Her insanın sonsuz hayalleri vardır. Kimisi başarabilir, kimisi için imkansız olabilir. Ama şunu bilin ki imkansız diye bir şey yoktur. En büyük örneğimiz Hezarfen değil mi ? uçmak herkes için imkansızken o başarmıştı. Benimde imkansız hayallerim var ve hepsini tek tek gerçekleştireceğim. İlk adımı üniversiteyi kazanarak başardım.
Dün gece heyecandan uyuyamadığım için erkenden kendime kahvaltı hazırladım. Annem benim bu halimi görse gözleri yaşarır. Her zaman kahvaltıyı hazırlayan annem olurdu. Biz ablamla çoğunlukla yiyen taraf olurduk. tostum dan bir ısırık alırken telefonuma gelen bildirim sesiyle ekrana baktım. Ablamdan mesaj gelmiş.
Akraba evliliği :''Günaydın ecrin, yeni evin ilk günü hala hayatta mısın ? bende annemin yaptığı mükemmel krepleri yiyordum :) :) ''
gözlerimi devirdim. Beni sinir etmek için söylüyordu. cevap olarak '' sorduk mu be '' mesajı göndererek yaptığım ' mükemmel' kahvaltıyı topladım. Odama gidip dolabımdan dar siyah pantolon, beyaz tişört ve bir kot çeket çıkartıp giyindim. Hızla banyoya gidip saçlarımı tarayıp şekil verdikten sonra dudaklarıma hafif parlatıcı , gözlerime de hafif rimel sürüp odama dönüp çantamı alıp dış kapıya yöneldim. Vestiyerden spor ayakkabılarımı alıp giyindikten sonra evden çıktım. Kapıyı kitlerken yan tarafın kapısı açılmasıyla içeriden kahverengi saçlı mavi gözlü uzun boylu tatlı biri çıktı. Bana dik dik bakmaya başlayınca elimdeki telefonu kaldırıp yüzüme baktım. Yüzümde bir şey olmalı ki tuhaf bakıyordu. Halbuki çıkmadan önce aynaya bakmıştım. Dayanamayıp ;
''Yüzümde bir şey mi var ?'' diye sordum.
Ellerini açıp iki yana sallayıp ''aaa... hayır. Bu apartmanda ilk defa genç kız görüyorum '' dedi. Anlamsız bakışlar atıp '' bu apartmanda yeniyim '' dedim. '' O zaman yeni yan komşumla tanışmam gerekiyor değil mi ? '' diyerek elini uzatıp '' ben berkant'' dedi gülümseyerek. Samimiyetine karşılık vererek uzattığı eli tutup '' bende ecrin '' dedim. Okula geç kalmamak için ''Şey ... ben okula geç kalıyorum sonra görüşürüz '' dedikten sonra hızla merdivenlerden aşağı inip otobüs durağına doğru yürüdüm.
Okula geldiğimde etrafı incelemeye başladım. Aslında internetten araştırmıştım . Ama bu kadar büyük bir yer olacağını beklemiyordum. Fazlasıyla geniş olan bahçesinde sıra sıra banklar vardı. Öğrenciler çoğunlukla bahçede vakit geçiriyorlar belli ki . Bazı öğrenciler çimenlere uzanıp ağacın serin gövdesine sırtını dayayıp kendilerini yakıcı güneşten korunmaya çalışıyorlardı. Dersim olduğu kampüse doğru yürümeye başladım. Sınıf kapısının önüne geldiğimde kapıyı tıklatıp içeri girdim. Kısa boylu beyaz gömlekli gözlük takan hoca tahtaya bir şeyler çiziyordu . Herkes ban bakınca panik oldum. Abi ilk defa mı görüyorsunuz derse geç kalan biri . Özür dileyerek gözüme arkadan bir yer kestirip odaya geçtim. İlk dersten fazlasıyla sıkılmıştım. Saate baktığımda zilin çalmasına 10 dakika kalmıştı .Bir hayli sıkıcı geçen dersi dinlemeyi bırakıp sınıftakilere odaklandım. Çoğu kişi benim gibi dersten sıkılmış olmalı ki etrafa boş boş bakıyorlardı. Zilin çalmasıyla sınıftakilerle birlikte beraber bende dışarı çıktım.Güneşli havadan faydalanıp bahçeye çıktım. Boş banklardan birine oturup sosyal medyada biraz gezinirken temmuz aradı.aramayı cevaplayıp;
'' Alo '' dedim.
