İYİ OKUMALAR...
Evimizin bir arka sokağındaki kaldırımda oturmuş Uzay'ı bekliyordum.Uzay kim derseniz, hayatımın en ortasında giren aptal çocuk. En zor zamanlarımda yanımda duran ve abimden bile ayırmadığım kardeşim. Ayaklarımın ucuna bir poşet,hafifçe bırakılınca kafamı kaldırdım. ''Ekildim tekrar değil mi Uzay?''diyerek çaresizce Uzay'ın gözlerine baktım. ''Affet beni Ece Han Hazretleri. Tam 14 dakika sonra barda konser varmış ve diğer barmen maalesef hasta. Elisa'yı bile bırakacak yer bulamadım''dediğinde zaten affetmiştim bile.''Elisa şuan nerede?''diye sordum Elisa Uzay'ın kardeşi ve küçük olduğundan dolayı zaman zaman Uzay yanlarında olmadığında Uzay'ın bir küçük kardeşi Batuhan yanında kalırdı. ''Batuhan yanında bir veya iki saate kadar dönerim zaten.''diyip sırtındaki düşen çantasını tekrar omzuna yerleştirdi. Ayağa kalktım. ''Ben çocukları alıp bizim eve geçerim. İşin bitince gelip alırsın sen. Tek kalmasınlar gece oldu hem''dediğimde kaşlarını çattı. ''Sana yük olmak istemiyorum Ece.''diyip bakışlarını ayak uçlarına doğru çevirdi. Uzay hep böyleydi. Başkaları olmadan ayaklarının üstüne belki abimden bile önce basmıştı. Annesi, babası ailesinden kimse yoktu yanında.
Uzanıp Uzay'ın yanağını öptüm. ''Ben geç bile kaldım Uzay.''diyerek hemen arkamı dönüp yürümeye başladım. Sonradan aklıma gelen şeyle arkamı döndüm ve suratıma çikolata dolu poşet yedim. ''Uzay! Ne zaman yüzüme poşet atma huyundan vazgeçeceksin?! O değil içindekiler nimet be!''dedim ve ağzımı kapattım. Bağırışımla insanları çoktan uykularından kaldırmış olabilirdim. Uzay'ın kahkahasını duyduğumda gözlerimi kıstım. Poşeti koluma takıp Uzayların evine doğru yürürken''Seni seviyorum Ece'm''diye Uzay'ın bağırışını duyunca güldüm. Kendimi iyi hissettiren sayılı insanlardan biriydi. İğrençliklerim de bile benden iğrenip, soğumamıştı. Genellikle kızlar bile benden uzak dururken, Uzay böyle değildi. Aynı zamanda yaşamımda bana ayna olmuştu. Uzayların şirin evlerine geldiğimde bahçe kapısını itip, Elisa ile diktiğimiz,suladığımız ve büyük uğraşlar sonucu elde ettiğimiz çiçekli yoldan geçip kapılarına hafifçe vurdum. Kapı açıldığında saniyeler sonrası arkasından bir adet Batuhan çıktı''Hoş geldin Ece abla.''diyerek gülümsedi içeriye girerken Batuhan'ın saçlarını dağıtıp''Hoş buldum bücürüm''dediğimde ''Hani bücür yoktu?Sadece Batu vardı''dediğinde kahkaha attım. ''Tamam tamam batu''üstüme doğru koşan ikinci bücürüğümle kollarımı açtım ''Ece abyaaaaaaaaaaa!!!''diye çığlık attığında güldüm ve kollarımın arasına aldım. ''Bebeğim bil bakalım nereye gidiyoruz.''dediğimde Batuhan kapıyı kapatmıştı. ''Neyeye gidiyoyus Ece abyaa?''diyerek kafasını kaşıdı. Kulağına doğru eğildim''Makyajlarımın ve kıyafetlerimin bulunduğu yere''diye fısıldadım. Kulağımızı patlatacak derecede bir adet daha çığlık duyduğumuzda Batuhan çoktan kulaklarını kapatmıştı. Elisa'yı yavaşça yere bıraktım ve odasına doğru gittim. Bezlerinin ve yedek kıyafetlerinin bulunduğu çantayı alıp omzuma geçirdim. Koridora doğru geri döndüğümde kapının eşiğinde hafif yere kıvrılmış Elisa'nın montunun düğmesini ilikleyen Batuhan'ı gördüm. Sesizce izledim. Batuhan gözünün ucuna gelen siyah saçlarını üfleyerek ileriye attığında Elisanın ayakkabılarını giydiriyordu. Dolan gözlerimle yukarıya doğru baktım.
YOU ARE READING
YÜCE KALPLİ GÜZEL
Teen FictionBen yaşadıklarımla büyümüş karanlığımı elime adeta bir böcek gibi alıp erken büyümüş bir kızım. Fakat hala korkuyorum. En büyük güçsüzlüğüme sırt çeviremeyen ben kaybetmekten, sevememekten korkuyorum. Bir kere kaybettim ben, kaybederken her şeyini...
