Gene dönmüştüm en başa. Hayallerimin karşısında duruyordum. O kadar kırgınlığın üzüntünün sonunda mutlu bir şekilde İzmir Fen Lisesi'nin önünde duruyordum. Burnumun direği sızlamıştı. Aslında o kadar çalışkan bir kız değildim ama en iyi liselerden birini kazanmıştım. Okulun içine girip yürümeye başladım. Tanıdık var mı diye bakındım çünkü kimin nereyi kazandığından haberim yoktu. Fen Lisesi'ni kazandığımı bile son dakika öğrenmiştim zaten.
Bir grup kıza 9-E sınıfının nerede olduğunu sorduğumda "Sen yeni kız mısın? Bak şu işe bu sene yorucu olacak desene. Eğer bizim gruba gelirsen değişebilir tabii." cevaplarına karşılık olarak "Teşekkürler ama farklı bir sorum vardı." diye bir cevap verdim. "Sen kaşındın tatlım." diyip saçını atan sarışın kıza ve grubuna giderlerken dil çıkarıp içimden salak demeyi unutmadım. Ortaokulda vardı böyle salak sarışınlar. Hele bir tanesi var ki... Sevdiğim çocuğu elimden alan Ceyda. Hakkındaki düşüncelerimi kafamdan silip sınıfımı bulmaya odaklandım çünkü daha ilk günden saçma salak şeylerle kafamı bozmak istemiyordum.
Sınıfımı bulmaya çalışırken karşıdan Büşra'yı gördüm. Büşra benim en yakın arkadaşlarımdandı. Diğer ikisi de Duru ve Beren'di zaten. Büşra'yı görünceki heyecanlanmamı anlatamam. Çünkü okulda artık tanıdığım biri vardı hem de tanıdığım kişi en yakın arkadaşımdı. Bu düşüncelerle boğuşurken birden kendimi Büşra'nın kolları arasında buldum. Yaklaşık 15 dk boyunca birbirimize hiç konuşmadan sarıldık.
Sarılmamız bittikten sonra sizce ne yaptık? Tabi ki GIYBET. Gıybet BBDY (Beren-Büşra-Duru-Yağmur )grubunun vazgeçilmezidir. Günümüzün 24 saati gıybet yapabiliriz. Neyse artık gıybet kelimesinin G'sinden T'sine kadar konuştuğumuza göre asıl konumuza geri dönebiliriz.
İşte Büşra'yla herşeyden bahsedip sınıfımızı bulmaya çalışıyorduk ama ben sert bir şekilde bir cisme çarpıp o sert cismi kendimle beraber düşürene kadar. Üstüne düştüğüm kişinin bir erkek olduğunu fark edince ve benim ikimizi de devirdiğimi anımsayınca domatese dönene kadar kızardım ve lise hayatımın ilk gününde rezil olmanın verdiği gurur ile ayağa kalkıp düşürdüğüm sert cismin yüzüne zarla zorla bakabildim. Yüzüne bakmam ile şaşkınlığımı size anlatamam. Arkamı dönüpte Büşra'nın "Gerçekten o" diyen bakışlarını gördüğümdeki halimi daha önce yaşadığımı hatırlamıyorum. Sanırım karşımdaki kişi de beni tanımış olacak ki yüzüme şaşkınlıkla bakıyordu.
Şuanki şaşkınlığımın sebebi benim 4 yılım olan, ilkokul yıllarım, ilk aşkım olan Cem'di. Cem'i ilkokulda 4 sene boyunca sevmiştim. Onu sevdiğimi öğrendiğinde de beni sınıfın ortasında rezil etmişti. Bir daha yüzünü bile görmeyeceğime inanarak bu hikayeyi mezuniyet gününde küçük bir mektup ile kapatmıştım. Ama sanırım kapatamamıştım.
Cem'den
Burak'la 2 senedir tanışıyorduk. 7 de bizim okula gelmişti ve o zamandan beri birbirimize sırdaştık. Her ne kadar benim sırrım olmasa da. Sizce bir erkeğin yada kızın neden sırrı olmaz? Çünkü sevdiği biri yoktur. Sanırım ilkokuldaki aşkım olan Yağmur'a vurulmuştum ve ondan başkasını sevemiyordum.
Yeni okulumda karşımda duran Burak'ı gördüğümdeki sevincimi size anlatamam. Kankamın, kardeşim dediğim kişinin benimle aynı okulda olması kadar mutlu olunacak bir sebep olduğunu düşünemiyorum.
