UMUT

19 2 0
                                        




                  Toprağa bıraktım umutlarımı,

                   Dualarımla suluyorum.

                   Yeşerip güneşe kavuştuklarında,

                   "BİZ" olacağız biliyorum.

                                                                                           1

                    Arabanın camından dışarıyı seyrediyorum.Bütün mazim hızla gözümün önünden geçen manzara gibi zihnimde ilerliyor.Baktığım ile gördüğüm aynı değil.Doğup büyüdüğüm,çocukluğumun ve ilk gençlik yıllarımın geçtiği şehir,her geçen dakika daha da uzağımda kalıyor.Hüzünlü müyüm,şaşkın mı bilemiyorum.Önce çocukluk yıllarım göz kırpıyor camın ardından.Çabuk ama güzel geçen çocukluk yıllarım...Sonra büyüyorum.Ben büyürken mutluluğum küçülüyor sanki.Güzel geçen çocukluğumun aksine hüzünler biriktiriyorum büyüyen yüreğimde.Annem ile babamın bitmek bilmeyen kavgaları bana büyüklerin sorunları olduğunun sinyalini veriyor.Annemin her gece ağlayarak babamı beklediğini,babamın geç saatlere kadar gelmediğini,geldiğinde konuşmaya başlayıp kavgayla sonlanan geceleri hatırlıyorum.

                  Annem,anneciğim...Bir bebeğin nasıl sarıp sarmalanmaya ihtiyacı varsa annemin de ilgi görmeye,sevilmeye ihtiyacı olduğunu ;ilgisizliğin onun narin,kırılgan kalbini nasıl parçaladığını şimdi görebiliyorum.Geceleri gözyaşıyla yıkamasının sebebini artık daha iyi anlıyorum.

                Annem hayatı boyunca zorluklarla mücadele etmişti.Annesiz büyüyen bir çocuk olarak evin bütün sorumluluğunu almış,kardeşlerine bakmış,okulunu en iyi şekilde tamamlamıştı.Bir edebiyat öğretmeninin narin, kırılgan kalbi zorluklarla başa çıkabilirken yalnızlığı kaldıramıyordu.Babamın ona değilde işine gösterdiği ilgi annemin ruhunu paramparça ediyor ama yüreğinin çığlıklarını bir türlü eşine duyuramıyordu.

                 Babam hep çok çalışırdı.Ülkesinin ,adalet bekleyen insanların bir hukuk adamına olan ihtiyacını her zaman söyler savcılık mesleğiyle hep gurur duyardı.Ya annem ve ben...Bizim ona ihtiyacımız yok muydu?Babam iş hayatında başarılı olmak isteğiyle gece gündüz çalışırken annemin yalnızlığın çaresizliğinde yitip gittiğini görmez,serzenişlerini duymazlıktan gelirdi.

                 Babamla benim ilişkim de hep resmi olmuştur.Eve erken geldiği günlerde bana derslerimin nasıl olduğunu sorar,çok çalışmam gerektiği üzerine konuşmalar yapardı.Onun ilgisini üzerime çekmenin başarıdan geçtiğini anlamam uzun sürmedi.Ben derslerimde başarılı oldukça babam benimle gurur duyar aile ve arkadaş toplantılarında beni hep yanı başında tutardı.Sorulan sorulara aklı başında cevaplar vermem göğsünü kabartırdı.Ama ben bu ilgiyi hep sahte bulur babamın benim her anımda yanımda olmasını,mutsuz olduğumda elimi tutup beni teselli etmesini isterdim.Annemin gösterdiği koşulsuz sevginin yanında babamın ilgisi çok sığ kalır bu da beni daha çok mutsuz ederdi.

Babamın tayininin Konya'ya çıktığını öğrendiğimde İstanbul'daki kabarık dosyalara veda etmenin babamı bize getirecek dönüş bileti olduğunu düşünüp mutlu olmuştum.Şimdi bu umut dolu yolculuğumuzun bize neler getireceğini düşünmek bile beni heyecanlandırıyor. Kim bilir belki yeni bir şehirde yeniden mutlu bir aile olmayı hep birlikte öğreniriz.




                                                                     2

UMUTWhere stories live. Discover now