1

5 1 0
                                        


Hayat kimilerinin yüzüne hiç gülmez...

Bende onlardan biriyim sanırım. 12 yaşında ailesini kaybetmiş biri olarak hiç gülemedim. Sebebi ailemin ölümünden beni sorumlu tutan ve her fırsatta bunu yüzüme vuran bi abim olmasıdır.

Ailemin ölümüne gelirsek ; 12 yaşlarında falan gece ateşim çıkmış ve ailem telaslanıp beni hastaneye götürürken , babamın bir anlık dalgınlığıyla karşı şeride geçmişiz. Kazada annem ve babam hayatını kaybetti. Bense yaralı olarak çıktım. Abimin beni suçlamasındaki en büyük sebep anneme aşırı bağlılığı. Her zaman onu meleği olarak görürdü. Bu kazada kendimi suçlu görmeme rağmen abim de yüzüme vurunca içten içe kendimi yiyip bitiriyorum. Bu konuyu o kadar çok kafaya takmıştım ki bi ara intihara kalkışmayı bile düşündüm .

- Derin çabuk buraya gel !!!

- Hemen geliyorum.

Elimdeki çamaşırları yere bıraktım ve koşarak abimin yanına gittim.

- Efendim abi.

- Şu kumandayı uzat.

Ayağının dibindeki(!) kumandayı uzattım.

- Tamam şimdi defolup git.

- Peki abi.

Ailemden yüklü miktarda miras kalmasına rağmen, abim bütün işleri bana yaptırıyor. Buna bi nevi "CEZANI ÇEK" de diyebiliriz.

Şuan 12 . Sınıfa gidiyorum ve önümde önemli bir sınav var oturup çalışmak yerinde abimin dediklerini yapıyorum.

Çamaşırları katladıktan sonra abimin yanına gittim ve oturdum. Ben oturur oturmaz o kalktı ve kapıyı çarpıp evden gitti. Saat akşam 23.00 falandı. Bu saatte anca içmeye giderdi.

Uykumun geldiğini anladıktan sonra odama çıktım. Üstümü değiştirip Yatağıma geçtim ve gözlerimi kapattım.

---

Susadığımı fark ederek yataktan kalktım ve aşağı kata mutfağa gittim. O sırada abim ve arkadaşının sesleri geliyodu. Evet abim arkadaşlarını eve getiriyo ve ben onların bakışlarından gerçekten rahatsız oluyorum.

Suyu mu içtikten sonra mutfaktan çıktım ve odama doğru ilerlerken bi kol bileğimi tuttu. Kim olduğu baktığımda abimin arkadaşlarından birinin olduğunu fark ettim.

- Bişey mi istiyosun ?

Dedim. Hafif tırsmıştım çünkü bana bişey yapsa abimin umrunda olmaz hele sarhoş ve uyuyo ken (!).

- Seni istiyorum.

Deyip yüzüne piç bi gülümseme yerleştirdi. Ben anın şokuyla olduğum yerde kaldım. Ardından elimi kurtarıp birden yukarı doğru koşmaya başladım odama geldiğimde kapıyı kitlemeye zamanımın olmadığını anladım çünkü 2 adım arkamdaydı. Camın açık olduğunu anladım ve direk kendimi aşağı attım.

Arkamdan küfür ettiğini duydum sadece. Ayağımdaki sızıyla ayağımın burkulduğunu anladım. Ve seke seke yürümeye başladım. Arkamdan geleceğine eminim.

Evimizin önündeki yola çıktım ve en hızlı şekilde yürümeye başladım.

Gözüme araba farı yansıdı ve direk kendimi yolun ortasına attım. Araba ani bir frenle durdu. Arabanın kapısı açıldı ve içinden bi cocuk çıktı.

- Ne diye yoluma atlıyosun!!

- B- beni götürür müsün? Hemen lütfen...

Normalde asla böyle bir şeyi tanımadığım birine sormazdım ama suan en güvenlisi bu.

Hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. Biraz düşündü ve

- Bin. Lanet olsun bin.

Dedi ve şoför koltuğuna geçti. Bende ön koltuğa oturdum ve ordan uzaklaştık.Nereye gideceğimi bilmiyorum , beni nereye götürüyo bilmiyorum. Neden bu hayatı yaşıyorum bilmiyorum. Lanet olası hayat!! Bu sırada ağzımdan bi hıçkırık koptu.

- Ağlamayı kes! Kimden kaçıyorsun .

Bu ani çıkışla irkildim. Ama dilimi yutmuş gibi bisey söyleyemedim.

Çocuk sabır diledi ve

- Peki gideceğin bi yer var mı?

Kafamı hayır anlamında iki kere salladım. Aslında akrabalarımız vardı ama ailem öldükten sonra yüzümüze bile bakmadılar. Bu yüzden gidecek yerim yok.

Araba bi villanın önünde durdu yol boyunca hiç konuşmadık. Yanımdaki adını bile bilmediğim çocuk arabadan indi. O inince bende indim.

Kapıyı açıp içeri girdi. Ben girmedim. Arkasını dönüp bana baktığında kafamı yere eydim.

- E hadi ne bekliyorsun.

Kafamı kaldırıp gözlerinin içine baktım. İnsanların gözlerinden geçen çoğu şeyi hissedebiliyorum. Şuan ise hiçbişey  hissetmiyorum.  İçeri doğru korkak adımlarla girdim. Çocuk önden ben arkadan oturma odasına geldik.

***

Sabah erkenden uyandım. Dün akşam biraz konuşmuş sohbet etmiştik. Adı Meriçmiş. Sonra neden kaçtığımı falan sordu bende en başından bütün olayları anlattım. Bu beni rahatlatmıştı. Sonra o koltukta yatacağını söyledi ve ben de onun odasında kaldım.

Hemen kalkıp yatağı düzelttim. Sessiz bir şekilde mutfağa girdim dolapta daha paketinden çıkmamış  yiyecekler vardi. Hazırlamaya başladım.

Masaya baktığımda güzel göründüğünü düşünerek hafif gülümsedim. O sırada Meriç içeri girdi ilk kahvaltı masasına sonra bana baktı. O kadar hissizdi ki ." Benim karnım tok ne yiycek sen ye"
O sıra zil çaldı. Meriçe baktığımda  onunda bana baktığını gördüm. " Birini mi bekliyodun" dedim. " Hayır " o sıra kapı daha sert vurulunca ikimizde kalktık ve kapıya yöneldik.
Kapıyı Meriç açtı. Bende yanından gelene bakıyodum.

Yok. Ben bittim.

- A-abii?

You've reached the end of published parts.

⏰ Last updated: Jun 22, 2017 ⏰

Add this story to your Library to get notified about new parts!

Son UmutlarWhere stories live. Discover now