''Ecrin Ural' lamı görüşüyorum ?''dediğinde gözlerimi devirdim. Benim süper ileri zeka arkadaşım (!)'' Her aradığı kişiye bunu sorar.
'' Hayır'' dedim. ses tonumun ciddi çıkmasına özen göstererek.
'' Nasıl ya ecrin sen değil misin ?''
Bu telaşlı tavrına gülmeden edemedim. Cidden salaktı bu çocuk. Fazla uzatmadan '' benim temmuz ''dedim.
'' kesin sensin dimi kanka bir an seni kaçırıp telefonu elinden alıp dilendiriyorlar zannettim ''
kahkahalarımın arasından ''yuh '' dedim. Biraz sohbet ettikten sonra aramayı sonlandırdım. Bu çocuk bu zekayla nasıl tıp okuyordu.
***
Bugün fazlasıyla sıkıcı ve yorucu geçti. İlk günden öğrendiğim tek şey üniversitenin ilse gibi olmadığıydı. Günün yorgunluğuyla yemek yeyip yatağıma girip kendimi uykunun kollarına bıraktım.
Israrla çalan telefonumun sesiyle uyandım. Arayan kişiye bakmak için gözlerimi ovuşturup ekrana bakmamla şok oldum . Beni arayacak yüzü nereden buluyordu ?Israrla aramaya devam edince açtım.
'' ne var ?''dedim sinirle.
''seni çok özledim ''demesiyle gözlerimi devirdim.
''Boş boş konuşacaksan kapatıyorum''
''Ecrin dur ! ben çok pişmanım, sen açıklamama bile izin vermeden ayrıldın benden ''Sesi tuhaf geliyordu. Muhtemelen yine içmişti.
'' ne bekliyordun cem '' dedim bağırarak . O fotoğraflar aklıma gelince nefretim artıyordu.
'' Bak sen yanlış anladın hiç bir şey göründüğü gibi değil ''
Acı bir kahkaha attım.
'' Hep öyle olur zaten dimi ?''dedim. Gözlerim dolmaya başlamıştı. Her ne kadar yaptıklarından dolayı nefret etsem de önceden deli gibi seviyordum cemi ama beni aldatıp kandırması ondan nefret etmemi sağladı. Daha fazla dinlemeden telefonu yüzüne kapattım.
Cem ilk aşkımdı, her şeyimdi . Abim'den sonra ilk defa bir erkeğe bu kadar güvenmiştim. 1 yıllık bir ilişkimiz vardı, ama her şey o mesajla bitmişti. Sınıfımıza yeni gelen kızın cem'e ilgisi olduğunu biliyordum, ama cem'in ona bakmadığını da biliyordum. Fazla kafaya takmamıştım , ta ki o akşam kızın bana cem'le yakınlaşmış olduğu fotoğraflarını bana atana kadar. Cem den çok kendime kızmıştım. Ona nasıl güvenmiştim , ama her şeye rağmen onu çok sevmiştim.
Akan göz yaşlarımı silip mutfağa geçip atıştırmalık bir şeyler çıkardım.Bunları fazla düşünmemem gerek.
YOU ARE READING
GECE
Teen Fictionbir geceydi gözyaşı dolu şiirler yazabilirdim aşık olduğum o da sevmişti belli ederdi ara sıra saklı tebessümlerle sabahı o gecenin bir hasretin yolculuğu başladı sakin sessiz sıradan yol bir kez ayrıldı mı kavuşmuyor muş dostum öğrendim yalnız her...
