(H.Y.D) 1.Bölüm ; Özür dilerim ...

22 3 0
                                        

Selaam ! Arkadaşlar bence güzel bir hikaye olacak , okumanızı tavsiye ederim . Karakterlere belirli bir kişi koymadım , onları sizin hayal gücünüze bıraktım ama eğer belirli bir kişi koymamı isterseniz sizden de yardım alarak birilerini koyarız şimdilik hayal gücünüze bırakıyorum , bölümlere şarkı eklememi isterseniz bölüm arası yorumlara ekleyebilirsiniz . Multide Su'yun bulduğu kolye var . İyi okumalar 😊😊

Anne , her çocuğun göz bebeği olan en değerli varlıklarımız. Bize konuşmadan tutun yürümeye kadar her şeyi onlar öğretir , düştüğümüzde elimizden tutan ilk kişidir , yada kişiliğimizi belirleyen kişide o'dur , mesela ona bağlıdır kötü birisine iyilikle karşılık vermemiz , güzellikle konuşup onu yola getirmemiz .

Dünyadaki bütün anneler çocuklarının iyiliklerini ister ve onları canından çok severler , ama çocuklarda en az onlar kadar çok sever onları . Ben çok tadamadım o anne şefkatini , bıraktı annem beni , daha doğrusu o lanet adam yüzünden gitmek zorunda kaldı .

Fakat annemi bırakmaya hiç niyetim yok , beni o sıcak kollarına alıp saçlarımı okşamasını özledim , her akşam bana o muhteşem kurabiyelerinden getirip sıcacıkken yedirmesini özledim , sanırım şu dünyada sevdiğim sayılı şeylerdendi annemin kurabiyeleri ve onun sıcacık , buram buram güven kokan kolları .
Akşamın soğuğuna aldırmadan incecik bir bluzla dışarı çıktığım ve montumu almayı akıl edemediğim için üşüyordum , ama yavaş yavaş bedenim alıştığı için sorun etmemeye başladım . Akşamın karanlığında birden etrafın aydınlanmasıyla bağlamış olduğum kollarımı çözdüm ve kafamı kaldırıp gökyüzüne baktım.

Birkaç saniye sonra etrafı büyük bir ejderhanın kükremesi yankılanırken küçüklüğüm aklıma geldi , annem çok severdi böyle yağmurlu havaları ben ise gök gürültüsünü bir ejderhanın kükremesi sanıp ağlamaya başlardım , sonra ise annem beni o sıcacık kollarının arasına alıp öyle uyuturdu .

Acaba üşüyormudur şimdi ? Yada her zamanki gibi ferahlamışmıdır bu toprak kokusuyla ? Derin bir nefes aldım ve ıslanmış toprak kokusunu içime çekip kapalı olan gözlerimi açtım . Gökyüzünü kaplayan kara bulutlar delice kavga ederken bazen aralarındaki o ejderhayı serbest bırakıyorlardı .

Hala gökyüzüne bakarken ani bir yağmur bastırdı , saç diplerimde hissettiğim yağmur yavaşça saç diplerimden kayıp bedenime doğru yol alırken sol tarafımdaki acı büyümeye başlamıştı . Annem hep ' Sen ne zaman üzülürsen benim yanıma gel ' derdi . Geliyorum anne , sensiz bu ev koca bir kara delik , ne nefes alabiliyorum nede hareket edebiliyorum . Sensiz olmuyor be annem .

Etraftaki birkaç insanların bakışlarını umursamadan koşmaya başladım , annemin yanına , sıcak kollarına ve ferah kokusuna . Kimseyi umursamadan , arabaların korna seslerine ve saçma ışıklara aldırmadan koştum anneme giden yolda , korkmadan , cesurca .

Sonunda geldiğim toprak yola baktım , ferahlatıcı kokuyordu yeni ıslanmış toprak , ama etraftaki ağaçların şekilleri ve havlayan köpeklerin sesi beni korkudan titrememe yetmişti . " Anne , görüyorsun beni deyilmi ? Bak senin yanına geliyorum . "

Korkusuzca ilk adımımı atıp önümde duran uzun demirlerden yapılmış kapıyı açıp iceriye girdim , annemde hoşlanmazdı karanlıktan , ama o şimdi korkar ve üşür burada , hem köpeklerdende hoşlanmazdı o . Artık iç çamaşırıma kadar ıslanmıştım ama yağmur hala yağıyordu , birazcık yürüyüp sakince sağıma döndüm ve orada duran büyük taşa baktım .

" Deniz Aydemir " Gözlerim çoktan bulutların görevini almıştı , durdum öylece bir süre , üşüyormudurki şimdi ? Yada almış mıdır toprağın o keskin kokusunu ? Ağzımdan bir hıçkırık çıkmak üzereyken dudaklarımı birbirine bastırdım . Bu sonsuz uykuya dalmış kişileri rahatsız etmemek için .

Her Yıldız Değerlidir Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin