ARAYIŞ

2.3K 54 36
                                        

---------Eylül-------------

  Sonunda aylardır çalıştığımız sınav bitti. Artık ben de bir liseliyim !! Lise başlayana kadar ne kitap ne de defter-kalem yüzü görmek istemyorum. 3 aylık muhteşem bir tatil bizi bekliyor. Bizi derken tabi ki en yakın arkadaşım Mira'dan bahsediyorum. 

   Mirayla ben bebeklikten beri arkadaşız . Resmen birbirimiz için biçilmiş kaftanız. Hayatımızın her saniyesi birlikte geçti desem, doğru olur. 

     Annelerimiz ve babalarımız MİSLEY HOLDİNG'in sahibi, ortaklar. Bu holding işi iyi, güzel de bize hiç vakit ayırmıyorlar. Mira ve ben bakıcılarla büyümüştük. Neyse, kendimi acındırmayı sevmem. Bir bakıma bu daha iyi oluyor. Bize yetemediklerinin farkında oldukları için ne istersek yapmamıza izin veriyorlar. Falan , filan ....

--------- Mira-------------

   Sınavdan çıkmıştık. Şimdi en yakın arkadaşım olan Eylülle buluşacaktım. Aşşağıya indiğimde Eylül beni orada bekliyordu. Uzun kumralımsı sarı saçlarıyla ve mükemmel fiziğiyle - kendisi koca götlü olduğunu düşünüyor- beni karşımda bekliyordu. Giyindiği kısa kot şortu ve benden ödünç aldığı askılısıyla mükemmel gözüküyordu. Gerçi benim de ondan aşağı kalır bir yanım yoktu. Ben Eylülle yaklaşık aynı boydayım ve saçlarım onunkinden daha koyu ve uzun. Yanına vardığımda hemen beni farketti ve bonuma atladı. evlerimizin yan yana olmasına rağmen lanet SBS yüzünden görüşemiyorduk. Ve şimdi artık bizi hiçbirşey bizi birbirimizden ayıramaz. 

  Direk eve gitmiştik ve kendimizi yataklara atmıştık ...

----------- Eylül --------------------

        Eve gelince ipodumu kulağıma geçirmiş yatıyordum ki babam odaya geldi. ' Eylülcüğüm, Mirayla birşeyler planlayıp takılın  Ahmet amcan ve Derya Teyzenlerle yurt dışına gideceğiz.-Mira'nın anne ve babasından söz ediyordu - Bir ihtiyacın olursa biliyorsun ki, hesabında paran var. Ama evdeki kasaya da para bıraktım haberin olsun ' dedi  ve alnıma bir öpücük kondurup gitti.

        Onların bu iş gezileri haftada en az 2-3 kere olduğu için bunlara alışmıştım.

------------- Mira-------------------------

           Evde herzamankinden daha fazla sessizlik olduğu için annemlerin odasına gittim. Annem her zamanki gibi dosyalarla uğraşıyor ve bir yandan da elinde telefonla konuşuyordu. Telefonda konuştuklarına göre yine yurt dışına çıkıyorlardı. Annem telefonu kapattı ve ' Mira , tatlım ' dedi ve beni kucakladı. Anneme döndüm ve ' Evet evet duydum yine yurt dışına çıkıyorsunuz ve ben de Eylüllere gideceğim yada o buraya gelcek falan filan..' dedim ve umursamaz bir tavır takındım. Annem bu tavırlarıma alışmış olacaktı ki  beni görmezden  geldi ve ' Evet tatlım , neyse sen yapılacakları bildiğine göre benim işim var yarım saate çıkmış oluruz. 'Tamam' dedim ve gözlerimi devirip mutfağın yolunu tuttum.

Buzdolabını açıp bir süre öylece baktıktan sonra meyvesuyunda karar kıldım ve bir bardak alıp doldurdum ardından masaya geçip Eylül'ü aradım.

''Alo Eylül.Ne yapıyorsun?'' 

''Ne yapayım canım?Annemler yine yurtdışına gidecekmiş ya bende size geleceğim ama evde biraz işim var yaklaşık on dakika sonra sizdeyim.Mira,bu gece farklı bir şeyler yapalım..''

''Film izleriz'' dedim.

'''Gerçekten çok farklı oldu canım diyip kahkaha attı.Farklı bir şeyler diyorum Mira. Yan sitedekileri çağırıp parti vermeye ne dersin??''

İyi fikir,sen haber ver onlara ben uğraşamam diyip güldüm ve biraz sonra telefonu kapattık.

     O sırada annemin sesi geldi.''Mira tatlıımm,biz çıkıyoruz''

İyi yolculuklar diye seslendim.Onların yokluğuna alıştığım için yanlarına gitmeye gerek bile duymadım.

''Gelip öpmeyecek misin canım?'' diye seslendi. Öpmeye çok meraklıysan yanıma gelirsin diye düşündüm ama duymamazlıktan gelerek ''Uçaktan inince ararsınız'' diye seslendim ardından pat diye kapanan dış kapının sesi geldi daha sonrada araba motorunun sesi.Pencereye gittim,araba çoktan bahçeden çıkmıştı bile.

      Umursamayıp masaya geri döndüm.Meyvesuyumu yudumlarken kapının çalmasıyla gülümsememin yüzüme yayılması bir oldu.Eylül gelmiştir! diyerek koşarak kapıya gittim içimden sıkıca Eylül'e sarılmak geliyordu hatta onu sarılırken öldürebilirdim diye düşünürken bu düşüncemden sıyrıldım.Yanımda olan tek Eylülken birde onu kaybedersem...Ne saçmalıyorum ben?? Bir an düşündüklerim komiğime gitti ve küçük bir kahkaha attım.

   Canıı... kelimem yarım kalmıştı.Çünkü karşımdaki Eylül değildi.Tipinden anladığım kadarıyla postacıydı.

Mira Demiral? dedi soran bir tavırla.'

'Evet benim'' dedim.

Bir mektubunuz var.

   Mektup mu? Bana kim mektup yollar ki?? Şaşkınlıkla düşünüyordum sonra adama ''bana mı aileme mi geldi'' diye sordum.

Mira Demiral yazıyor üzerinde,eğer Mira Demiral siz değilseniz...

Lafını kestım.Yoo hayır benim,şaşırdım sadece dedim ve mektubu aldım sonrada adamın uzattığı kağıdı imzaladım ve kapıyı kapattım.

    Hala şaşkındım.Kim neden bana mektup yollasın ki? Yavaşça zarfı açmaya başladım. Vücudumun titrediğini hissedebiliyordum.İçinden mektubu çıkardım ve okumaya başladım..

Nasıl??? Ama nasıl??!! Böyle bir şey nasıl olabilir?? Biri şaka falan mı yapıyor yoksa?!!!

ARAYIŞWhere stories live. Discover now