bazenleri üzülünce yaninda kimse olmaz. Ama onu görmek üzüntünü unuttur. Heyecandam saçmalarsin falan filan sanki deli gibi. Içinden seviyorum lan işte diye bağırasın gelir ama hadi o sevmiyosa falan gibi saçma sapan şeyler düşünürsun ama bazende söylemek daha iyi olur arkasindan mal mal bakana kadar söylemek en iyisidir aslinda...
Annemin sesini duyar duymaz uyandim. "Melisa gel artık kahvalti hazir." Bu kadin beni deli ediyordu ya bu saatte ne kahvaltisi uykulu uykulu kalkip saate baktığımda saatin 11,30 olduğunu anladım. Elimi yüzümü yıkiyıp dağılmış saçlarimla masaya oturdum. Kahvaltimi yapıp anneme dışarı çıkacağımı söyledim odama gidip hazırladım ayakkabilarimi alıp dışarı çıktım. Çay aldım bi banka oturup çayımın yarısında yürümeye başladim.
Hava çok güzeldi. Herkes disardaydi daha sonrasonda onlari izlerken yanlışıkla birine çarptim ve çayım üstüne döküldü. Özür diliyerek kahverengi gözlerine dalıp gittim. Bu çocuk gerçekten çok yakışıklıydı. "Napiyosun be sen sakar kız" diye kızgın bir şekilde bağırmaya başladı. daha deminki tipinden hiçbir eser kalmadı. Lafımi geri alıyorum. "Özür diledim farkindamisin" dedim bende kızgın bir sekilde. Bama ters ters bakip" çekil önümden senle hiç uğraşamam" dediginde sinirlerim bozuldu. Sanki ben onla çok uğraşmak istiyodum. Ordan uzaklaşıp eve gittim zaten yarin okullar açılacaktı ve çantami falan hazirlamam gerekiyodu. Akşam yemeğimi yedim odama gidip uyudum.
Sabah olmuştu annemin sesi ile uyandim "melisa bugün okul var ve sen hâlâ kendin kalkmayı öğrenemedin." Yine başladi gerçekten deli oluyorum ya kim kalkarki tatlı uykusundan hemde sabahin 6:00'sında.
YOU ARE READING
SEVMEK Mİ SEVİLMEK Mİ ???
Short StorySevmek zordur, herkes boş sanar ama doludur...
