Mart aylarının sonları, Ali'nin değiştiği yeni bir dönemin haberiydi. Koyu kahverengi gözlerinde kapsamlı heyecan, onu bir doğum gününün partisinin sınırına sürüklemişti. Ancak bu seferki parti, Ali'nin pek alışık olmadığı türden bir davetiyeydi.
Ali'nin en yakın arkadaşı, onu doğum gününü kutlamasına davet etmişti. Bu, Ali için hem heyecan verici hem de bir o kadar tedirgin bir durumdu. Çünkü Ali, köyde büyümüş bir genç adamdı ve şehre taşınmak zorundaydı. Durumun değişeceği bile görülüyor, bu da onu biraz endişelendiriyor.
Meral ise sosyetenin güzellerinden korundu. Zengin bir kadının kızı olarak lüks hayatı ile iç içe geçmişti. Ancak Meral'in sahip olduğu zenginlik, onun masumiyetini ve içtenliğini kaybetmesine neden olmadı. Parklarda çizgilere mama vermek ve cumartesi günlerde Ali ile doğmak, onun için lüks arabalardan daha değerliydi.
Babasının yazarının yaşam sınırı sıkışıp kalan Meral, kendi kararlarını uygulamayı kararlaştırmıştı. Ancak babası Hikmet Bey için Meral, daima küçük kızıydı. Meral, 19 yaşında olmasına rağmen kendi kararlarını hayatını ve kendi hayatını yaşamaya devam ediyordu. Ancak bu durum onu biraz da korkutuyordu. Evlenme çağına gelmişti ve bu gerçekle yüzleşmek istiyordu.
Diğer tarafta Ali, babasının yanında yaşayan bir gençti. Evleri adeta bir harabeydi. Çatısı göçmüş, duvarları soyulmuştu. Ancak Ali ve babannesi, sıcak bir soba çevresinde geçenleri, sık sık sıkıya bağlıydılar. Ali'nin ailesini hatırlamıyordu; Küçük yaştaki onları kaybetmişti. Babannesi, her akşam ailesini anlatarak Ali'nin geçmişiyle ilgili bir izlenim kazanmasını sağlıyordu.
Bu gece, Ali'nin kafası kurcalayan bir konu vardı: Meral'in doğum günü partisinde. Ali, dans görünümü ve bu durum onu içsel bir eksiklik hissiyle dolduruyordu. Bu endişeyle başını yastığa koydu ve derin bir şekilde daldı.
Yeni gün, Ali için hazırlık yapma ve dans öğrenme kararıyla başladı. Babannesi, ona basit dans adımlarını gösterdi ve Ali, cesaretiyle adım atmaya karar verdi.
Meral ise doğum gününe hazırlanırken, içinde biriken baskı ve beklentilerle başa çıkma başlıyor. Babasının ayrılığından ayrılmak istiyordu ve kendi kararlarını vermeliydi.
Parti günü geldiğinde, Ali ve Meral, kendi iç yolculuklarını yaşayarak birbirleriyle birleşiyorlardı. Ancak bu yolculuklar, onları sadece dansın eğlencesine değil, aynı zamanda kendi kimliklerini bulmalarına ve değişen adımlarını atmalarına yönlendirecekti.
DU LIEST GERADE
Kaçak
Jugendliteratur"Ben ölsem ne? yaparsın."dedim. Başın da beklerdim dedi. "Sen karanlıktan korkarsın"
