Kalemim dedim. Bitmeyen mürekkebi dedim. Konuştuğum dedim.
O yoldaşlık yaptı bana tesedüf mü bilmem ama her çantamı açtığımda el sallar gibi burdayım dedi ve en güzeline ne biliyormusunuz? Umuduma yolcuğumu yazmam için bitmeyen mürekebi direndi ya, oda bir başarı. Beni sevmeyen hayatım vardı ondan sonra arkasında benden nefret eden kaderim. Niye bilmiyorum ama meydan okudum onlara hayatım beni düzene sokamıyorsa,ben onu sokarım düzene dedim ve ondan sonra kader mi bana oyun oynadı? Beni bir sınavdan mı geçirdi? Çalışarak geçerim karşısına var olan umudumu kim yok edebildide hayatım etsin? Kim yok edebildide kaderim etsin? Meydan okumak bana suç gibi geliyor olsada direnen bu bedenimle meydan okumak zorundayım.
Kaybetmediğim tek şey umudum ve nasıl olabilir ki? Nasıl kaybedebilir insan umudunu? Nasıl umudsuz yaşabilir ki? Delilik bu her kim umudum yok diyorsa inanmiyorum minnacıkta olsa vardır o his içimizde. Sesim çıktığı an haklı bulurum kendimi ya mutsuzken ya sessizken haksız mıyım? Hayır hayır niye sustum ben? Ama konuşamam haklıyım ama konuşamam, ya konuşurda maffedersem herşeyi yok yok konuşmamalıyım ama susamamda. Hayır ya beni haklı bulması için konuşmam mı gerekir? Hayır tabi sadece dille mi konuşur insan ya gözler ne içindir ya bahsettiğim umud hisedilebilmiyosa niye konuşiyim ki niye tek yönden hep gidiyim ki? Susucam işte anlatsın beni gözlerim,hal hareketlerim, suskunluğum anlatsın işte sana beni.
Pes eden insanlar farkedemediği umutlarınıda kaybetmişlerdir. Pes etmek heves gibidir yaparım yaparım diyip sonda hatta sonu gelmeden yok ya yapamam demektir
Umudun hep var sen bilemezsin ki. Göremezsinde. Ama var biliyorum var ki şuan ayaktayım. Var ki şuan kelimelerimi seçerken dikkatliyim. Var...
YOU ARE READING
UMUDA YOLCULUK
General FictionBeni dinç tutan konuştuğum kalemin bitmeyen mürekkebiydi.
