Sabah gözlerimi yavaş yavaş açarken gece geç yattığıma lanet ettim.Olanları düşüneceğim diye gözüme uyku girmemişti.İşten kovulduğum için ne yapacağım büyük bir soru işaretiydi. Zayn denen çocuk evden atılmayacağımı söylemişti ama şaka yaptığını düşünüyordum.Yani,Tanrı aşkına! Bana karışması,evimden atılmayacağımı ve artık onu hep göreceğimi söylemesi çok saçmaydı.Evet evet.Kesinlikle şaka yapıyordu.
Pencereye vuran yağmur sesiyle birlikte ayaklarıma terliklerimi geçirip banyoya gittim.Dünden kalan göz kalemi ve rimelim akmış,gözlerim uykusuzluktan şişmişti.Yüzümü iyice yıkadıktan sonra elime aldığım pamuğa makyaj temizleme jelini döküp insana dönemeye çalıştım.Bugün bir yere gitmeyeceğim için üstümü değiştirmedim ve mutfağa gittim.
Zilin kulaklarıma dolan sesi ile ayaklarımı kapıya doğru sürümeye başladım.Bu saatte gelen kimse cidden benden iyi bir yumruk yiyecekti.
Kapıyı bir hışımla açtığımda karşımda yağmurdan ıslanan saçları önüne düşmüş tatlı bir Zayn beklemiyordum.Tamam,Zayn'i beklemiyordum.Tatlı kısmı yok.
Elinde gözüme doğru salladığı bir poşet vardı ve sırıtıyordu. "Günaydın! Aç olduğunu düşündüm ve sana poğaça aldım." Beni hafifçe itip içeri geçti.Üstündeki dün giydiğinin aynısı olan siyah montunu çıkardı ve koltuğun üstüne koydu.Kapıyı kapattım.Arkasından hızla yanına gittim.
"Şey sanada günaydın ama evime benden izinsiz girdiğini biliyorsun değil mi?" Gözleri muzipçe ışıldadı."Sence umrumda gibi mi görünüyor? Sadece seninle güzel bir sabah geçirmek istiyorum." Ne kadar onu çok tanımasam ve ona güvenmesemde bir kahvaltıdan ne çıkardı ki? Başımı salladım ve elindeki poşeti aldım.
Kahve için suyu ısıtırken Zayn poğaça dolu poşeti masaya bıraktı. Bende tabak çıkardım ve poğaçaları tabağa koydum.
"Andrea.Sanırım ev sahibin seni rahatsız ediyor? Bu durumu düzeltmek için harika bir fikrim var." Şaşkınlıkla ona baktım."Her ne kadar şaka yaptığını düşünsemde evden atılmayacağamı söylemiştin?"
"Şey..İyi düşünmüşsün.Çünkü işten kovulduğun için evden atılma düşüncesiyle uyumanı istemedim.Sakin bir gece geçirip bugün benim yanıma taşınman gerektiğini söyleyecektim." Isıttığım suyu bardaklara koyarken dediği şey ile elime döktüm. Ne dedi?! Bu çocuk cidden aklını kaçırmış! "Sen ne dediğinin farkında mısın?! Senin yanına falan taşınmayacağım.Bu hakkı nereden buluyorsun? Hayatıma karışamazsın!"
Zayn dediklerime aldırmadan sıcak su dökülen elimi elinin arasına aldı ve çeşmeden akan suyun altına tuttu.Sinirimden haşlanan elimi bile fark edememiştim. "Emin ol bu konuda ne kadar söz hakkına sahip olmanı istesemde başka çaren yok. Eve geldiğimde yada başka zamanlarda senin için endişelenmek istemiyorum.Yanımda durmana ve o elma kokunu içime çekerek uyumaya ihtiyacım var." Bunları derken çeşmeyi kapattı ve yüzünü yüzüme yaklaştırdı.
Eli hala elimi turuyordu ve yüzünü bana yaklaştırdığı her an, sanki kalbim yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu. Bu da neydi be? Kalbime ne oluyordu? Heyecanlanmış olamazdım.
Dudaklarını saçıma yaklaştırdı ve masum bir öpücük kondurdu. Tanrım! Aramızdaki bu samimiyet de neydi?