Burak'la bir yandan konuşup bir yandan sınıfımıza doğru ilerliyorduk. Daha doğrusu sınıfımızı bulmaya çalışıyorduk. Ta ki bana bir kız çarpıp ikimizi de yere düşürene kadar. Yere düştüğümdeki popomun acıması ve kızın popo kemiklerinin batmasının verdiği acıyı daha önce hissettim mi bilmiyorum. Kızın saçlarının kokusunu doya doya içime çektikten sonra etrafıma baktığımda karşımdaki kızı görmemle donup kaldım. Çünkü bu aşık olduğum kız olan Yağmur'du. O da hiç konuşmuyordu ben de. Ama sessizliği bozan o oldu.
Yağmur'dan
"Merhaba" diyerek ilk sessizliği bozan kişi ben oldum.
-Merhaba.
-Nasılsın?
-İyiyim sen?
Gülümsedim. Sınıfımızdan bahsedip Büşra ve Burak'ı tanıştırdıktan sonra Burak ve Cem kantine biz de sınıfa doğru yol aldık.
Sınıfımıza giderken Büşra yol boyunca gülüp gülüp "Ayaay nerden nereye ya..." diyip durdu. Ve bende Büşra'yı tekmeledim. Büşra'yı tekmelemeyi seviyorum yaa.
Sınıfımıza çok cool bir şekilde girdik. En azından ben öyle düşünüyorum. Sınıf sarışın kızlarla doluydu ve bu senenin de zor geçeceğini anladığımda puflayıp sırama oturdum. Ve oturduğum sıradan arkama döndüğümde ortaokuldan arkadaşlarım olan Araz ve Umut'u gördüğümde bir çığlık attım. Ve Araz'a sarıldım. Tüm sınıfın bize baktığını anlayınca Araz'ın kolları arasından çekildim ve lisedeki 2. rezil oluşum ve Büşra'nın sırıtışları ile gene ve gene domatese döndüm. Utandığımda kızarma huyumu sevmiyorum yaa.
Bir süre 4'lü olarak konuştuktan sonra Büşra ve Umut kantine gittiler. Biz de Araz'la yalnız kaldık. Şimdi olayları en başından anlatalım. Ben ortaokulda Araz'ı sevmiştim ve neredeyse sevgili noktasındaydık. Daha sonra Ceyda adlı pis sarışın yüzünden sevgili olamadan ayrılmıştık. Şimdi bu sınıfta olmasına ne kadar sevindiğimi anlatamam. Aynı zamanda Umut Büşra'ya deli gibi aşıktı ortaokulda. Hala öyle mi bilmiyorum ama Büşra sevmediğini söylese de ben aşktan yandığına eminim.
Büşra'dan
Hayatımda en sevdiğim şeylerden biri kantine gitmektir muhtemelen. Hele yanımda Umut olduğunda daha da bi seviyorum kantine gitmeyi.
Umut'u sınıfa girdiğim ilk andan beri seviyorum ama bunu kimse bilmiyor. Günlüğüm dışında. Aslında bir ara sevdiğimi BBDN dörtlüsüne söyledim ama başıma iş açacaklarını anladığımda kestirip attım.
Lisede Umut'un olması en çok istediğim şeylerden birisidir herhalde. Ve şimdi hayallerim gerçek oldu. Umut'la beraber hem yürüyüp hem konuşuyorduk ta ki Umut Burak'tan sert bir kafa yiyene kadar. Umut ve Burak büyük bir kavganın içine girdiler. Ben ve yanımdaki birkaç kişi onları ayırmaya çalıştık. Başardık da. Sonra Burak bana her şeyi anlattı. Aslında kötü bir niyeti yokmuş. Ama beni bu kadar kısa bir sürede sahiplenmesine hem şaşırdım hem de rahatsız oldum.
Yanımda Umut'u görünce onu farklı açıdan biri zannetmiş Burak. Anladınız siz. Umut ile sınıfa çıktık ve Araz ve diğer sınıftaki yelloz sarışınların yardımı ile Umut'un yaralarını sardık. Sarışın pisliklerin yara mı sardığı yoksa Umut'a yakınlaşmaya çalıştığı belli değildi. Acaba Yağmur hanım nerelerdeydi?
YOU ARE READING
PEŞİNİ BIRAKAMADIM
Teen FictionO benim peşimi bırakmıştı. Ama ben bırakamadım ve bırakmayacaktım...
