Artık odama kapanıp yastığı başıma bastırıp olanları duymamaya çalışmaktan yoruldum. Bu evden bi an önce gitmem gerekiyor. Annemin umursamazlığı cici babamın iğrenç bakışlarından ses tonundan.bıkmıştım. Her akşam saçma sebeplerle tartışıp bağırıp çağırıp daha sonra hiçbişey olmamış gibi devam etmeleri canımı sıkıyordu . Babam öldükten sonra annem kadın başıma nasıl bakarım sana diyip başıma bir üvey baba getirmişti. İlk zamanlar iyiydi Zenan abi. Ama sonra büyüdükçe batmaya başladım ona. Herşeyime sorun kusur sıkıntı çıkarıyordu. Annemde sürekli ona laf etmek yerine benim üzerime geliyordu. Çok sıkılmıştım artık sadece tek başıma olmak istiyordum. Bu yüzden gitmeliydim bu evden. Nereye gideceğim önemli değildi. Bu evden iyii bi yer olacağı kesin. Harçlıklarımdan biriktirdiğim parayla en azından bu şehirden gidebilirim. Çok iyi düşünüp bişeyler yapmam lazım. Ama ne?
O gün sabah erken saatte annemin sesiyle uyandım yine kavga ediyorlardı odadan çıkıp salona doğru yürüdüm. Salona adım attıktan sonra üvey babam yüzüme bakıp "senin kızına ben bakıyorum ben!"
O an ne oldugu anlamadım içime yerleştirdim öfkemi ve odama gidip kapıyı hızla kapattım artık bişeyler yapma zamanı gelmişti kararlıydım bu evden gitmeliyim.
Üstümü giyinip ufak tefek şeyler alıp çantama yerleştirdim. Kimseye farkettirmeden evden çıktım. Yürümeye başladım. Ama nereye? Düşünmek için zamanım vardı. Saate baktım sanki zaman aleyhime işliyordu. Evin az ilerisindeki parka geçip bankta oturdum. Ya çok akıllı bişeyler düşünmem lazımdı yada tekrar yaşadığım hayata geri dönüp kaldığım yerden devam etmeliydim. Bir anda yanıma bi abla geldi. Oturdu ben hiç istifimi bozmadım. "gitmek istiyorsan git hayat bekletilcek kadar uzun değil" dedi. Yavaşça başımı çevirip baktım. Ayağa kalktım hiçbişey demeden yürümeye başladım. Haklıydı abla hiç birşey için vakit kaybetmemem lazımdı. Peki nasıl neden ne hissederek kurdu bu cümleyi bana. Kafamda deli sorular. Derken otogara geldim ve bi firma seçip girdim o an dilimden dökülen şehre kaderimi çizicektim. "buyrun hanımefendi" diye seslendi biri. Yaklaştım kasaya doğru "ben şeyyy istanbula bi bilet almak istiyorum" dedim. Evet İstanbul bilmediğim hiç görmediğim sadece televizyonda gördüğüm kocaman büyülü şehir.
Otobüsün gelmesine yarım saat vardı beklerken aklımda ne yapacağımdan çok annem vardı. Acaba şuan ne yapıyor? Yokluğumu hissetmiş midir? Çok üzülür mü? Bunları düşünürken otobüsün yavaşça yanaştıgını gördüm. Bi yola çıkmıştım ve bu yoldan geri dönemezdim. Biletimi muavine gösterip biletle yazan koltuk numaramı aradım buldum. Oturdum garip bi heyecan his sarmıştı. 10 dakika sonra bu şehirdeki tüm herşeyi silmek üzereydim. Otobüs tüm yolcuları aldıktan sonra yola koyuldu. Gidiyordum arkamda neler bıraktığımın farkında yada değilken gidiyordum.
Otobüsün camına kafamı yaslayıp düşünmeye başladım beyhude bir çabayla. Ne yapıyordum? Başıma geleceklerden habersiz gidiyordum.
"
"hanımefendi, hanımefendi "
" "he ne efendım "
Muavinin benı uyandırmasıyla birden irkildim.
" mola verdik efendim "
" tamam teşekkür ederim "
Düşünmekten uyuya kalmıştım. Saçlarımı tam tepeden toplayıp montumu üstüme alıp otobüsten indim bi ürperme gelmişti içime. Bi masaya oturup açık bi çay söyledim. Çantamdan sigaramı çıkarıp içmeye başladım. Etraf cok sakindi. İçimi biraz olsun rahatlatır gibi. Hesabi ödeyip masadan kalktım. Otobüsün yanına dogru ilerledim binmeden son bir sıgara daha yaktım. Beynim durmuş gibiydi. Yarısında söndürüp attım. Bir anda başım dönmüştü sanırım bu açlıktandı. Cebimde fazla para olmadığı için ve neler olacağını bilmediğim için paramı harcamak istemedim.
Otobüse binerken şoför koltuğunda oturan abiye ne kadar kaldığını sordum iki saat sonra varacağımızı söyledi. Aklımda düşünceler oluşmaya başlamıştı. İndiğim saatte hava kararmış olacaktı. Ben ne yapacaktım? Geçip yerime oturdum.
İki saat sonra otogara yanaştık. Otobüsten inip sırt çantamı alıp geçip bi banka oturdum. Sanki insanlar beni izliyor gibiydi yada ben öyle hissediyordum. Hemen yerimden kalkıp yürümeye başladım. Ama nereye? İnsanlara soru sormaktan bile korkar olmuştum. Yürüdüm yürüdüm ama artık halim kalmamıştı. Bi otel bulup kalmak istedim. Ama cok tedirgindım. İlk defa bilmedgım bir şehirde hiç tahmin etmediğim bı durumdaydım.
DU LIEST GERADE
Sadece Sen
JugendliteraturGenel kurgu içinde bi hikaye oluşturdum. Okumanızı isterim umarım beğenirsiniz. Oy vermeyi ve onerilerde bulunmayı unutmayın şimdiden çok teşekkür ederim 😊