Dudaklarını saçımdan çektiği an hızla ondan ayrıldım.Arkamı dönüp bardaklara su koymaya devam ettim ve içlerine nescafe koyup karıştırdım.Ben bunları yaparken Zayn masaya oturmuş beni izliyordu.
Yaptığım kahvenin birini onun önüne koyarken sandalyeyi geri çektim ve oturdum. Vazgeçemeyeceğim tek şey kahve galiba. Her gün dört bardak içmezsem duramam. Böylede huylarım var benim.
Poğaça ve kahveleri bitirdikten sonra Zayn sandalyeden kalktı ve ellerini çırptı."Hazırlanmaya başla istersen.Yarın seni 5'te alırım.Sadece kıyafetlerini ve özel eşyalarını al."
Al işte. Yine taşınma konusu. İstemiyorum kardeşim zorla mı? "Sana taşınmayacağımı söyledim.Ben burada mutluyum. Bana karışmaya bir son ver artık." Zayn sinirle bana döndü." Bu konuda söz hakkın yok Andrea. Bana taşınacaksın o kadar." Evet zorlaymış.
Hızla yanıma geldi.Yine saçımı öptü ve montunu alarak kapıdan çıktı. Tanımadağım birinin evinde kalmaya başlayacaktım.Hayatım değişecek gibi görünüyor.
****
Mutfağı toplarken telefonumdan mesaj sesi geldi.
Jeff'in dün için çok üzgün olduğu ile ilgili şeyler zırvalayan mesajında Crystal'ın ismini görünce korktum.Kahretsin! Dün Crystal'ın izin günü olduğu için hiçbir şeyi bilmiyordu.Jeff'te ağzını tutamayıp her şeyi ona anlatmıştı.Crystal onu aramadığım için kesin çok kızacaktı.
Mesajı okumamın ardından çalan zille telefonu sehpaya bırakıp kapıya koştum.Crystal'ın kızgın yüzünü görmeyi planlamıyordum.Bende bugün kimseyi görmeyi beklemiyormuşum be.Şimdi fark ettim.Crystal hızla içeri girdi. Montunu ve çantasını koltuğun üstüne fırlattı.Ah! Başlıyoruz.
"Sana inanamıyorum Andrea! İşten kovulacak kadar kötü şeyler yaşıyorsun ve ben bunu senden değil kas yığını Jeff salağından öğreniyorum.Sence en yakın arkadaşlar böyle mi yapar?" Hem kızgın hem üzgün görünüyordu.Gerçekten onu aramalıydım.O her şeyini bana anlatırdı.Bardaki işime Bay Evans'a ısrarları sayesinde başlamıştım.Ev sahibi beni kovmaya çalıştığında da adamın kasıklarına vurup çenesini kapamasını söylemişti.Tabi görüldüğü üzere işe yaramadı.
"Bak,haklısın.Seni arayıp her şeyi anlatmalıydım.Üzgünüm.Kafam çok karışıktı.Zaten eve gelince hemen uyudum.Seni arayacak zamanım olmadı." Kendini koltuğa atıp kafasını aşağı yukarı doğru salladı. "Ben de üzgünüm.Sana bağırmamalıydım." Önemli değil anlamında güldüm.Nasıl oluyorsa.
Crystal'ı koltuğa oturtturdum ve bende yanına oturdum.Ona her şeyi anlattım.
"Sonunda be. Bu evden kurtulduğuna gerçekten sevindim.Açıkçası bu evi hiç sevmiyorum. Beni geriyor." Crystal'a göz devirdim. "Onun yanına taşınma konusunda emin değilim. Onu tanımıyorum bile." Crystal elini omzuma güvenilir bir şekilde koydu ve omzumu sıktı. " Bak Andrea. Anlattıklarına göre Zayn gerçekten sana değer veriyor.Eminim sana zarar vermeyecek.Onu biraz tanımaya çalış. Gerçekten o çocuktan haz almazsan birlikte bir eve çıkarız tamam mı?" Kafamı belli belirsiz salladım.Galiba kıyafetlerimi ve eşyalarımı hazırlamam gerek.Malum.Yarın yeni bir ev ve ev arkadaşı beni bekliyor.
Oylarınız ve yorumlarınız benim için çok önemli :) Lütfen oy verin ve yorum yapın :) Sizi seviyorumm <3
