalkıp gidecekken kolumdan tuttu.
" Gitme!"
Sanki beynimde binlerce kez yankılanmıştı bu sözcük ama gitmek zorundaydım. Kalırdım, severdim, hemde güzel severdim ama sevmemeyi tercih ettim, kalmamayı tercih ettim.
YOU ARE READING
Güneşin Siyah Ruhu
Teen FictionElimde tuttuğum tüm hayallerim bulanık bir okyanusda boğuldu. İçime yayılan karanlık ruhumu kemirdi. Karşıma çıkan aşkın mürekkebi bir tek benim kalbimde yayıldı.
